Prof. Dr. Bengi Başer dünkü tablonun gerçeğini açıkladı: 17 bin 420 vaka, 670 ölü

Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, gerçek vaka sayılarının açıklanmadığını ve açıklanan sayıdan 10 kat daha fazla olduğunu iddia etti. Başer'e göre dünkü tablonun gerçeği 17 bin 420 vaka, 670 ölü

Prof. Dr. Bengi Başer dünkü tablonun gerçeğini açıkladı: 17 bin 420 vaka, 670 ölü

Televizyon yapımcısı Armağan Çağlayan’ın ‘196Sekiz’ isimli YouTube kanalına konuk olan Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, koronavirüs verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

PCR testlerinin tanı değerlerinin düşük olduğunu vurgulayan Başer, “Dolayısıyla vereceğiniz veriler de gerçekten olması gerekenin altında oluyor. Bu hatadan dönen pek çok ülke oldu ama biz o hatayı hâlâ devam ettiriyoruz. Umarım bu yanlıştan biz de döneriz” diye konuştu. Prof. Başer, “Şu an biz bu sayıları 10’la çarpalım” dedi.

Yatacak yer kalmadı

Çağlayan’ın “Görünen o ki, Sağlık Bakanlığı’nın resmi sayı açıklamalarıyla sahadan gelen açıklamalar birbirinden çok çok farklı. Çünkü sahadaki insanlar diyorlar ki: ‘Yatacak yatak kalmadı’. Ama biz hâlâ Sağlık Bakanlığı’nın rakamlarıyla bin 600’lerde, bin 700’lerde dolaşıyoruz. Bu eğer saklanıyorsa niye saklanıyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:

Onu bilemiyorum. Belki saklanmak mı acaba yoksa doğru olan şu mu: Bizim başlangıçtan beri aslında bir problemimiz var. Dünya Sağlık Örgütü aslında bu problemi yarattı tüm ülkeler için ama birçok ülke bu yanlıştan geri döndü. Şuydu: İlk başta PCR testi pozitif olanlar vaka olarak alındı. Ve PCR testinin aslında tanı değerinin düşük olduğu görüldü, yüzde 60’tı. Ama bizde Çapa’da yapılan bir açıklama, daha doğrusu bir çalışmada PCR testlerinin bizdeki tanı değerlerinin daha da düşük olduğu gösterildi.

Yüzde 30’lardan, yüzde 40’lardan bahsedildi. Dolayısıyla simdi siz PCR testini yapıyorsunuz ama tanı değeri düşük, artı test sayınız düşük. Ve siz o PCR testlerini yaptığınızda negatiflik çok yüksek. Oysa ki siz hasta olarak pozitifleri alıyorsunuz. Dolayısıyla vereceğiniz veriler de gerçekten, olması gerekenin altında oluyor. Bu hatadan dönen pek çok ülke oldu ama biz o hatayı hâlâ devam ettiriyoruz. Belki bu hatadan da döneriz ümidindeyim. Çünkü sayıları düşük tutmak bize kazandırmaz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER