Duyduğuma göre Hüsrev Perviz son nefesinde Şiruye'ye şu öğüdü vermiş:

Herhangi bir işi yapmaya niyet edip son karar verirsen daima halkın menfaatini düşün. Sen adaletten ayrılma ki, ahali de sana itaatten ayrılmasın. Akıllıca iş gör ki onlar da senden yüz çevirmesinler.

Millet , zalimden kaçar ve onun kötü adını, çirkin huyunu dünyanın her tarafına yayar. Kötü bir temel üzeriinde saltanat süren bir padişah çok geçmeden kendi temeline öz eliyle çökertir.

İhtiyar bir kadının ahının yaptığı tahribatı, kılıç sallayan bir cengaver yapamaz. Bir dul kadının yaktığı çırayla koca bir şehrin yandığı çok görülmüştür.

Alemde, insaflı hareket eden bir hükümdardan daha bahtiyar bir kimse var mıdır hiç? Böyle bir hükümdar dünyadan göçtüğü zaman herkes ona rahmet okur. İyiler de geçip gidiyor, kötüler de...

İyisi mi iyi bir ad kazan da herkes seni her yerde hayır ile yad etsin.

Allah'dan korkanları ahalinin başına geçir ve iş başına getir. Çünkü ancak bu gibiler vatanı imar ederler. Senin menfaatini halka zulm ederek korumaya çalışanlar, aslında senin kötülüğünü düşünen ve halkın kanını içen kimselerdir. İnsanların Allah'a el açıp haklarında beddua ettiği böyle kimseleri iş başına  getirmek büyük  hatadır. Valiler ve vergi tahsildarları haksızlık ettikleri zaman padişahın hışmına uğrayacaklarını akıllarından çıkarmamalıdırlar. 

İyileri besleyen, kötülük göremez, kötüleri besleyen ise kendi canının düşmanıdır.

Halka zulüm edenin malını zaptetmekle kanaat ve iktifa etme. Onların köklerini kazı.,

Haksızlık yapan bir valiyi sevme ve yerinde tutma. Böyleleri ne zaman semirmeye başlarsa hemen derilerini yüzmeli. Kurdun başını, koyunları parçalamadan önce kesmeli.