Bloomberg'den Beril Akman ve Kerim Karakaya imzalı haberde Merkez Bankası'nda yaşanan krizin perde arkası aktarıldı.

Ekonomim'in derlediği 'Türk merkez bankacısının aylar süren çöküşünün iç yüzü' adlı yazı şöyle:

"Türk merkez bankacıları uzun zamandır tek bir kitleye oynuyor. Hafize Gaye Erkan söz konusu olduğunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güveni son ana kadar neredeyse hiç sarsılmadı.Fakat sonra yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık ekonomiye yeni bir çehre kazandırmayı misyon edinen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gibi diğer ağır topların güvenini kaybetmiş olması Erkan'ın sonunu hazırladı.

Merkez Bankası içinde ve Türkiye'nin iktidar koridorlarında kendisini eleştirenlere göre, Erkan'ın yaklaşık sekiz aylık görev süresinin sona ermesi, personel ile yaşadığı çatışmaların doruk noktasıydı. İç müzakereler hakkında bilgi sahibi olan ve medyaya konuşma yetkileri olmadığı için isimlerinin açıklanmasını istemeyen kişilere göre, bu, nihayetinde sonuçsuz kalan bir güç oyunuydu."

Haberde Erkan’ın, Şimşek’le birlikte geleneksel politikalara dönerek övgülere mazhar olmasının, ödemeler dengesi krizini ve potansiyel bir devalüasyonu önlediği aktarıldı.

Bloomberg, Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın haber için görüş vermeyi reddettiğine, Erkan'a yapılan çağrıların ve mesajların cevapsız kaldığına dikkat çekti.

Haberde yer alan bazı yorumlar şöyle:

"Erkan'ın bariz eksikliklerine gösterilen ilgi, selefi olan erkeklere gösterilen muameleyle de tam bir tezat oluşturuyordu. Eski merkez bankacılarından bazıları ekonominin zararına olacak şekilde Erdoğan'ın emirlerini yerine getirmiş ancak basın ya da siyasetçilerden aynı muameleyi görmemişlerdi.

Bu durum, Erkan'ın düşüşünde toplumsal cinsiyetin oynadığı rol ve daha geniş anlamda, 38 ülkeli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı içinde işgücü piyasasına katılım oranının en düşük olduğu ekonomide Türk kadınının durumu hakkında soru işaretleri yaratabilir."

Gaye Erkan döneminde yabancı yatırımcısının 5,3 milyar dolarlık devlet tahvili aldığını ve Borsa İstanbul’un yüzde 60’tan fazla yükseldiğinin anımsatıldığı haberde, yatırımcı güveni artarken, hükümet içindeki bazıları için gerilimin çoktan tırmanmaya başladığı aktarıldı.

Hükümet içindeki söz konusu kişiler, Erkan'ın birkaç ay görevde kaldıktan sonra, daha önce bakanlar ya da hükümet yetkilileri için çalışmış kişileri seçerek siyasi açıdan bilgili bir danışman ekibi oluşturmaya başladığını söyledi.

Bu kişiler, Erkan'ın Aralık ayında Hürriyet gazetesine verdiği ilk mülakatın, Erkan'ın hırsları hakkındaki okumalarını doğruladığını ifade etti. Bu röportajda Erkan, politikanın zaten yeterince sıkı olduğunu söyleyerek bir kez daha güvercin bir ton takınmış görünüyordu. Bu yorum, faiz belirleme komitesinin bazı üyelerinin, Başkan'ın Erdoğan'a daha sempatik görünmek istediğine ve erken bir gevşeme döngüsü başlatabileceğine inanmasına yol açtı.

Haberde, Hürriyet röportajında ev kiralarının yükseliğinden dem vuran ve ailesinin yanına taşındığını söyleyen Erkan’ın bu sözlerinin bazı hükümet üyeleri için çok politik olduğu ve ekonomi yönetiminin yansıtmak istediği teknokrat imajıyla çeliştiği ifade edildi.

Faizleri belirleyen Para Politikası Kurulu (PPK) içindeki gerilimin, Ocak ayında Erkan'ın yatırımcı toplantıları için New York'a gitmesi ve Erdoğan'ın ekonomi ekibini revize etmesinin arından Merkez Bankası'nın düzenlediği ilk toplantı olmasıyla doruğa çıktığı yazıldı.

Bloomberg haberi şöyle devam etti:

"Konuya dair bilgi sahibi kişilere göre Erkan, başta Merkez Bankası yardımcılarını geziye götürmek istemedi. Sonunda, PPK üyeleri Fatih Karahan ve Cevdet Akçay kendisine eşlik etti. Yatırımcı ilişkilerinden sorumlu yardımcısı Hatice Karahan ise yoktu.

Tüketici güven endeksi şubatta geriledi! Tüketici güven endeksi şubatta geriledi!

Yatırımcı görüşmelerini tamamladıktan sonra Erkan 10 gün daha Türkiye'ye dönmedi ve yerine bir başkan vekili atamadan seyahatini neredeyse bir aya uzattı.

Erkan ABD'deyken, bir gazetede ailesinin Merkez Bankası'nın işlerinde rol oynadığına dair iddiaların yayınlanmasıyla ülkede facia patlak verdi.

Konu hakkında bilgi sahibi olan kişiler o dönemde Bloomberg'e Erkan'ın babasının bankada sürekli bulunduğunu ve kurumda resmi bir görevi olmamasına rağmen bankanın işlerine özellikle de personel kararlarına müdahil olduğunu doğruladıklarını söyledi.

Erkan'ın babası sık sık İstanbul Sanayi Odası'ndaki bir toplantı da dahil olmak üzere iş etkinliklerine katılıyordu. Söz konusu kişiler, Şimşek'in de baba Erkan'ın katılımı karşısında şaşkınlığa uğrayanlar arasında olduğunu söyledi.

İddiaların ortaya çıkmasından günler sonra Erkan iddiaları reddetti ve yasal yollara başvuracağına dair söz verdi. X'te yaptığı açıklamada Erkan, yatırımcılarla daha fazla görüşme yapmak üzere ABD'de olduğunu söyledi.

İddialar ve Erkan'ın ABD seyahatinin uzaması, para politikası için önemli bir nokta olduğu kanıtlanan toplantı öncesinde tartışmaları sekteye uğrattı.

Geçen ay politika yapıcıların normalde faiz oranlarını tartışacakları hafta, bunun yerine PPK üyeleri ve Erkan arasında son olaylar üzerine yapılan çok sayıda tartışmayla geçti. Şimşek arabuluculuk yapmak amacıyla bu toplantıların bazılarına katıldı.

Şimşek'le aralarında da gerilim yükseliyordu. Şimşek ve diğer politika yapıcılar bu gerilimin Merkez Bankası'nın güvenilirliğini ve itibarını sorgulatacağından giderek daha fazla endişe duymaya başladılar. Maliye Bakanı'nın sonunda Erdoğan'a durumu anlattığı ve Cumhurbaşkanı'ndan Erkan'ı görevden almasını istediği söyleniyor.

Başlangıçtaki plan, Erkan'ın üç selefini para politikasını çok fazla sıkılaştırdıkları için görevden alan Erdoğan tarafından tasarlanan başka bir politika değişikliği algısından kaçınmak için gelecek ay yapılacak yerel seçimlere kadar beklemekti.

Son bundan daha erken geldi. Erkan cuma günü gece yarısından kısa bir süre önce "görevinden alınmak" istediğini açıkladı. Saatler sonra yayınlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde Erdoğan'ın onu "görevden aldığı" belirtildi."