Koronavirüs aşıları neden tartışılıyor: İşte çarpıcı gerçekler

Koronavirüs salgını dünyayı kasıp kavururken, aşılar ise tartışılmaya devam ediyor. Şu sıralar en fazla tartışılan ve hakkında soru işaretleri olan aşı ise BioNTech-Pfizer aşısı ve Moderna aşısı.

Koronavirüs aşıları neden tartışılıyor: İşte çarpıcı gerçekler

Koronavirüs salgını dünyada etkisini göstermeye devam ediyor.

Salgına önlem olarak da üst üste bulunan aşılar gösteriliyor. Ancak bu aşılar da sürekli tartışılıyor. Peki bunun nedenleri ne?

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, aşıların tartışılmasıyla ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

Altaylı, "Biz bulabildiğimiz ve alabildiğimiz tek aşı olan Sinovac’ın Coronavac aşısının güvenilirliğini ve etkinliğini tartışırken, dünya da diğer aşıları tartışıyor. Sinovac aşısının tartışılmamasının nedeni ise zaten dünyanın tartışan bölümünde bu aşının kullanılmıyor olması. Herkes elinde ne varsa onu tartışıyor" diye başladığı yazısında "Şu sıralar en fazla tartışılan ve hakkında soru işaretleri olan aşı ise BioNTech-Pfizer aşısı ve Moderna aşısı" ifadesini kullandı.

Altaylı şöyle devam etti:

Bu aşılarda kullanılan tekniğin aşılarda kullanımının hayli yeni olmasının yanı sıra, normalde birkaç yılda kullanım aşamasına  bir aşının çok hızlı bir biçimde denenip onaylanmasının yarattığı tartışmalar bunlar.

Bu iki aşının da özellikle Faz-3 testleri, bilim dünyasında çok da güvenli bulunmuyor.

BioNTech, 3. Faz denemelerini yaklaşık 20 bini aşı, 20 bini plasebo olan denek grubu üzerinde toplam 43 bin 538 kişide yaptı.

43 bin 538 kişiden 164 kişi hastalanınca sonuçları açıkladı.

Hastalardan 150’si plasebo grubunda idi, 14'ü ise aşı grubunda.

Aşının etkinliği de yüzde 90 olarak açıklandı.

Ardından Moderna hemen 30 bin denek üzerinde yüzde 94 etkinlik oranına ulaştığını.

Tüm bu sonuçlar PCR testleri sonucunda bulunan hasta sayısı.

Ve bilim dünyası işte bunu tartışıyor.

Sorular şunlar:

- Belirti göstermeyenlere PCR (Polymerase chain reaction) testi yapıldı mı? Yoksa sadece belirti gösterenlere mi test uygulandı?

- Asemptom hastaların sayısı biliniyor mu?

- PCR testlerindeki yüzde 60 civarındaki güvenilirlik göz önüne alındığında, etkinlik oranları da yüzde 60’a göre mi hesaplanmalı?

- Hastalar sınıflandırılırken ciddi hasta tanımı kullanılmış, bu ne anlama geliyor?

- Ciddi hastaların kaçı hastaneye yatırıldı, kaçı yoğun bakıma alındı, kaçı entübe oldu? Bunların gruplara göre dağılımı tam olarak ne?

Bir diğer tartışma ise virüsün niteliğinden kaynaklanıyor. Herkesi hasta etmediği bilindiği için, kaba bir oranlama ile 1 kişiyi hastalıktan korumak için 164 kişiye aşı yapmak doğru mu sorusu soruluyor.

Bu soruların yanıtları net belli olmadığı için her iki aşı da tartışılıyor.

Bu yanıtları ise en erken 4-5 yıl içinde alabileceğiz.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER