KÜRTÇE ANA DİL EĞİTİMİ OLUR MU?

Anayasanın ilk dört maddesi;
MADDE 1.
– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
MADDE 2.
– Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 3.
– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili TÜRKÇEDİR.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı "İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4.
– Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin,
Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki,
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri,
Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Anayasamız böyle diyor,
KILIÇDAROĞLU NE DEDİ?
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu,
Ve altı ok ile ilkelerini belirlediği,
Ve bu altı oktan ikisinin milliyetçiliği ve devletçili işaret ettiği CHP’nin,
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının içeriğine bir bakalım;
“Kişilerin kendi anadilini öğrenmesi, anadilde okuması,
Yazması en doğal vazgeçilmez haklarından biridir.
Kürtçe de bunların içinde yer alıyor.
İnsan hakları çerçevesinde baktığımızda
En büyük dileğimiz bunun gerçekleşmesidir”
Bu sözlerin anlamını çözebilmek için kâhin olmaya,
Çok büyük stratejist olmaya gerek yok.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Kürtçenin okullarda ana dil olarak okutulmasını istemektedir.
Son günlerde iyice ayyuka çıkan,
Kankalığın ötesine taşınan bir CHP-HDP dolayısıyla PKK işbirliği var.
Biri Atatürk’ün kurduğu,
Cumhuriyet değerlerine bağlı, Laik, sosyal yüzü batıya dönük,
Ve milliyetçi-devletçi hedefle şekillendirilen CHP.
Diğeri ise PKK’nın siyasi uzantısı olan,
PKK’nın militan temini işini üstlenen, PKK’nın lojistik desteğini üstlenen,
PKK’nın yardım ve yataklığını üstlenen,
Binlerce insanımızın katledilmesinde dolaylı olarak payı olan,
Ülkemizin bölünmez bütünlüğü için tehlike olan bir parti var;
“HDP”,
İşte Sayın Kılıçdaroğlu böylesine tehlikeli bir birlikteliğin içindedir.
Son günlerde Anayasamızın değişmez, değiştirilemez dört maddesinin,
Değiştirilebileceğinin sinyallerini vermesi de bundandır.
Kandaşı olan HDP’ ye havuç uzatmakta,
Bu birlikteliğin devamı için Türkiye için tehlikeli ödünler verme sevdasındadır.
Düşünün Kürtçe, Türkiye Cumhuriyetinde ikinci ana dili oldu.
Güneydoğu’da insanlarımız Kürtçe okumaya yazmaya başladılar.

Kitapları, gazeteleri, mecmuaları her şeyleri KÜRTÇE olacak.
Beş on yıl sonra bölge insanı Türkçeyi tamamen unutacak.
Birbiri ile anlaşamayan,
Konuşamayan derdini anlatamayan iki insan topluluğu ortaya çıkacak.
Hal böyle olunca doğudan gelen bir Kürt kökenli insan ile
Anadolu’da Türkçe konuşan insanlar nasıl anlaşacaklar?
Nasıl bir ortak ülkü ideal hedefinde birleşecekler?
Devlet olmanın temel koşulları vardır.
DİL birliği Din birliği, Tarih birliği gibi.
Bunlardan biri sekteye uğrarsa toplum için kaostan öte bir şey olur.
Türkiye Cumhuriyeti üniter yapıda,
Ana dili TÜRKÇE olan başkenti Diyarbakır değil de Ankara olan,
Bölünmez bütünlük ilkesini şiar edinmiş bir ülkedir.
Bu ülkeye ana dilde ikinci bir dili sokmak,
Sadece Türk insanı için değil,
Bize yabancılaşacak bin yıllık tarihsel kardeşlik bağlarını zedeleyecek,
Kürt insanını kardeşlerimizi bizden uzaklaştıracak,
İhanet türü bir girişim olur.
Bunu en çok PKK ve de onu kullanan, Türkiye için emperyalist emelleri olan,
ABD, İsrail ve de batıdır.
Tarihe bakarsak yüzyıllardır bunun emperyalistler için bir emel olduğunu görürüz.
Öte yandan, Fransa, Almanya, İngiltere, İspanya.
Bu üç ülkede üniter devlet yapısında.
Buralarda milyonlarca Fransız, İngiliz, Alman, İspanyol olmayan insan yaşıyor.
Hangi ülkede ikinci bir yabancı ana dil olarak kullanılıyor Allah aşkına!
İspanya’da AB destekli Katalanlara yapılanlara bir bakın.
Bizden PKK’ya Kürtçe eğitim özerkli isteyen batı,
Aynı taleplerde bulunan bütün Katalan liderleri tutukladı.
O kadar ikiyüzlüler yani!

ÖZERKLİĞİ Mİ KONUŞACAK?
Yine bir toplantıda Sayın Kılıçdaroğlu’na,
Kürt sorununu nasıl çözeceği konusunda fikirleri soruldu.
Kılıçdaroğlu;“Oturup konuşacağız. Herşeyi konuşacağız” dedi.
PKK-HDP’nin istekleri belli;
Ana dilde eğitim istiyorlar. Türkiye’den 23 tane il-şehir istiyorlar.
Kendi parlamentolarını kurmak istiyorlar.
Kendi bayraklarını istiyorlar.
Kendi güvenlik güçlerini ordularını oluşturmak istiyorlar.
Özerklik istiyorlar. Özetle bağımsızlık istiyorlar.
Ve bu istekler gerçekleştiğinde de, Kandil’deki katiller sürüsünün,
Bu özerk yönetimin başına geçmesini istiyorlar.
CHP gibi Atatürk’ün kurduğu partinin lideri bu talepleri nasıl karşılayacak?
Sadece iktidara gelebilmek, HDP oylarını alabilmek için,
PKK-HDP’ ye bu tür ödünler verilebilir mi?
Bana göre CHP bu PKK partisinin oyları ile iktidara geleceğine hiç gelmesin.
Hatta partinin kapısına kilit vurup kapatsın,
Atatürk’ün kemiklerini daha fazla sızlatmasın.
Ve artık Atatürk’ün adını bile ağızlarına almasınlar.
Çünkü Atatürk’ün kurduğu o parti artık yok.
Onu Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, tarihin tozlu raflarına kaldırdı.

YORUM EKLE