"Müstevlimiz korona"

Yaşadığımız pandemiye yurtiçi ve yurtdışında halk sağlığını koruma amacıyla sanitasyonlar uygulanıp ayrıca kan grubuna göre virüsün etki etme gücü analiz edilmiştir.

"Müstevlimiz korona"

İlgili araştırmaya göre kan grubu "A" olanların, korona virüsüne yakalanma riski "0"olanlara göre daha fazladır.

Dünya genelinde korona virüsüne yakalanan vaka sayısı 198.155 olurken hayatını kaybeden hastaların sayısı 7.954 kişiye ulaştı. Türkiye'de 8002 kişiye koronavirüs testi yapıldığı öğrenildi. Bu rakam Çin'de 320 Bin, Güney

Kore'de 189 Bin, İtalya'da 50 Bin, İngiltere'de 23.500 Japonya'da 8.400, ABD'de 7.700 kişidir.

Ülkemizde 1. basamak olan Aile Sağlığı Merkezlerinde de bu testin kiti verilerek, daha çok kişiye, daha kısa sürede ulaşılarak, bu sürecin kısaltılması arzu edilmektedir.

Hali hazırda tıbbi çözümün ise deneme aşamasında olduğu en iyi ihtimalle 9-18 ay içerisinde kullanıma hazır olabileceği konuşulmaktadır.

Küresel ekonomi nereye gidiyor?

2019/Aralık sonunda Çin ile başlayan salgın hastalık, salt bir sağlık sorunu olmakta pick yapmış olsa da küresel ekonomik vaka haline gelmiştir. Salgınla mücadele amacıyla, kamusal yaşam ve başta hizmet sektörü olmak üzere çeşitli iş kollarında üretim süreçlerinin durma noktasına gelmesi, bölgesel ve küresel mal sevkiyat ve aksaklıkları, tüm dünyada ekonomik döngü üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Bu durumda, her ülke liderleri bir açıklama yapıp, ekonomik tedbir paketlerini gündeme getirmeye başladılar.

Almanya Şansölyesi Merkel "kısa çalışma ödeneği uygulamasının rekor bir sürede kararlaştırılmış olmasından ötürü Almanya Federal Meclisi ve Eyaletler Meclisine teşekkür borçluyum" cümlelerine ek olarak "Belki işlerinden olacak insanlar, bunun böyle olmaması için kısa çalışma ödeneği alabilecekler" diye sözlerini devam ettirmiştir. "Federal Maliye ve Federal Ekonomi Bakanı işletmelerin, şu anda ciroları çöksede gereken parayı almalarını sağlayacak birçok programı tanıttıklarını" sözlerine eklemiştir. Ayrıca bu süreçte ekonomik yapılarını korumak istediklerinin altını çizmiştir.

Fransa Başkanı Macron'nun "Sağlık çalışanlarının çocukları için kreşler oluşturduk; doktorlar size hizmet verirken çocukları güvende olsun diye, ayrıca taksi ve dinlenmek için görev yerlerine yakın otelleri de bedava kullanabilecekler, devlet ödeme yapacak"söylemi tam anlamıyla hakkı teslim etmektir.

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan; sosyal amaçlı kredi paketlerinin devreye sokulacağını, emekli Bayram ikramiyesinin nisan ayında ödeneceğini, en düşük emekli maaşının 1500 TL olduğunu açıkladı.

Korona vakasının tıbbi çözümü için bölgesel düzeyden öte küresel işbirliği ile daha hızlı sonuçlar alacağımız şüphesizdir.

Psiko-Sosyal Perspektiften;

İlgili vakayla kendini gösteren ülkemiz insanının; olağanüstü duruma yönelik gıda ve hijyen stoklamaları, insan psikolojisi üzerindeki olumsuz yansımasıdır.

Hem fikir olduğumuz husus nasıl ki "Küresel bir virüsün varlığı ve süresinin açık tarihli olması" ise insanların hissettiği anomaliyle; Nietzsche'nin "Belirsizlik değil, kesinliktir insanı deli eden" aforizması olayı açıklamaya en iyi örnek gösterilebilir.

Her ne kadar çocuklarında eğitimine bir süre ara verilip, fizyolojik olarak koruma altına alınmış olsalar da, atmosferde salgılanan korku psikolojisi ile belli yaş grubu çocukların ebeveynlerinin, dışarıya çıktıkları anda tehdit altında olduklarını düşünerek işe giderlerse öleceklerini düşünmeleri, hafızalarda uzun süre yer ederek sonraki aşamalarda histerik izler bırakacağı da olası durumlar arasındadır.

Teolojik açıdan Korona;

"Sana gelen her iyilik Allah'tandır başına gelen her fenalık ise senin kendi nefsindendir." (Nisa 4/79)

İçinde bulunduğumuz durumda genel portreyi düşünüldüğümüzde belki içimize yönelerek tefekkür vaktidir.

Hallacı Masur'un " Bir damla olun; küçük bir damla! Okyanusun tüm sırrını içinde taşıyan damla! Tüm kainatın sırrını taşıyan bir nokta... Bu yüzdendir ki nokta; tüm çizgilerin esasıdır!" sözünün idrakıne varıp, küçülerek büyümeye gitmenin maneviyatina varmalıyız.

Kendi zihnimizi, ruhumuzu ve kalbimizi temizleyerek bu dönemi milat kabul edip, dezavantajı avantaja çevirerek bakış açımızı değiştirip, adımlarımızı keskinleştirmeliyiz.
Normal şartlarda yaşamın gereği olan; çalışmak, gezmek ve kollarımızı açarak sosyalleşmeyi bir kenara bırakıp, şu günlerde daha çok kollarımızı kendimize yönelterek, benliğimizi keşfedip, Mevlamızın ilk emri "OKU" ayetini, hayata uyarlayabiliriz.

Yoksa bizde 1995 Dram/Fantastik yapıtı Twelve Monkey filmindeki insanlar gibi yer altında koloniler kurarak yaşamaya başlarız; zira yeryüzü bu çağın insanlarına fazla geldi!

Haber: Deniz Üzüm

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER