Sağlık Bakanı Koca'nın tersini söyledi: Bilim Kurulu Üyesi Prof. Akın'dan korkutan koronavirüs açıklaması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs salgınıyla ilgili olarak "Virüsle mücadelede zorlu mücadeleyi geride bıraktık" demişti. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Levent Akın ise tam tersine uyarıda bulundu

Sağlık Bakanı Koca'nın tersini söyledi: Bilim Kurulu Üyesi Prof. Akın'dan korkutan koronavirüs açıklaması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüste vaka ve vefat sayılarının yüksekliğine rağmen dün akşam yaptığı son açıklamada "Virüsle mücadelede zorlu dönemi geride bıraktık. Uygulamakta olduğumuz kişisel tedbirler dışında hayat normale yakın. Salgın halen gündem olmaya devam etse de kısa süre zarfında bunun da değişeceğinden emin olun. Bu noktaya gelişimizde aşının rolünü ise asla unutmayın." ifadesini kullanmıştı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın ise tehlikenin çok büyük olduğunu söyledi.

Akın, şöyle konuştu:

"90 bin bandında günlük yeni vaka ilan ediyorsanız hastalık halen ülkeyi tehdit ediyor demektir. Sadece bizi değil, pek çok ülkede de aynı sorun yaygın olarak devam ediyor. Çünkü bu varyantın en önemli özelliği, çok hızlı yayılıyor olması. Yani yürürken karşılaştığınız pek çok kişi hastalık taşıyıcısı olabilir. Bu yüzden de hastalık şu anda yükselme eğiliminde gibi gözüküyor. Umarım daha fazla yayılmaz. Çok fazla miktarda enfeksiyon vakası varsa Türk toplumu muhakkak biraz tedirgin olması, dikkatli olması ve önlemleri alması lazım. 'Omicron' varyantının ilk görüldüğü dönemlerden sonra Türkiye'de en azından ölüm sayılarında bir düşme eğilimi vardı ama şu anda ölüm sayılarında da artma olduğuna göre Türkiye gerçekten de hala Covid-19 vakaları ile ilgili tehdit altında.

Kapalı ve açık alan toplantıları  'Omicron' varyantı ile seyreden Covid-19 vakalarının hızla yayılmasını daha da artırıyor. Okulların 15 günlük sömestir tatiline girmesiyle ciddi bir şekilde toplumda da hareketlenme oldu. Bu hareketlenme şehirler arası oldu. Dolayısıyla hastalığın yoğun olduğu bölgelerden başka bölgelere de enfeksiyon taşıyan kişiler geçti. Burada da yeni odaklar oluşmasına sebep oldu. Bir önemli nokta da AVM, sinema gibi sosyal etkinliklerin çok yoğun olduğu bölgelerde, çok fazla sayıda özellikle aşısız olduğunu beklemediğimiz çocuk, genç yaş grubu ve maske kullanmama, mesafeye dikkat etmeme olaylarını gözlemliyoruz. Bu da hastalığın yayılmasını ve bunların arasında da düşük oranda olsa bile hastaneye gidip hastanede yoğun bakıma kadar gidebilecek vaka olasılıkları var. Bu nedenle Türkiye hala Covid-19 riskini yüksek oranda taşıyor.

Biz H1N1 pandemisi sırasında resmi kayıtlara göre yaklaşık 700 civarında vaka kaybettik. Bunların önemli bir kısmı gebelerdi. Her yıl 200 ile 500 kişiyi gripten kaybedebilirsiniz bizim ülkemizde. Dünyada da bu rakam 200 bin ile 500 bin olarak tahmin ediliyor. Şu anda Covid-19'a bakarsanız yaklaşık olarak 3-4 milyon belki de 5 milyon insan kaybedilmiş durumda. Yıl içinde bakarsanız bunun sayısının yaklaşık olarak 2,5 milyon olduğunu görürsünüz. Şu anda Covid-19 hala insan öldürmeye devam eden bir pandemi olarak kendini gösteriyor. O yüzden de şu anda griple Covid-19'un karşılaştırmasını yapmak mümkün değildir. Bizim şu anda dominant (üstün) toplumda soğuk algınlığının, grip benzeri hastalığın, yoğun bakımlara yatışın ve kaybettiğimiz vakaların temel sebebi hala Covid-19 enfeksiyonudur. 'Omicron' varyantının hafif seyrettiğine dair uluslararası ve ulusal bilgiler olmakla beraber sadece, Türkiye'nin günlük olarak kaybettiği vaka sayısında 'artış mı var', 'azalma mı var' buna bakılmasını öneriyorum. Günlük yaklaşık 200 kişinin ölümünü bu ülke tolere etmemesi lazım. Bunların ölüm sebebi doğrudan Covid-19'dur. Dolayısıyla hiç azımsanacak bir rakam değil. O yüzden de tehdit çok büyük."
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER