Kadına şiddetin önüne geçebilecek iki karar onaylandı

Kadına şiddetten yargılanan kişilerin cezalarında indirime gidilmesi ve kadına şiddet vakalarının önüne geçebilecek iki karar Yargıtay tarafından imzalandı

Kadına şiddetin önüne geçebilecek iki karar onaylandı

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu (YİBGK) şiddet yargılaması sırasında 'Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı haberdar edilmedi' diye dosyaların usulden bozulup sanıkların tahliyesi yolunu kapattı.

Kanun gibi sonuç doğuran ve tüm mahkemeleri bağlayan 13 Aralık 2019 tarihli karar dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu içtihat sonrası, binlerce kadına şiddet ve kadın cinayeti konulu yargılama dosyasının bu gerekçe ile bozularak yeniden yerel mahkemelere gönderilmesi sona erdi.

Tahrikten gelen ceza indirimlerine son

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) ise 12 kez bıçaklanarak hayatını kaybeden kadının, cinayetten önce katile hakarette bulunmasının, itmesinin ve tokat atmasının 'haksız tahrik' kabul edilemeyeceğine karar verdi.

YCG kararına göre, Erzurum’da, 17 Mart 2015’te Lokman Serçeoğlu, konuşmak için çağırdığı Hanım Ç.'yi 12 kez bıçaklayarak öldürdü. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanık Hanım Ç. ile 2010’dan bu yana ilişkisi olduğunu, boşandığı eşiyle tekrar evlenmesini kabullenemediğini öne sürdü. Davada sanığa 'haksız tahrik' ve 'iyi hal indirimi' uygulanmadı, müebbet verildi. Sanık Serçeoğlu, Hanım Ç.’nin olay günü küfredip tokat attığını, iteklediğini savunarak 'haksız tahrik' indirimi yapılmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etti. 

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, cezayı fazla bularak bozdu. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise ilk kararında direndi, gerekçesinde şöyle dedi:

"Sanığın maktul ile buluşmaya bıçakla gitmesi, maktule karşı isabet ettirdiği bıçak darbesinin sayısı ve niteliği dikkate alındığında sanığın olay yerine konuşma amaçlı değil, maktulü bıçaklamak amacıyla gittiğinin kabulü gerekir. Sanık hakkında savunmasına itibar edilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmesi halinde bu tip olayların, genel olarak yakın mesafeden olayı gören tanığının bulunmaması nedeni ile sanık savunmasına itibar edilerek her sokak ortasındaki kadın cinayetinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sonucunu doğuracağı açıktır.”

Kasten öldürdüğü kabul edildi

Mahkeme direnince dosya YCGK’ya taşındı. Kurul, sanığa 'haksız tahrik' indirimi uygulamayan mahkemenin kararını isabetli buldu. Kurul, maktulün ilişkiyi sürdürme niyetinin olmadığını açıkça dışarı vurduğuna, sanığın maktülün müraacatları sonucu mahkumiyet ve uzaklaştırma kararı aldığına, olay sırasında yakasından çekildiği ve tokat atıldığı yönündeki iddialarına, vücudunda darp cebir izi bulunmadığı yönündeki rapor nedeniyle itibar edilemeyeceğine hükmetti.

Verilen kararda şu ifadeler belirtildi:

“İnsanları yaralama ve öldürme potansiyeline sahip bıçağı sürekli cebinde taşıdığını ifade eden, bu şekilde gittiği her yere şiddeti de beraberinde taşımayı kişilik haline getirmiş olan sanığın, 5 çocuk annesi 32 yaşındaki Hanım Ç.’yi haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında değil, maktulün kendisiyle ilişkisini bitirip eşi ile tekrar evlenmesinden duyduğu kıskançlık ve intikam duygusu ile hareket ederek kasten öldürdüğü kabul edilmelidir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER