Helal yaşamak

Yıllarca helal kazançtan, helal kazanmaktan ve helal harcamaktan söz eden yazılar yazdım. İnsanların zihnine helal-haram değerlerini yüklemenin çok gerekli olduğuna inandım. Beyinlere yüklenmeyen bu değerlerin söylemlere yüklendiğini izledim. Din, iman, ahlak, helal-haram kelimelerine söylemlerde çokça rastlanıyor, gel gelelim yaşamda yer verilmediği gerçeğiyle yüz yüze kalınıyor. Hal bu ki kavramlara yüklenen değerler beyinde karşılık bulmuyorsa, sadece söylemde kendine yer bulan birer kelime olarak kalırlar.

Herkes dinden söz ediyor, dinin kurallarından dem vuruyor, ama hiç biri kendi hayatında yer vermeyi düşünmeden hep başkalarına tavsiye ediyor. Din yaşanması gereken bir değerler nizamı olmaktan çıkmış, sadece güzel bir söylem konusu haline gelmiş. Ahlak da böyle, hukuk, adalet de böyle. Sadece söylemde var. Yaşamda yok. Yine bu alanda bir gelişme yaşandı.

Uluslar arası büyük sermayelerle omuz omuza olan marketler, alış-veriş merkezleri, daha çok gıda maddeleri için bir değer üretti. Bu satışa sunulan gıda maddelerinde bir etiket görülmeye başlandı. Helal gıda. Helal gıda etiketi almak ve kullanmak için de çeşitli işlemler izlendikten ve yüklüce para ödedikten sonra kolları sıvamak gerekiyor. Ama helal gıda etiketi konulan gıda maddelerinin fiyatlarına da elbette yeni ve eskisinden daha yüksek rakamlar yazmak gerekiyor. Yani helal gıda etiketi daha çok kazanmaya vesile oluyor.

Halkının yarısından fazlası Müslüman olan ülkelerde helal gıda etiketi son derece gülünç. Bir ülkede halkın inanç ve irfanına uygun gıda satmaktan daha tabi ne olabilir! Zaten satılan bütün gıda maddelerinin helal gıda olması kaçınılmaz bir durum. Ancak farklı ve azınlığa hitap eden gıda maddeleri için özel bir etiket kullanılabilir.

Zaten bir başka saçmalık var ki, inanılmaz ama gerçek. Halkının yarısından fazlası, ya da tamamı Müslüman olan ülkelerde islam ahlakı, İslam estetiği, İslam edebiyatı, felsefesi, sineması garabeti yaşanıyor. Fark etiketleri ayrı olana, azınlık olana, özel olana gerekir. Genel olana özel niteleme gerekmez.

Bir batı ülkesinde İslam etiketiyle ahlak, felsefe edebiyat anlatılabilir. Müslümanların ülkelerinde Yahudi hukuku, Yahudi dini ritüeli konularında kitaplar yazılabilir. Sünni halkın çoğunluk olduğu yerde Şia ahlakı, hukuku, düşüncesi, sanatı anlatılabilir. Özetle, genel nüfusa ait değerler özel etiketle kullanılamaz. Bu yanlıştır. Helal gıda etiketi de gıdalarının tamamı helal olması gereken insanlar için bir şey ifade etmez.

Helal-haram kavramları, mefhumları, değerleri beyne yerleştirilmeli ve hayatı helal yaşamalı ve haramda uzak durulmalı. Helal yaşamak, olması gereken yerde olmak, olması gerekmeyen yerde olmamak. Helal yaşamda insan daha az bela ile karşılaşır. Buna rağmen karşılaştığı olumsuzluklar da artık kaderin hükmüdür denilerek tevekkülle karşılanacak ve Yaratan’ın rızası kazanılacaktır. Helal yaşamak, davranışlarımızın ahlak kurallarıyla, düşüncelerimizin mantık kurallarıyla, niyet ve düşüncelerimizin din değerleriyle disiplin altına alınmasıyla mümkündür.

 Bulunduğunuz bir yerde başınıza bir iş gelirse, önce kendinize sorunuz. Ben şu anda gerçekten de burada olmalıydım. Yoksa bir başka yerde mi olmalıydım diye düşününüz. Eğer olmamanız gereken bir yerdeyseniz ve başınıza bir iş geldiyse, ‘Niçin ben’ demeyiniz. Helal yaşamak için daima olmanız gereken yerde olmaya özen göstermek zorunluluğu var.

YORUM EKLE