Kuzey yarım kürenin buzlarla kaplandığı Hollywood filmi gerçek oluyor

İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Onay, küresel iklim değişikliğinden en az etkilenecek bölgenin Kuzey Afrika ve Ortadoğu olduğunu belirterek, "Bölgemizde yaşanan savaş, çatışmalar ve kitlesel göçe zorlamaların asıl sebebi petrol gibi enerji kaynakları değil, Batılı ülkelerin kendi halkları için alan açma çabasıdır. İnsanoğlu bu yüzyılın sonuna doğru Batı'dan Doğu'ya gerçekleşecek büyük bir göç kriziyle karşılaşacak." dedi.

Kuzey yarım kürenin buzlarla kaplandığı Hollywood filmi gerçek oluyor

Bunun adı işgal hazırlığıİstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Onay, dünyayı bekleyen 'mali sorunlar, yüksek işsizlik, susuzluk, yüksek gelir adaletsizliği, iklim değişikliğine uyum, kasırgaların artması, küresel yönetim başarısızlığı, gıda güvenliği, finansal kurumların çökmesi, siyasi ve toplumsal kurumların çökmesi' gibi krizleri değerlendirdi.

Prof. Dr. Yaşar Onay, küresel iklim değişikliğinin küresel ısınma ve yeni bir buzul çağı olarak kendi içinde ikiye ayrıldığını ifade ederek, Birleşmiş Milletler iklim uzmanlarının tespitlerine göre içinde bulunduğumuz yüz yılın ortalarına doğru yer kürede buzul kalmayacağını kaydetti.

İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu en büyük sorunun küresel iklim değişikliği olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Onay, "Yani bu insanlığın ortak kaderi. İnsanlığın tümüyle bir araya gelerek bunu göğüslemesi gerekir. Fakat böyle bir şey görmüyoruz. Çünkü büyük devletlerin liderleri küresel iklim değişikliği ve sorunlarını sonuçlarını inkar ediyorlar. Bakın buzullar hızla eriyor. Birleşmiş milletler iklim uzmanlarının tespitlerine göre yüz yılın önce sonuna doğruydu. Şimdi ortalarına doğru yer kürede buzul kalmayacak." değerlendirmesinde bulundu. 

Prof. Dr. Onay, buzulların eriyip yok olmasıyla dünyanın hızla yeni bir buzul çağına geçme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını savunarak, şunları söyledi: 

"Kuzey yarım kürede normal koşullar altında enlem etkisinden dolayı yaşam mümkün değil ama Gulf Stream denilen sıcak su akıntısı Meksika Körfezi'nden başlayıp Birleşik Krallık'ın kuzeyine kadar devam ediyor. Bu bölgenin iklimini ılımanlaştırıyor. Buzulların erimesiyle bu sıcak su akıntısı yavaşlayacak belki de duracak. Kuzey yarım kürenin büyük bir bölümünün yeniden buz tabakasıyla kaplanacağı hesaplanıyor.

Dünya hızla yeni bir buzul çağına geçme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Yani bu buzul çağına geçiş tarih verilerek beklenmeyecek kadar hızlı olabilir, belki de saniyesinde dünya buzul çağına geçecek. NASA daha geçtiğimiz günlerde erken buzul çağının başladığını söyledi. Erken buzul çağı bir umuttur ama ne zaman çıkacağını bilemezsiniz.

Yani dünya hızla büyük bir felakete gidiyor. Tüm dünya liderlerinin bir araya gelerek bu sorunu gerçekçi bir şekilde çözmeleri lazım. Onları da anlıyorum. Şu anda çıkıp bir açıklama yapsalar 2050-2060 yılına doğru böyle bir tehditle karşı karşıya kalacağız deseler büyük bir kaos çıkar."

- "Orta Doğu kasıtlı olarak boşaltılıyor"

Prof. Dr. Onay, Dünya liderlerinin bu konuda gizli bir ajandası olduğuna veya gizli gizli küresel ısınma ile ilgili çalışmalar yapıldığına dair kesinlikle bir umudu olmadığını hata bu konuyu gündeme getirenlerin susturulduğunu savundu.

Küresel iklim değişikliğiyle ilgili özgürce düşüncelerini anlatmaya çalışan BM iklim uzmanlarının çeşitli yöntemlerle susturulmaya çalışıldığını aktaran, Prof. Dr. Onay, "Çünkü küresel iklim değişikliğinin bu sonuçları tüm dünyayı aynı şekilde etkilemeyecek. Kuzey Afrika'dan başlayarak Orta Asya içlerinde yaşam devam edecek" diye konuştu.

Prof. Dr. Onay, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ve CIA'in birlikte hazırlayarak Başkan George Bush'a sunduğu iklim raporunun bir kısmını The Guardian Gazetesi'nin yayınladığını hatırlatarak şu bilgileri paylaştı:

"Bu raporda Kuzey Afrika'dan başlayarak Orta Asya içlerine kadar devletlerin, rejimlerin, sınırların değişeceği yazıyordu. Rapora göre, su kaynaklarına sahip ülkeler, ellerindeki doğal kaynakları korumak için nükleer silahlara başvuracaklar. Raporda tarım alanlarının ve su havzalarının korunması ve ele geçirilmesi nedeniyle çıkacak çatışmaların, terör örgütleri kanalıyla bölgesel savaşlara dönüşeceği de yer alıyordu.

Bunun somut örneklerini gördük ve görmeye devam ediyoruz. Orta Doğu kasıtlı olarak boşaltılıyor. Arap baharı ve ardından Mısır'da yaşanan trajedi. Irak, Libya'da yaşananlar. Suriye ve bölgedeki ulus devletlerin tasfiyesine yönelik atılan adımlar. İran'a geldi sıra. İran'ı tasfiye etmeleri bizim için de büyük tehlike. Dolayısıyla bölgedeki tüm ulus devletleri tasviye ederek kendilerine yeni vatan yapacaklar, tüm amaçları bu.

Bu yüzyılın sonuna doğru büyük bir göçle karşılaşacak insanoğlu. Ama bu göç Doğu'dan batıya değil Batı'dan Doğu'ya gerçekleşecek. Bu topraklar üzerinde olacak. Ne demek istediğimi anlamak istiyorsanız Dubai'ye gidin bir görün. Dubai küçük Amerika. Yeni yerleşim merkezleri bu coğrafyada kuruluyor. Yani olay petrol ya da doğalgaz değil."

- "ABD'nin parçalanması çok kanlı olur"

Prof. Dr. Onay, dolar yerine alternatif bir para birimine geçene kadar ABD'nin dünya üzerindeki egemen konumunu muhafaza edeceğini ifade ederek, "Saddam Hüseyin'in başını yakan, acı sonunu getiren olayların altında Kuveyt'i vurması, İran'ı vurması ya da diktatör olması değildi. Saddam'ın, 'Ben şu andan itibaren petrolümün birim fiyatını dolar değil Euro üzerinden satacağım.' demesiydi. Çok basit bir mantık yapacak olursak dolar artı petrol eşittir ABD'nin küresel gemenliği. Doların yerine geçecek herhangi bir alternatif para ABD'nin küresel egemenliğinin sonunu getirir ve ABD'nin parçalanması da Sovyetler Birliği'nin parçalanması gibi değil, çok kanlı olur." değerlendirmesinde bulundu.

Güncelleme Tarihi: 04 Ağustos 2019, 14:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER