HANE-İ SAADETTE SAADET BULAN YETİMLER

HANE-İ SAADETTE SAADET BULAN YETİMLER

Asrı saadette, Hz. Peygamberin hanesi, yetimlerin en çok huzur buldukları yerdi.

Kanadı kırık  yavrular  için Hz. Peygamberin kanatları altında yer bulmak yüce bir saadetti. Yuva sıcaklığını hane-i saadette bulan yetimler, Enesler, Abdullahlar, Beşirler...

Her biri Allah Resulü'nün engin merhametinden nasiplenmiş, Peygamberin sav hanesinde olma ve terbiyesinde büyüme saadetine ermişlerdi.

Kanadı kırık yetimlere kol, kanat geren onların yardımlarına merhem olan gözlerindeki yaşı sileni cennetle mijdeliyordu Nabi. Kimsesizlerin kimsesi olanlara yani başında yer arıyordu.

Zira o, yetimliğin bir yanı eksik bir tarafı yarım yaşamanın ne demek olduğunu herkesten iyi bilirdi.

Rabbinin kendisini yetim bulup barındırdığı gibi inananların da hanelerinde yetimlere yer açmalarını öğütlüyordu. ''Müslümanlar arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir.   

Müslümanlar arasında en kötü ev ise içinde kendisine kötü davranılan bir yetimin bulunduğu evdir. (İbn. Mace)

KABİR TAŞLARI BİRER NASİHATTIR

Peygamber efendimiz sav ölümü hatırlatıp ibret almaya vesile olan bir öğüt olması gibi gerekcelere dayandırarak ümmetini kabir ziyareti konusunda teşvik etmiştir.

Hiç kuşkusuz O, sav bu teşvikle Müslümanların ahiret inancını canlı tutmayı hedeflemiştir. Bunun da müminin sorumluluk bilincine olumlu yönde katkılar sağlayacağı muhakkaktır.

En katı kalplerin dahi ölüm duygusu karşısında yumuşama eğilimi gösterdiği mekanlardır.

Bu açıdan baktığında kabirlere yapılacak ziyaretler her şeyden önce pişmanlık hislerinin harekete geçmesine vesile olacaktır. Kabir ziyaretleri esnasında dünya yaşamının geçici olduğu gerekçesiyle yüzleşen kişi dünyevi zevk ve menfaatleri amaç edinen çabaların ne kadar anlamsız olduğunu yakından fark edecek ve bir an önce kendisine çeki düzen vermenin hesaplarını yapmaya başlayacaktır.

Kabir ziyaretinin sağlayacağı bu faydalar kadın erkek tüm müslümanlar için büyük önem taşımaktadır.

Kabir, ya cennetten bir bahçedir, ya da ateşten bir kor ocağıdır. Elbette Allah korkusu ile doğruluk ve adaletten ayrılmayanlar cennette bi bahçede, aksi davranıp yaşayanlar da kor halinde ateş çukurundadır.. Cenabı Allah akıbetimizi hayırlı eylesin.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER