KADİRİ TARİKATI NEDİR?

KADİRİ TARİKATI NEDİR?

Kadirilik ya da Kadiriyye, Sünnîliğin Hanbeli mezhebine mensup Abdülkâdir Geylânî tarafından 12. yüzyılın başlarında kurulan ve silsilesini Ali bin Ebu Talib'e dayandıran sufi/tasavvufî yol.

Kadirilik ya da diğer adıyla Kadiriyye İslam dünyasının ilk tarikatı ve dolayısıyla en köklüsü ve en yaygınıdır.

Kurucusu Abdülkadir Gıylanî'dir. Bazı kaynaklarda Geylanî diye de geçer. Abdülkadir Geylani, Hazar denizinin güneyindeki Nıyf köyünde 1077 yılında dünyaya gelmiştir. Öğrenimi Bağdat şehrinde olmuş ve dönemin en önemli İslam bilginlerinden olan sufi Ebû Sa'd Mübarek-i Muharrimi'den mezun olmuştur. Ölüm tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte kaynakların bir kısmını ölüm tarihini 1166 kimisi de bu tarihten bir yıl sonrasını yani 1167 yılını verir. Mezarı, Bağdat'taki tekkesi nedir.

Kadirilik, İslam dinin ilk tarikatıdır. Aslında Geylani'den önce de bazı şeyhlerin çevresinde toplanan müridler olmuş, ondan ders alan kişiler olmuştur ama bu dersler ve ikmal o şeyh ölene kadar var olmuştur. Şeyh öldükten sonra öğrenciler dağılmıştır. Kadirilik bu yüzden ilk İslam tarikatıdır çünkü Geylani öldükten sonra devam etmiş, günümüze kadar gelebilmiştir.

Abdülkadir-i Geylani Kimdir?

Yukarıda da giriş yaptığımız üzere Geylani, Anadolu topraklarının dışında doğan ve dini eğitimini Bağdat tarafında alan bir zattır. O, Ebû Sa'd Mübarek-i Muharrimi'den ders aldıktan sonra hocasının kendisine tahsis ettiği medresede 1127 yılında ders vermeye başlamıştır. Kayıtlara göre Geylani, Cuma günkü dini görevleri dışında medreseyi terk etmez , öğrencilerin ona sorduğu sorulara eksiksiz ve tatmin edici cevaplar verilmiş. Bu ünü de onun düşüncelerin medreseden taşmasına yardımcı olmuş.Müderris ve vaiz olarak Bağdat ve civarında o kadar çok tanınmış ki oğlu onun hakkında anısını anlatırken Ebû Medyen el-Mağribî, Ebû Amr Osman b. Merzûk gibi zatların babasının elinden hırka giydiklerine değinmiştir. Daha sonra bu zatlar, onun tarikatında halife olarak görev almışlardır ki bu da gösteriyor ki Geylani'nin tarikat süreci kendisi hayattayken başlamıştır.

Geylani'nin çok fazla çocuğu vardır, çocukları da babalarının yolundan gitmiş ve onun ilmini onun tarikatını geliştirmeyi amaçlamışlardır. Bu bakımdan Kadirilik tarikatının yayılmasının bir nedeni de Geylani Nin evlatları ve evlatlarının babalarına olan bağlılıkları dır. Özellikle Seyfeddin Abdülvehhâb babasından birebir ders almakla birlikte onun yerine öğrencileri de medresede okumuştur.

Geylani'nin çocuklarından Ebû Nasr, Bağdat'ın Moğollar tarafından işgali sırasında kadılkudâtlık görevindeydi ve Moğolların yıkımına maruz kalan yerlerden birisi de Kadirilik tarikatı idi. Bu istila sırasında Geylani çocukları ve torunları farklı yerlere dağılarak tarikatı daha geniş coğrafyalara yapmayı başarmışlardır. Geylani'nin yıkılan türbesi ve medreseleri başka bir Türk imparatoru tarafından yani Kanuni tarafından Mimar Sinan'a yeniden işgal ettirilmiştir. 1534 deki bu imardan sonra Bağdat'a nakîbüleşraf olarak yine Geylani soyundan birisi Osmanlılar tarafından getirilmiştir. Bu görev uzun bir süre Geylani soyundan gelen tarafından idare edilmiştir.

Bizim tarihi yakinen takip ettiğimiz Behcetü'l-esrâr ve Kalâidü'l-cevâhir gibi eserlerde Geylani'nin soyu baba tarafında Hz. Hasan'a anne tarafından Hz. Hüseyin'e dayandırılır. Kendisine inananların onun hakkında uydurduğu birçok rivayet ve destansı hikayeler mevcuttur.

Kadirilik Tarikatı Nasıl Oluşmuştur?

Kadirilik, Tanrı adlarını anmayı benimseyen bir sistemdir. Esma yolundadırlar da diyebiliriz.Seyr-i süluk, Tanrı'nın yedi isminin anılması ile başlar : Lâ ilâhe illallah, Allah, hû, hay, vâhid, azîz, vedûd isimlerine usul es-mâsı; hak, kahhâr, kayyûm, vehhâb, müheymin isimlerine fürû esmâsı denir. Salik her isimden sonra iki rekat namaz kılar. İsimler, nefsin yedi aşamasını temsil eder.Bu isimler, nefsin her aşamasında belli sayıda belli kere zikredilir. Bu aşamalar, kollarda çok az da olsa değişikliğe uğrar.

Tarikat sistemi Geylani tarafından belirlenmiştir, ayrıca tarikat faaliyetleri de Geylani hayattayken başlamıştır. Mevlevilik gibi babanın yolunu tarikat haline getiren bir tablo yoktur burada. Dönemin önemli zatları da Kadirilik tarikatının yayıcısı olmuştur. Bunların yanı sıra Geylani'nin ailesi, torunlar ve çocuklar bu tarikatı yürütmüşlerdir. İlk kurulduğunda Bağdat şehrinde hatırı sayılı bir üne sahip olmuştur.

Kadirilik tarikatında namaz kılınır; yalnız 5 vakit namaz ardından ayrı ayrı okunulan hizbü'l-ibtihâl, hizbü's-Süryûniyye, fethu'l-beşâir, hizbü'l-fethiyye, hizbü't-temcîd adlı hiziplerle vardır bunlar Geylani tarafından belirlenmiştir.

Kadiriyye tarikatında Halvetiyye Deki gibi halvet, Nakşibendiyye Deki gibi râbıta uygulaması vardır. Tarikat Mensubu her gün 100 adım atar ve her adımda Hz. Peygamber'i zikreder. Akşam namazından sonra da yine 100 defa habir zikredilir.

Tarikat, kurucusu Geylani öldükten sonra ve Moğollar Bağdat'ı işgal ettikten sonra dünyanın dört bir yanına dağılmışlar. Bu dağılma sonucunda da tarikat kolları oluşmuştur.

Abdülkadir Gölpınarlı, Mezhepler ve Tarikatlaradı eserinde, Kadirilik tarikatının kollara ayrıldığını söylerve onları sayar: Esediye, İseviye, Ekberriye, Hafiyye, Eşrefiyye, Hilaliyye, İsmailiyye, Garibiyye ve Halisiyye.

Esediyye : Bu kol hakkında pek fazla bilgi yoktur.

İseviye : Gariptir ki bu kolun kurucusu bir papazdır. Rivayete göre bir papaz parasızlıktan ben Abdülkadir halifesiyim demiş ve çevresine de bir sürü insan toplanmış. Yalnız kendisi hala Hıristiyan dinine bağlı imiş. Bir gün müridleri ile bir su kıyısına gelmiş, tüm müridler, Allah adını anıp suya ayak basmışlar, hiçbir mürid ıslanmadan gölün kıyısına geçmiş.Üstelik ayakları bile ıslanmamış. Bunu gören papaz, ben sizin dininize inandım diyerek Müslüman olmaya karar vermiş ve o da müridleri gibi gölün kıyısına geçebilmiş. Gölün kıyısına müridlerine durumu anlatmış ve müridlerine isterlerse onu bırakabileceğini söylemişler. Müridler ona " Sen bizi Hıristiyan iken bu hale getirdin, şimdi bizi daha da iyi yaparsın" diyerek onu bırakmamışlar. Papaz ismini değiştirmiş ve "İsa" adını almış; tarikatın adı da İseviye olarak kalmış.

Ekberriye : İbn-i Arabî'ye bağlıdır. İbn-i Arabi, Abdülkadir Geylani'yi "Futuhât" adlı eserinde över.

Safiyye :Abdülkadir Yafi'ye tabii olan bir koldur.

Garibiyye : Garibullah Muhammed adındaki bir Hintli tarafından kurulmuştur. Hindistan'da yaygındır.

Eşrefiyye : Hacı Bayram Veli'nin damadı olan Eşrefzade Abdullah-ı Rumi tarafından kurulmuştur. Türkiye'de yaygındır. Eşrefzade Abdullah-ı Rumi Hüseyn Hameviye'den hilafet alarak bu tarikatı Kadiriyye koluna mensup olarak kurmuştur.

İsmailiyye : Buna Rumiyye diyen de vardır. İsmail-i Rumi tarafından kurulmuştur. Anadolu'da aktiftir. İsmail Rumi, Tosya'da doğmuş,Bağdat'a gitmiş Kadirilik tarikatına mensup olmuştur. Daha sonra Anadolu topraklarına dönmüş, Rumeli'de 40 kadar tekke açmıştır. Ayrıca İstanbul Tophane tarafında Kadirilik tekkesini de o yapmıştır. Sultan Ahmet'in camisinin açılışında da Kadiri zikrini idare etmiştir.

Halisiyye : Abdurrahman Halisi Talabani tarafından kurulmuştur. Kerkük'te doğan bu zat, 1857 yılında vefat etmiştir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER