Almanya’nın başkenti Berlin’de, 51 yıl önce Spree Nehri’ne düşerek yaşamını yitiren 5 yaşındaki Türk çocuğu Çetin Mert anıldı. Berlin Türk Cemaati tarafından düzenlenen etkinliğe siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Etkinlik kapsamında “Çetin Mert Dosyası” isimli sergi açılırken, Çetin Mert’in yaşamı ve ölümünün ardından yaşanan süreçlere ilişkin belgeler paylaşıldı. Berlin Eyaleti Çalışma, Sosyal İşler, Eşitlik, Uyum, Çeşitlilik ve Ayrımcılıkla Mücadele Bakanı Cansel Kızıltepe de anma programında konuşma yaptı.
Trajik olay Berlin Duvarı döneminde yaşandı
Çetin Mert, 11 Mayıs 1975 tarihinde beşinci yaş gününde Berlin’in Kreuzberg bölgesinde arkadaşlarıyla oynarken topunu almak için Spree Nehri’ne düştü. O dönemde nehrin bulunduğu alan Doğu Almanya sınırları içerisinde kabul edildiği için Batı Berlin itfaiyesi ve polis ekipleri müdahalede bulunamadı.
Olay yerine gelen Doğu Alman sınır güvenlik ekiplerinin ise geç müdahale ettiği belirtildi. Çetin Mert’in cansız bedeni saatler sonra sudan çıkarıldı. Yaşanan olay, Berlin Duvarı döneminin en trajik insan hikâyelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
“Berlin Duvarı’nın en genç kurbanlarından biri”
Anma etkinliğinde yapılan konuşmalarda Çetin Mert’in Berlin Duvarı’nın en genç kurbanlarından biri olduğu vurgulandı. Yetkililer, açılan serginin geçmişin unutulmaması açısından önemli olduğunu ifade etti.
Berlin Duvarı Vakfı tarafından yapılan açıklamada, Spree Nehri çevresinde benzer şekilde hayatını kaybeden başka çocukların da bulunduğu ve Çetin Mert’in hikâyesinin sınır politikalarının insani sonuçlarını gösteren sembollerden biri hâline geldiği belirtildi.
Adı parka verildi
Berlin’in Kreuzberg semtinde geçtiğimiz yıl bir park ve çocuk oyun alanına Çetin Mert’in adı verilmişti. Parkta yer alan anıt ve bilgilendirme panolarıyla küçük çocuğun hikâyesinin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Anma etkinliğinde konuşan yetkililer, Berlin Duvarı döneminde yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini belirterek, Çetin Mert’in adının Berlin tarihinde önemli bir sembol olarak yaşamaya devam edeceğini ifade etti.
