Süleyman Soylu: İstanbul depremi için iki korkum var

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, olacağı tahmin edilen İstanbul depremi ile ilgili açıklamalar yaptı

Süleyman Soylu: İstanbul depremi için iki korkum var

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye Belediyeler Birliği'nde düzenlenen deprem toplantısında olacağı tehmin edilen İstanbul depremi için alınan ve alınacak önlemleri açıkladı.
Soylu, şunları söyledi:
- Bizim deprem gözlem istasyonu sayımız bin 100. Bu alanda ikinci büyük gözlem ağına sahip ülkeyiz.
- AFAD Başkanlığının 81 il müdürlüğünde, 11 birlik müdürlüğü, yaklaşık 6 bin personel, çeşitli tonaj ve tipte 352 müdahale aracı, yurt sathında 26 lojistik deposu, 52 de lojistik destek deposu bulunuyor. Bunun yanı sıra AFAD Başkanlığı, sadece afetlere müdahalede değil, afet yönetiminde çatı kuruluş olarak da önemli bir konuma geldi.

- Bugün sadece afet anındaki kurtarma çalışmalarını planlamıyoruz. Meseleyi, 'afet öncesi', 'afet anı' ve 'afet sonrası hayatın normalleşmesi' olmak üzere üç ana başlıkta toparlamaya çalışıyoruz.
- Türkiye'de afet mücadele sistemi üç katmandan oluşuyor. En üstte Türkiye Afet Müdahale Planı vardır. Bunun altında 81 İl Afet ve Acil Durum Müdahale Planı, il planlarının altında da Çalışma Grubu Operasyon Planları yer almaktadır. Bu planlarla afet ve acil durumlarda ihtiyaç duyulan ülke çapında 28, il düzeyinde 26 acil hizmet sorumlusu kurumları belirledik. Bunların destek ve çözüm ortakları kurumları da tayin ettik. Tüm bakanlıklar ve kurumların, afet anındaki görevlerini, neyi nasıl yapacaklarını net olarak belirledik.
- Olması beklenen büyük İstanbul depremiyle ilgili iki korkum var. Biri iletişim, diğeri de trafiktir. İletişim üzerinde hummalı bir çalışma yapıyoruz. İnşallah bu sorunu çözeceğiz. Ortak bir deprem hattı oluşturmaya çalışıyoruz. Onlar kapasitelerini yükseltiyorlar. Vatandaşlarımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Ancak trafik meselesi... Bunları konuşmak zorundayız. Bir, ambulanslar binaya ulaşamaz. İki aldığı hastaları hastaneye götüremez. Bu bir gerçek. Buna ait tedbirleri de çalışıyoruz. 
- İstanbul depremini konuşuyoruz. Fiziki olarak sadece İstanbulluları etkiler ama ekonomik olarak bütün Türkiye’yi etkiler. Dolayısıyla meseleye çok geniş bir pencereden bakmak durumundayız. 
- Diğer illerimiz de aynı şekilde. Eğer çocuklarımıza hem binaları güçlü, hem ekonomisi güçlü bir ülke bırakmak istiyorsak, bu salonda konuştuklarımızı kendi görev alanlarımıza taşımalıyız. Sahada bunları uygulamalı, engellerle karşılaşıyorsak da buna çare bulmak zorundayız. Gerek ülkemizin gerekse bölgemizin yoğun gündeminin, deprem gündemini perdelemesine izin vermemeliyiz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER