KERBELA VAKASI...

KERBELA  VAKASI...

Hz Muhammed'İn ölümünden sonra Hz Ebubekir halife seçilmiş, fakat bazıları bu hakkın Hz Ali’ye ait olduğunu savunmuşlardı. Hz Ali,  ancak 656 yılında Hz Osman'ın da ölümü üzerine halife olabilmişti.

Hz. Ali, Hz. Osman'ın katillerini bulmak ile suçlanmış,. Hz. Ali ve Muaviye arasında gerçekleşen Sıffin Savaşı sonrasında Müslümanlar arasında ayrımcılık da başlamıştı.

Beş yıl halifelik yapan Hz Ali, 661 yılında Hariciler tarafından şehit edilmiş ve iktidara Muaviye geçmişti. Hz Ali’nin yerine geçen Hz. Hasan halifeliği Muaviye’Ye bırakmak zorunda kalmıştı. Muaviye’den sonra ise halifelik, Hz. Ali’nin diğer oğlu Hz. Hüseyin’e devredilecektir. 

Buna rağmen Muaviye,  henüz hayatta iken oğlu Yezid'e biat edilmesini istemiş, fakat Hicaz ahalisi ile Hz Hasan ve Hüseyin’in taraftarları Yezid'e biat etmemişlerdi. Yezid tahta çıkınca Medine ve Küfe lilerin desteğini alan Hz Hüseyin halifeliğini ilan etmek için yanındaki yetmiş iki kişi ile Küfe’ye doğru yola çıktı. Bu esnada Kufelilerin isyanı Yezid tarafından bastırılmış, Hz Hüseyin, Yezid’in adamları tarafından Kerbala’da kuşatılmışlardı.

Çıkan çatışmada Hz Hüseyin ve yanındaki 72 kişi de öldürülmüştür. Hz Hüseyin’İn cesedi Yezid’in gönderdiği ordunun komutanı Ubeydullah bin Ziyad'ın emri ile atlara çiğnetilir. Yezid'in askerleri çadırlara girerek kampları da yağmalar. 680  (Hicri 61, 10 Muharrem)

Kan ağlasun şafak haber-i Kerbelâyiçün

Mâtem libâsı geydi gice ol ‘azâyiçün   
Hz Hüseyin ve yanındakilerin cesetleri ertesi gün El-Gadiriye köylüleri tarafından defnedildi.

Kerbela olayı hakkında yüzlerce eser, binlerce şiir yazılmıştır. Kerbelâ ve Kerbelâ katliamı edebiyat ve şiir dünyamızda en çok bahsi geçen konuların başında gelmektedir.

Hasan hecrindesin ey müdde’i var zehr-i gam nûş it
Visâli bâdesin içer Hüseyn’ün dem-be-dem ‘aşık
Mahabbet Kerbelâ’sında gözü yaşın döker Ravzi
Hüseyn’ün‘ışkına guya ki harc eyler direm ‘aşık   
Yaktum Hüseyn' ışkına dâg-ı mahabbeti
Bu Kerbela’nuri ehline kerb ü bela gerek  
Geldi çün mah-ı muharrem kıldı dehri ruşena
Hatır-ı uşşâka d üş d it mâcerâ-yı  Hüseyn atından sahrâ-yı Kerbelâ'ya
Cibril var haber ver sultâıı-ı enbiyaya         
Şîr-i şeh-i cenâb-ı şefîk-i Hasan Hüseyin
Bir şeh ki tahtgâh-ı sa‘âdet mü’ebbedi     

Gece gündüz arzumanım Kerbela
Gidelim gaziler İmam aşkına

Serden başka benim sermayem yoktur
Verelim gaziler İmam aşkına            

Kerbela çölüne bir koyun geldi
Duyunca Muhammed Ali ağladı
Koyunun feryadı bağrımı deldi

Yürekteki yaralarım ağladı        
Benim dostum Kerbelaya aşık ol
Çıkarmaya kara bağla bir zaman
Aşık olmak elde büyüm vesile
Coşkun sular gibi çağla bir zaman    

Biz ezelden ikrar verdik inandık
Yetmiş idi ahdu peyman kerbela
Şah Hüseynin kanı ile boyandık
Toprağındır derde derman kerbela  

Kerbela Çölünden Fatma anamız gelmiş
Bakında Fatma Anamız dardamı darda
Ondaki Kalb müsahip kalbi
Bakında Fatma Anamız dardamı darda    
Müminlere unutulmaz bir acı
Ağlayana hep melekler duacı
Deden arş yüzünde yaptı miracı
Ah senin dertlerin İmam Hüseyin   

Kerbela'yı yalın ayak yürüdüm
Sana geldim can Hüseyin merhaba

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER