Koronavirüste can kaybı 10 bini aştı: Bakan Fahrettin Koca'dan İstanbul için korkutucu açıklamalar

Koronavirüste can kaybı giderek artarken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'daki Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu

Koronavirüste can kaybı 10 bini aştı: Bakan Fahrettin Koca'dan İstanbul için korkutucu açıklamalar

Koronavirüste tablo giderek daha da kötü duruma geliyor.

Ülkemizde salgın hızla artarken, ölü sayısı da 10 bini aştı. 

Bugünkü tabloya göre; 

- Bugün 128 bin 312 test yapıldı ve toplam test sayısı 13 milyon 606 bin 764’e yükseldi.

- Bugün tespit edilen 2 bin 305 yeni hastayla birlikte toplam hasta sayısı 368 bin 513’e yükseldi.

- Corona salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 77 artarak 10 bin 27 oldu.

- Bugün iyileşen bin 662 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 319 bin 181’e yükseldi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da yapılan Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası da şu açıklamaları yaptı: 

- 3 gün önce İstanbul’da vaka sayılarının ülke genelinin yüzde 40’ı olduğunu belirttim. Hekim ve hemşirelerden bilim kuruluna kadar teyakkuzdayız.

- Durum bize olduğu kadar size de büyük sorumluluk yüklüyor. Son 7 gün, geçen ayın aynı dönemine göre İstanbul’da ortalama vaka artışı yüzde 85’den fazladır. Oran korkutucudur.

- Artış İstanbul’a günlük geliş gelişlerin fazla olduğu şehirlerde yüksektir. Balıkesir, Tekirdağ yüzde 96, Bilecik Düzce’de yüzde 99, Sakarya’da yüzde 76, Kırklareli’nde yüzde 71, Kocaeli’de yüzde 63’tür. Tüm iller İstanbul’la temaslıdır. Gelişme salgınla mücadelede 83 milyonu ilgilendirmektedir.

- Nisan ayında yaşadığımız tehlike büyüktü. Salgının merkezi olması, kuralları uygulayarak önledik. Şimdi benzer bir durumla karşı karşıyayız. Bu duruma neler yol açtı?

- İstanbul, dünyanın en kalabalık kentleri arasında 14. sırada. Virüsün yayılmasına elverişli ortama sahibiz. Kurallara uyumun azalmasıyla birlikte İstanbul’da salgın hızla tırmandı. Tehlike karşısında teyakkuza geçebiliyoruz. Karşılaştığımız ve tüm ülkeyi riske atacak durum budur.

- Çözüme en çok ihtiyaç duyduğumuz konu toplu ulaşımdır. Sosyal mesafenin korunamadığı toplu ulaşım en büyük risk kaynaklarındandır. Bu çözümlerin üretilmesi, teması çok azaltacaktır.

- Hareketlilik şu an olduğu gibi devam ederse, artış birken iki, iki iken dört şeklinde olmayacak. Bir kent üç, üç kent beş şeklinde olacak. Virüs bir kişiden ortalama üç kişiye bulaşıyor. Çözüm, artışın nedenini kontrol altına almaktır. Temel şart olarak maske, mesafe ve temizlik kuralına uyacağız.

- Dışarı çıktığımızda üç yere uğruyorsak, bunu bir yere indireceğiz. Üç kişi yerine bir kişiyle görüşeceğiz. Hareketi üçte bire indirmenizdir. Bunu yaparsanız salgınla mücadele etmiş olacaksınız.

- Toplu taşıma araçlarında risk azalır, kendimizi disipline sokalım. Sonsuza kadar değil, salgını kontrol altına alana kadar. Dışarıya üç kere çıkmak yerine, bir kere çıkın derken hayatınıza sınırlama getirdiğimin farkındayım. Bu toplum yararına fedakarlıktır.

- Eğer maske, sosyal mesafe ve temizlik kuralına uymazsanız, sağlık çalışanlarımız izinlerini kullanamayacak. Kurallardan daha ağır mecburiyetimiz olacak. Hareketliliği ve teması azaltın. Tedbirden taviz vermeyin.

- Esnek mesai sistemine geçiş için elinizden geleni yapın, şartlarınız uygunsa vardiyalı çalışmayı tercih edin. Tüm temaslılar mecburen izole edilir. Vardiya sisteminde risk azalır. Çalışanlarınız sağlığını ve iş kaybını önlemek için doğru olan budur.

- İstanbullular rica ediyorum. Testi pozitif çıkanlar filyasyon ekiplerine temaslarını bildirsin. Zorunlu olmadıkça akrabalarla, başka ailelerle bir araya gelmeyin. Kutlama ve törenleri erteleyin.

- Salgınla savaşın bu aşaması disiplin istiyor. Sistemin tıkanmasına yol açacak bir durum yok. Kamu hastaneler, özel kuruluşlar ve tıp fakülteleriyle bir araya geldik.

- Salgınla mücadelenin tüm birimleriyle buluştuk. Sağlık kuruluşlarıyla organize olduk. Her kapasitenin sonuçta bir sınır vardır. Bu sınırı zorlamamak tedbirleri uygulamaya bağlıdır.

- Özellikle son dönem bahsettiğim şekliyle Türkiye’nin ortalama vaka sayısının yüzde 40’ının İstanbul’da olduğunu söylemiştim. Her geçen gün ağır hasta sayımızın da arttığını her gün verilen bilgilerden biliyoruz.

- İstanbul’da sağlık altyapımız çok güçlü. Ciddi bir yatak kapasitemiz söz konusu. Son dönem 7 bine yakın yatak ilavesi söz konusu oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hem şu anda içinde bulunduğumuz Çam Sakura Hastanesi ve iki tane acil durum hastanesi devreye girdi.

- Şu dönemde bir sorun olmadığını söyleyebilirim. İstanbul'da toplam yatak sayımız 48 bine yakın. Yoğun bakım yatak sayısı 9 bine yakın. İstanbul'da servis yatak doluluk oranı yüzde 55, yoğun bakım doluluk oranı yüzde 66 bu erişkin yoğun bakım yatakları için söylediğim.

- Solunum cihazları için yüzde 33, sadece Covid'li hastaların doluluk oranından bahsetmiyorum. Diğer hastalarında buradaki sayıya dahil olduğunu şu an ağır hastamızın, yüzde 29-30'lar civarında. Bu çerçeveden baktığımız zaman 500-550 ağır hastadan bahsediyoruz. Halbuki 9 bine yakın yoğun bakım hastamız var. Yani 3'te 1 boş.

- Hem üniversite, hem vakıf üniversiteleri hastanelerimizle hem de özel sektörle görüşmeler yaptık. Özel sektör hastaneleri Covid’li hastalara ayrı birimde bakmak şekilde yaklaşım içinde oldu.

- Şu an bu anlamda bir sorunun olmadığını, ama bu hiç olmayacağı anlamına gelmez. Farklı tablolar karşımıza çıkabilir. Bu hassasiyeti özellikle anlatmaya, vatandaşımızın kurallara uyumunu fazlasıyla istiyoruz.

- Salgın sadece Sağlık Bakanlığı’nın çözebileceği sorun değil. Bu anlamda ilgili bakanlıklarla yakın işbirliği içindeyiz. Yerel yönetimler dahil olmak üzere toplum mücadele anlayışı ve mücadele yaklaşımı içinde olursak başarılı olabiliriz.

- Maske, mesafe ve temizlikte hassasiyet göstermeliyiz. Kalabalığa girmemeliyiz, eve misafir almayan bir yaklaşım içinde olmayı önemli istiyoruz.

- Özellikle gece 12.00’den sonra bildiğiniz gibi müzikli ortamların yasaklandığını biliyoruz. Bunun daha erken saatlere çekilmesiyle ilgili Bilim Kurulu’nun önerisi oldu. Önümüzdeki günler İçişleri Bakanlığımız bir duyuru yapmış olur.

Şu an böyle bir kısıtlama düşünmüyoruz. Özellikle alınması ve uyulması gereken tedbirlere uyum gösterme noktasında bir kararlılık içerisinde olursak bunun üstesinden geliriz.

- Bunda 1.5 ay öncesinde Gaziantep’te, Diyarbakır’da, Ankara’da da yükselmişti. Benzer tedbirleri alarak sonuç aldık.

- Özellikle salgınla mücadelede testlerin erken sonuçlanması son derece önemli. Erken sonuçlanmasıyla birlikte aynı gün filyasyonu yapmak istiyoruz. Eğer bunu gerçekleştiremezsek o durumda, o zaman diliminde pozitif olabilme olan kişinin bulaştırdığı söz konusu olur.

- Başarılı olmak açısından öncelikle testleri mümkün mertebe en erken dönemde sonuçlandırmamız gerekiyor. İstanbul’un test kapasitesini çok arttırdık. 60 binin üzerinde test yapılıyor. 37 saatten 20 saate inmiş durumda. Biz bunu 3-4 saate indirmek istiyoruz.

- Testlerle ilgili vatandaşın numune alındığından itibaren ilk 4 saatten sonra 20 saatlik zaman diliminde HES koduna kısıt getirmiş olacağız. Vatandaşımız bunu bilmiş olsun.

- O dönem eğer ne kadar uzarsa bulaştırıcılığı söz konusu olduğu için azaltmak açısından ilk 4 saat değil ama sonraki 20 saat boyunca HES koduna işlemiş olacağız, riskli olmuş olacak, o kişinin ulaşım ve benzeri seyahat dahil olmak üzere birçok açıdan riskli görülerek kısıtlama yapılmış olacak, şüpheli olacak.

- Biz de erken dönemde bir an önce o testi sonuncu verme çabası içinde olacağız. Sonucu da e-nabız üzerinden herkes çok rahat görebiliyor. Bu açıdan sorunumuz yok.

Yerel aşıdan başlayayım. Yerel aşıyla ilgili 16 yerli aşımızın çalışması devam ediyor. Bu aşılardan faz çalışmasına, insan çalışmasına erken, çok yakın olan 3 aşı olduğunu söylemiştim.

- Bugün özellikle bizim idea dediğimiz deneysel araştırma laboratuvarımızı da bugün ziyaret etmiş oldum. Bu aşıların toksitoloji ile ilgili çalışmaları artı sterilite ve standardizasyon çalışmalarının yapıldığı yer. Hafta sonu biteceği ifade edildi. Hafta sonu itibarıyle istenilen şekilde tamamlanırsa gelecek hafta muhtemelen ilk insan uygulamaları başlayabilir.

- Ama ondan önce 5 gün karantinaya alım süreci var. Bununla ilgili muhtemelen gelecek hafta ilk insan uygulaması başlamış olacak eğer bu hafta sonu sterilite ve standardizasyon çalışmaları başarılı bir şekilde biterse. Yurt dışından 2 aşı var. Biri Feizer’in biri Çin snovak aşısı. Bununla ilgili Serhat hocam yakınen takip ediyor. Onunla ilgili bilgi verirse iyi olur.

- Şu ana kadar herhangi bir kompikasyonun ciddi yan etkinin olmadığını, muhtemelen Kasım sonunda bu anlamdaki bağışıklık durumu konusunda bilgilenmemiz olmuş olur. Bizim bu aşılarla ilgili Aralık ayında snovak dediğimiz virülansı azaltılmış olan aşıyla ilgili 5 milyon gibi, eğer başarılı olursa, Aralık ayında 5 milyon aşıyı dozu uygulama şansımız olacak.

- Ocak, Şubat, Mart itibarıyla devam ediliyor olacak. Bizim aşımız da muhtemelen Nisan ayında devreye girer diye tahmin ediyoruz. 3-4 aşının bir noktaya geleceğini düşünüyorum.

- Okullarla ilgili şu an ciddi bir artışın olmadığını biliyoruz. Toplumun genelinden farklı bir artış olmadığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki günler salgının seyriyle birlikte diğer sınıfların kademeli bir geçiş olması konuşulmuştu. Bununla ilgili önümüzdeki dönem salgının seyri belirleyecek.

- Şu an İstanbul özelinde baktığımızda ilave bir sınıfın Bilim Kurulunun önerisinin olmadığını söyleyebilirim. Şu ana kadar açılan sınıflarla ilgili ortalamalardan farklı bir pozitiflik oranının olmadığını söyleyebilirim.

- Zaten tercihe bağlı 2+5 şeklinde uygulama ile eğitim devam ediyor. Önümüzdeki haftalar Bilim Kurulunun kademelendirmeyi devam ettirme konusunda bir yaklaşımı yok. Teşekkür ediyorum.

Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2020, 21:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER