Yeni şafak yazarı Bülent Orakoğlu'ndan çarpıcı yazı: 'Hangi muhalefet lideri ABD’den maddi destek alıyor?'

Yeni Şafak yazarı Bülent Orakoğlu, Mustafa Sarıgül'ün gündeme bomba gibi düşen iddiası hakkında köşesinde bir yazı kaleme aldı.

Yeni şafak yazarı Bülent Orakoğlu'ndan çarpıcı yazı: 'Hangi muhalefet lideri ABD’den maddi destek alıyor?'

Yeni Şafak yazarı Bülent Orakoğlu, mustafa Sarıgül'ün gündeme bomba gibi düşen iddiası hakkında köşesinde bir yazı kaleme aldı.

Orakoğlu, "CHP’den ayrılarak Türkiye Değişim Partisi’ni kuran Mustafa Sarıgül siyasette deprem etkisi yaratacak bir iddiada bulundu. Sarıgül, ABD Başkanı Biden’in Başkanlık seçimi propaganda döneminde söylediği AK Parti iktidarının değişmesi için Türkiye’deki muhalefetin destekleneceği sözlerine atıf yaparak ABD Başkanı Biden’in bir muhalefet partisine maddi destek verdiğini iddia etti. Biden’ın sözleri için “ABD yetkilileri, Türkiye üzerinde böyle bir konuşma yapma hakkına asla ve asla sahip değilsiniz” diyen Sarıgül, sözlerinin devamında ABD’ye seslendi.

‘Demokrasi, şeffaflık, dürüstlük ve başka ülkelerin içişlerine karışmıyorum’ diyen ABD, Türkiye’de hangi muhalefet partisine maddi destek verdiyse onu mutlaka ve mutlaka açıklamalıdır.

BİDEN VE ERDOĞAN ARASINDA YAPILACAK NATO TOPLANTISINDA CİDDİ SORUNLAR

ABD Başkanı JOE BİDEN Başkan adaylığı sürecinde sözde Ermeni soykırımını tanıyacağı sözünü vermişti. Başkan seçildikten sonra tarihte hiçbir kanıtı olmayan sözde uydurma soykırımı tanıyan 33 ülkeden biri de ABD olmuştu. Biden’in bu hukuk dışı kararını Başkan Erdoğan eleştirerek ‘’Türklerin işlemediği bir suçu işlemiş kabul etmek, ahlaki ve hukuki olarak suçtur. Asıl, suçu iftira atan Ermenistan ile bunu Hıristiyanlık için kabul eden ülkeler yapmıştır” açıklamasında bulunmuştu.

Biden adaylığı sürecinde Başkan Erdoğan için skandal ifadeler kullanarak “Muhalefetteki Türk liderliği unsurlarından daha fazla verim almalı ve onları güçlendirmeliyiz. Darbe ile değil, seçim süreci ile. Partisi İstanbul’dan dışarı atıldı. Peki biz ne yapıyoruz? Burada oturup boyun eğiyoruz. Yapacağım en son şey ona Kürtler konusunda boyun eğmek olurdu” açıklamasında bulunmuştu.

Türkiye, son 19 yıldır Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti iktidarında atılımlar yaparak bölgesinde ve dünyada ses getiren bir konuma geldi. CHP’nin başını çektiği muhalefet ise girdikleri tüm seçimlerden hezimetle ayrılırken AK Parti iktidarına karşı sandığı değil diğer illegal yolları dillendirir ve dener oldu. Son olarak geçtiğimiz yaz ayında CHP, Joe Biden’ın “Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek için muhalefeti desteklemeliyiz” sözlerine tutundu. CHP’den ayrılan Türkiye Değişim Partisi Genel Başkanı Mustafa Sarıgül ise Biden’ın bu sözlerini destekleyecek iddialarda bulundu. Öte yandan son aylarda FETÖ taktiğiyle konuşan sözde mafya babalarına bel bağlayan muhalefet iktidara sürekli erken seçim çağrısında bulunuyor. Bu gelişmeler sonrası Mustafa Sarıgül’ün bu sözleri de oldukça dikkat çekici bir konuma geliyor.

ABD’NİN HEDEFİ ORTADOĞU’DA BİR KÜRT DEVLETİ Mİ?

Türkiye ve İran’a rağmen Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurulamaz. Denize açılımı olmayan, yerin altında ve üstünde bir zenginliği bulunmayan, turizm potansiyeli olmayan, teknoloji ve sanayi bulunmayan, üretimi yetersiz ve ülkeyi besleyecek tarımı da olmayan dağ başında kurulan bir Kürdistan devletini ABD dahi yaşatamaz. Türkiye-ABD arasında ki en ciddi sorun ABD’nin genelde Kürt politikası ve özelde ise YPG ve PKK’ya verdiği destektir. ABD, Kürtlere ve terör örgütlerine verdiği desteği artık saklamıyor, aleni yapıyor. Türkler için bunun anlamı çok net bir şekilde ABD’nin, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygı göstermemesidir. Bu durum NATO ittifakı açısından kabul edilemez bir hatadır. Aslında Hiçbir Türk hükümeti ABD’nin bugünkü Kürt politikasını kabul edemez. ABD’yi son yıllarda rahatsız eden ve kabul etmeyeceği davranış, Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini stratejik boyuta taşıması ve Rusya’yı güçlendirecek ilişki kurmasıdır. Suriye ve Irak’ta da iki ülkenin çıkarları uyuşmamaktadır. Her iki taraf da duruşlarından taviz vermezse ciddi sorunlar çıkacaktır.

Biden’in gündeminde öncelikle Rusya’dan satın aldığımız S-400 hava savunma sistemleri önemli bir gündem oluşturuyor. ABD, S-400 silahının ülke dışına çıkartılmasını ve Türk topraklarında kalmaması gerektiğini söyleyecek kadar işi ileri götürmüştür. Ayrıca yaptırım uygulayacağı tehdidini sürekli dile getirmektedir. Türkiye yıllardır müttefiki ABD’ye Patriot hava savunma sistemi dahil birçok silah alımı için başvurmuş ama satın alamamıştır. ABD şöyle diyor: Ben satmam, başkasından da aldırmam. Bu nasıl bir müttefik?

Biden Başkan seçildikten sonra Başkan Erdoğan ile yalnızca bir telefon görüşmesi yaptı. CAATSA yaptırımları F 35 projesinden Türkiye’nin çıkarılması gibi savunma alanındaki sorunlar, FETÖ konusu ve bir dizi sorunlar yumağı bu ikili görüşmelerde aşılabilecek mi? ABD ile Türkiye arasında stratejik ortaklıktan bahsedebilir mi? Bana göre hayır!

ABD, uluslararası hukuka ve etik kurallarına uyarsa Türkiye’nin ortak olduğu ve bazı yedek parçalarını ürettiği F-35 uçağının satışını ve yedek parça üretimini durduramaz. ABD, bu şirketin (Lockheed Martin) Türkiye gibi bir ortağıdır. Eğer ABD’nin ortaklardan birine ambargo hakkı varsa Türkiye’nin de ABD’ye ambargo hakkı vardır. Sorun henüz çözülmemiştir. ABD hukuk dışı tutumunda ısrar ederse şirket Türkiye’den aldığı uçak ve yedek parçanın parasını ödemek zorundadır. Ayrıca Türkiye ABD ve uluslararası mahkemelere gitme hakkını kullanabilir.

14 Haziran’da Biden PKK/YPG ve S-400 konularında ve Başkan Erdoğan’la uğraşmaktan geri adım atmazsa bu görüşmeler tıkanır sanırım."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER