Bu bölümde nefsi ıslahtan, terbiyeden, iyi ahlaktan bahsedeceğim. Meydandan, attan,  çevgandan ve toptan değil...
Sen ki nefs gibi bir düşmanla aynı evde oturuyorsun; dışardaki düşmanlarla uğraşmayı bırak.
Nefsin dizginini haramdan çekenler, yiğitlikte Rüstem'i  ve Sam'ı geçmişlerdir.
Gürzle düşmanın beynini ezeceğine çocuk gibi kendini  beğenmekle terbiye et. Sen kendi nefsin ile başa çıkamıyorsun.
Senin gibi bir düşmana kim önem verir? Senin vücudun iyilik ve kötülüklerle dolu bir şehirdir. Sen o şehrin sultanısın, aklın da senin vezirindir.
Bu şehirde bir takım serkeş alçaklar vardır. Kibir, tamah ve hırs  gibi... 
Heva ve heves ise yankesici hırsızlardır.
Rıza ve takva ise bu şehrin kendi halinde, iyi insanlarıdır. 
Padişah kötülere  cinayette bulunursa, iyilerin hiç huzuru kalır mı?
Şehvet, gurur, hırs ve haset  damarındaki kan,  vücudundaki  can gibi  içine işlemiştir. 
Bu düşmanların kuvvetlenirlerse sana kafa tutar, baş kaldırırlar.
Fakat akıl pençesini kuvvetli görürlerse heva ve heves serkeşliği bırakır, sana tabi olurlar.
Düşmana siyaset etmeyen düşmanı eliyle riyasetten düşer. Bu hususta fazla söz söylemeye lüzum yoktur. 
Öğüt kabul edene bir tek söz yeter.

SÜKUT ALTINDIR:

Ey çok bilgili insan, dilini tut! 
Yarın dilsizlere sorgu yoktur. 
İçinde hakikat cevheri olanlar, sedef gibi ağızlarını açınca inci saçacaklar.
Çok konuşanın kulağı tıkalıdır. 
Nasihat ancak susana tesir eder. 
Nefes nefese durmadan konuşacak olursan kimse sözünün zevkine varamaz. 
Sen kendin de o sözün tatlılığından fayda sağlayamazsın.

Ölçülmemiş kumaş nasıl biçilmezse tertibe konulmamış sözü de söylememeli.
Az konuşan hiçbir zaman mahçup olmaz. Arpa kadar misk, bir yığın çamurdan daha iyidir.
On adam miktarı konuşandan sakın. Alim gibi bir söyle, fakat pir söyle.
İsabetsiz yüz tane ok atacağına bir tek ok at, fakat hedefe isabet ettir.

İnsan, duyulduğu  vakit yüzünün kızardığı  sözü neden gizlice söyler?

Duvar dibinde kimsenin aleyhinde konuşma. Çünkü duvarın arkasında biri bulunup da o söylediğin sözü duyabilir.
Kalp sırların zindanıdır. Dikkat et kapısı açık kalmasın.
Mumun dilinden yandığını gördüğü içindir ki, alim insan ağzını dikmiştir. 
(Şeyh Sadi Şirazi Gülistan)