Kabir hayatı, insanın dünya hayatının bitmesiyle başlayan, ikinci sura üflenme ile son bulan geçici bir hayattır.

Geçicilik yönüyle dünya hayatına benzerken amellerin olmaması itibariyle de ahiret hayatına benzer. Kabir hayatına dünya ile ahiret arasında engel anlamına gelen ''berzah'' hayatı da denilir. Kur'an-ı Kerimde berzah şöyle anlatılır:

''Onlardan birine ölüm gelince '' Rabbim beni geri çevir, belki yapmadan bıraktığını tamamlar, iyi işler işlerim, der. Hayır, bu söylediği sadece kendi lafıdır.Tekrar diriltilecekleri güne kadar, arkalarında onları geriye dönmekten alıkoyan bir berzah engel vardır. (Müminun; 23/ 99-100)

Kabir hayatının nasıl olacağı ve mahiyeti konusunda çok açık bilgiler yoktur.

Bir hadiste '' Kabir ya cennet bahçesinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur.'' (Tirmizi) bu kurtarmış yutarak bir ölçüde mahiyeti hakkında bilgi verilir.

Kabirde mümin güzel bir hayat içinde bulunacaktır. Kabir hayatında da kişinin iman ve amelleri belirleyici olacaktır.

***

Bir ayet; Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. (Maide;5/ 32)

Hadis: ''Allahım! Sen Haksın. Vaadin de hak, Sana kavuşmak da hak sözün de hak, Cennette hak, Cehennem de hak, Peygamberler de hak,

Muhammed sav de hak Kıyamet saati de hak. (Buhari)

Dua ibadetin özüdür: İbn Mesud ra, Peygamber sav efendimizden rivayet ediyor: '' Kim sıkıntıya düşerse halini insanlara açıklar ve onlardan bir şey isterse o kişi sıkıntıdan kurtulamaz. Her kim de düştüğü sıkıntıdan dolayı ihtiyacını Allah'a arz ederse o kişiye er yada geç Allah'ın rızık vermesi yakındır''.

Ebu Hureyre şöyle buyurmuştur: '' Allah katında duadan daha değerli bir şey yoktur.'' Allah kendisinden istemeyen kişiye gazap eder.