Zimmetinden olan borçlarını öde ve bütün hasımlarını senden razı et. Allah'a ne zaman kavuşacağım deme ki,  pek  kısa zamanda ona kavuşacak ve yaptıklarının hesabını vereceksin. Yemin ederim ki, Allahü Zülcelal, elinden yakanı asla kurtaramayacağın hasmındır. Kuvvet ve kudretin kemali ona mahsustur.

Unutma ki: Kötülüklerin dolayısıyla hasım olarak Allah kafidir . Daha başka hasımlar kazanarak düşmanını çoğaltma. O'na olsn isyanın senin için yeter bir ayıbdır, o ayıbın üzerine birtakım ayıblar daha ilave etme...

Farzedelim ki:

Benim Rabbimin rahmeti sonsuz ve keremi hudutsuzdur, diyeceksin Peki o hakkını yediğin insanların hasis nefisleri için ne diyeceksin? [Senden davacı olmayacaklarından emin misin?]

Anasını babasını seven ve onlara itaatta kusur etmeyen bir kimseye Allahu Zülcelal rahmetini nasip eder. Adına yemin ettiği Allahtan sakınan O'ndan rahmet dileyen, hısım akrabaya karşı güzel alaka kuran, kendisine kötülük eden akrabasını dahi seven ve koruyan onlar kin ve adavetlerini terkedinceye kadar iyi muameleye devam eden kimse İlahi rahmete hak kazanır. Onların da arkadan kötülük planları kurmalarına ve tatbik etmelerine mani olur.

İyi bilmelidir ki: Hısım ve akraba ile iyi geçinmek çok zor bir iştir. Bununla beraber hür bir insan hısım ve akrabasını mutlaka himaye etmeli, bulaşıcı hastalıktan kaçar gibi onlardan kaçmamalıdır.

İnsana layık olan, temiz asaleti icabı, başkalarına mutlaka faydalı ve hidayete ermelerine vesile olmaktır.

Adalet ve insaf kalbinde yer ettikten sonra zulüm ve insafsızlık çukuruna düşen kimse gibi, tertemiz su üzerine çamurlu su içmiş kimse yoktur. 

Adalet pınarı, cilalanmış aynadan güzel ve doğru sözler fışkıran zekadan daha parlaktır. Zulüm deresi ise deveye sürülen katrandan ve yalan vaadden daha karanlık ve pistir. 

İÇKİ BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR İÇKİ BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR

İnsaf sahibi insan başkalarının hakkını yemekten nefret eder ve herkesin hakkını öder. Zalim olan ise başkalarının hakkını gasb etmekten hoşlanır ve elinden kaçırmamak için olanca gücünü sarf eder.