HAYDAN GELEN HUYA GİDER

HAYDAN GELEN HUYA GİDER

Genelde çaba harcamadan kazanılan bir şeyin kolay kaybedileceği gibi düşünülür ve bunu ifade etmek için çoğu zaman "Haydan gelen huya gider." denir.

Fakat bu sözün gerçeği “Hayy'dan gelen Hu'ya gider.” anlamındadır. Yani, Allah'tan gelen Allah'a gider, demektir.

Esasen bu ifadenin aslı, Yüce Mevlamızın "Hayy" ve "Hu" sıfatları kastedilerek, "Her zaman diri olan Rabbimizden gelen her şey yine o Rabbimize dönecektir." manasına gelen bir sözdür.

Nitekim bir ayette "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn - ''Biz şüphesiz Allah'tan geldik ve yine Allah'a döneceğiz.'' dememiz istenir:

''Andolsun ki sizi biz az korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.''

Onlar; başlarına bir musibet gelince, ‘İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn / Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz.’ derler.” (Bakara, 2/155-156)

Demek ki, her şey Allah'tan gelir ve yine her şey O’na döner. Biz de şüphesiz her şeyimizle Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz.

Ne yazık ki, anonim edebiyat ve dilimizin en büyük zenginliklerinden olan deyim ve atasözlerimizin birçoğu, zamanla unutulmuş, bir kısmı da asıl anlam ve biçiminden koparılarak söylenmektedir. Hatta bir kısmı Müslümanlara ait olmadığı halde İslam toplumunun deyimleri ymiş gibi zannedilmiş olabiliyor.

Bunlara verilecek çok örnekler var, ancak bazılarına dikkat çekmekle yetinelim:

Göz var nizam var. Doğrusu: Göz var izan var. İzan: anlayış, anlama yeteneği demektir.

Eşek hoşaftan ne anlar. Doğrusu: Eşek hoş laftan ne anlar.

Aptala malum olurmuş. Doğrusu: Abdala malum olurmuş. Abdal: Ermiş, evliya, kalp gözü açık demektir.

Saatler olsun. Doğrusu: Sıhhatler olsun. Sıhhat: Sağlık, afiyet demektir.

Su küçüğün, söz büyüğün. Doğrusu: Sus küçüğün söz büyüğün. Büyükler konuştuğu zaman, küçükler saygı gösterip dinler demektir. .

Ava giden avlanır. Burada anlatılmak istenen ava giden kişinin av olabileceği değildir. Atasözünde tembellikten kaçınılmayı öğütlemekte ve sadece ava giden kişilerin avlanabileceği vurgulanmaktadır. Yani sadece ava gidenler avlanabilir evde oturup yatanlar değil.

Senin yaptığını Çorumlu yapmaz. Eskiden bir Müslüman hata yapınca, "Senin yaptığını çoğu Rum yapmaz." denirmiş. Yani bırak bir Müslümanı Rumların çoğu bile bunu yapmaz demek istenirmiş. Ancak bu ifade zamanla Çorumlu zannedilmiş.

Çok yaşa. Bazen hapşıran birine "çok yaşa" diyenler olabiliyor. Çok yaşamak, tek başına bir değer ve anlam ifade etmez. Bunun doğrusu, hapşıran bir Müslüman Elhamdülillah diyerek Allah'a hamd eder, bunu duyan Müslüman da yerhamükellah, yani Allah merhamet etsin diyerek ona dua eder.

Toprağı bol olsun. Vefat eden Müslüman için toprağı bol olsun denmez. Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun, denir ve merhum için dua edilir. "Toprağı bol olsun." ifadesi Müslüman olmayan iyi insanlar için söylenirmiş.

Kendine iyi bak. Bunun doğrusu, kendine dikkat et, şeklinde olmalı. Kendine iyi bak sözü İngilizceden devşirmedir.

Ayrıca, Bana dokunmayan yılan bin yaşasın,

Bekarlık sultanlıktır,

Babana bile güvenme,
Çok biliyorsan kendine sakla,
Düşene bir tekmede sen vur,
Dünyada mekan ahirette iman lazım,
Dayak cennetten çıkmadır,
Eşek cennetini boyladı,
Fala inanma falsız da kalma,
Gözümle görmediğime inanmam,
Hayatımı garantiye aldım,
Hızlı yaşa genç öl cesedin yakışıklı olsun, gibi atasözü veya deyim zannedilen uydurma sözlerin, Müslümanlar olarak bizlerin kültüründe yeri yoktur.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER