Narin Güran cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan anne Yüksel Güran, cezaevinden gönderdiği mektupla kamuoyuna seslendi. Güran, kendisi ve ailesine yönelik suçlamaların iftira olduğunu savunarak “lanetleşme” çağrısında bulundu.
Mektubunda duygusal ve sert ifadeler kullanan Yüksel Güran, şu sözlere yer verdi: “Ben bir anneyim. Koklamaya doyamadığım Narinimi katletmekle müebbet hapse mahkum olan bir anneyim. Kızım Narin ölüler kabrinde, ben ve oğlum diriler kabrindeyiz.”
Güran ayrıca, kendisine yönelik suçlamalara karşı Hz. Yusuf kıssasına atıfta bulunarak iftiraya uğradığını öne sürdü.
“Bu bir lanetleşme davetidir”
Cezaevinden gönderdiği mektupta “mübahale” olarak bilinen karşılıklı lanetleşme çağrısı yapan Güran şu ifadeleri kullandı: “Bana ve aileme iftira eden, çocuğumuzu katletmekle ya da katilini bilip susmakla bizi suçlayan herkesi lanetleşmeye davet ediyorum.”
“Eğer iftiralarınız doğruysa ben yahut ailemden biri Narinime kıymışsa Allah bizim boynumuzu kırsın.”
Bazı isimlere doğrudan çağrı yaptı
Yüksel Güran, mektubunda gazeteci, hukukçu ve sanatçılara da isim vererek seslendi.
Mektupta şu ifadeler yer aldı: “Saadet Oruç amin der misin? Gülben Ergen amin der misin? Nahit Eren amin der misin? Aylarca topluma yalanlar söyleyen tüm gazeteciler amin deyin.”
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolmuştu. Günler süren arama çalışmalarının ardından küçük kızın cansız bedeni dere yatağında bulunmuştu.
Yürütülen soruşturma sonucunda anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti.
