AK Parti MYK toplantısı sonrası Ömer Çelik'ten kritik açıklamalar: Laiklik konusundaki tutumumuz bellidir

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

AK Parti MYK toplantısı sonrası Ömer Çelik'ten kritik açıklamalar: Laiklik konusundaki tutumumuz bellidir

Parti genel merkezindeki basına kapalı toplantı sonrasında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.

Çelik, şu ifadeleri kullandı:

- Vatanımızı, ülkemizi, milletimizi daha iyi noktalara getirmek için çalışmalara gayret edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Bugün iç ve dış politika gündemleri, sosyal politikalarla ilgili değerlendirmeler yapılacak.

- Bu sene Göbeklitepe'deki 13 bin yıl öncesine tarihlenen 2018'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilen taşın küçültülmüş kopyası Cumhurbaşkanımızın katılımıyla BM bahçesinde kalıcı olarak sergilenmeye başlayacak.

- Anadolu'dan çıkmış eserin BM bahçesinde sergilenecek olması Anadolu'nun dünya ve insanlık için önemlidir. Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, bakanlık personeline Dışişleri Bakanlığı'na teşekkür ediyoruz.

- Diyarbakır annelerinin vicdan nöbetini tutmaya devam ediyor. Başka illerdeki anneler de her zaman gündemimizdedir. İnşallah en kısa zamanda evlatlarına kavuşurlar.

- İçişleri ve Milli Savunma Bakanlığımızın koordinasyonunda çok güçlü şekilde terörle mücadele ediyor. Eren operasyonu 15 yerde sürüyor. Pençe operasyonları devam ediyor. Terörün her gün yeni boyutuyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu mücadeleler hem ülkemiz hem de milli güvenliğimiz adına mücadele olduğu gibi insanlık düşmanı olan terör örgütüne verdiğimiz mücadele aynı zamanda terör savunusudur.

- Güvenlik güçlerimiz sadece terör unsurlarıyla mücadele etmekle sınırlı faaliyet yürütmüyorlar. Sadece bu yıl içerisinde 130 terör eylemi engellenmiştir. Bu kararlı mücadeleyi veren, hassasiyeti gösteren güvenlik güçlerine teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum.

- Terör örgütünün yönetici kadrosuna yönelik operasyonlar bütün birimlerin koordinasyonuyla güçlü bir şekilde devam ediyor. Terörle mücadele operasyonlarına katılan bütün personele, bütün bu gayreti gösteren ekiplere sevgi ve selamlarımızı iletiyoruz.

- Pandemi döneminde Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığımızla ilgili koordinasyonla okulları açık tutma faaliyetini hassasiyetle sürdürüyor. Milli Eğitim Bakanlığımız gelinen noktayı sık sık bilgilendirerek paylaşıyor. AK Parti döneminde okul öncesi eğitime ilişkin son derece önemli işler yapılmıştır. 2002 ile 2020 yılları arasında okul öncesinde erişimli eğitim 1 milyon 200 bine yükselmiştir.

- Ortaöğretimde okullaşma oranı yükselmiştir. 12 yıllık kesintisiz eğitime geçmemiz büyük bir rol oynamıştır. Okullaşma oranı yüzde 87.93'e ulaşmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesi sürekli arttırılmıştır. Kuşkusuz eğitim alanındaki asıl özne öğretmenlerimizdir. Öğretmenlerimizin bu konuda oynadığı roldür. 2002-2020 yıllarında ilköğretimde 677 bin 915'e, ortaöğretimde 382 bin 109'a yükselttik.

- Öğretmenlerin öğrencileriyle ilgilenebilme imkanı arttı. İlköğretimde 17, ortaöğretimde 14 öğrenci ile bir öğretmen ilgilenmiştir. Performans artışında Türkiye 2018 yılında matematik ve fen alanında en yüksek puanlarına ulaşmıştır. Eğitim alanına bundan sonrasında da daha güçlü şekilde yeni yaklaşımlarla yatırım yapmaya devam edeceğiz.

- Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Daha Adil Dünya Mümkün' kitabı yayınlandı. Sayın Cumhurbaşkanımızın dünyadaki adaletsizlik, mülteci krizi, göç sorunları, İslam karşıtlığı konularında konuşmaları vardır. Bu kitap hem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde siyasetimizin yaklaşımları, liderlik ettiği konuları net bir şekilde anlatıyor. Küresel ölçüdeki ayrımcılık BM'nin meşruiyet, işlevsellik gibi çok ciddi sorunları var.

- Sayın Cumhurbaşkanımız yüksek sesle bunları ifade etti. Şimdi bu reform ihtiyacı daha çok kimse tarafından dillendiriliyor. Temsildeki adaletin sağlanması gibi konularda bu kitapta sadece eleştiri değil Türkiye adına yapılan önerileri okumak mümkün olacaktır. Bütün dünyadaki kurumların kapsayıcılığıyla ilgili çeşitli modeller ortaya konuluyor. Geçmişe göre dizayn edilmiş kurumlar bugünkü dünyanın ihtiyaçlarını karşılamıyor.

- Bu çerçevede kitapta Türkiye'nin reform çabalarına hangi cevapları ürettiği ayrıntılı şekilde görülecektir. Bu kitaptan elde edilen gelir AFAD'a bağışlanacaktır. Kitap çeşitli dillerde yayınlanacaktır.

- (Türkiye Cumhurbaşkanı ifadesi) "Türkiye Cumhurbaşkanı ifadesinin kullanılmasıyla ilgili olarak yapılan tartışma daha önceden yapılmıştı. Sayın milletvekili bunu bilgisizlik yüzünden dile getiriyor. Ya bilgisizlik ya kötü niyet. Çok daha büyük iddialar koyuyor. Türkiye Cumhurbaşkanı demek, Türkiye Cumhuriyeti'nin başı demektir. Türkiye Cumhurbaşkanı zaten bu manaya gelir. TDK'nın ifadesi de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı demek iki kez Cumhuriyet demek olduğunu ifade ediyor. Türkiye Cumhurbaşkanı dediğimizde Türkiye Cumhuriyeti'ndeki cumhuriyet ifadesini kullanmıyor diye eleştirilmesi bilgisizlikten kaynaklanır. Daha önceki Cumhurbaşkanlarımız Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Turgut Özal, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül zamanlarında Türkiye Cumhurbaşkanı olarak kullanılmıştır. YSK'nın verdiği kararda da 'Türkiye Cumhurbaşkanı seçilmiştir' ifadeleri kullanılıyor.

- Eski bir CHP alışkanlığı olan rejim tartışması çıkarmak gibi mantıkla hareket etmek son derece yanlış. TDK'nın önerisi de budur, son 50 yılda benim kullandığım şekilde kullanılmıştır. Boş bir tartışmadır.

- Aldığımız kararı da eleştirebilirsiniz ama kamuoyuna doğru bilgi vereceksiniz. Muhabir daha önce engellenmemiş. Sürekli olarak uyarıldığında cep telefonunu çıkarıp 'Kayda alırım' diye taciz etmiştir buradaki personeli. Ana haber bülteninde kullandığı ifadeler, imalar, kişisel saldırı anlamına gelen şeylerin gazetecilikle ne alakası var?

- Bu konuları kişiselleştirmek istemiyorum. Biz buna her zeminde cevap veririz. Burada muhabirin davranışlarına yönelik bir meseledir. Bir yalancılık örneği olarak kayda geçsin diye söylüyorum. Bu kanal yayınını yaptı. Sözcü Gazetesi'nden Deniz Zeyrek adlı şahıs bir yazı yazıyor. Yazı baştan aşağı yalan. Benden bahsediyor, geçmişte askerlik yaptığımızda. Ortak dostumuzdan bahsediyor. Bana hakaret ediyor. Kendileri demokratmış da biz güvenlikçi imişiz. Neresinden tutarsan, tut. Röportajım yayınlanmış da tam sayfa yayınlanmamış diye sorun olmuş. Kültür ve Turizm Bakanlığım zamanında o zamanki Hürriyet Gazetesi'nde Devlet Opera ve Balesi'nde bir haber çıktı. O zaman yalandır dedik. Ankara bürosu İstanbul yaptı dedi, İstanbul bürosu da bu haberi Ankara yaptı dedi. Biz burada en ağır sorunları kişiselleştirmemeye çalışıyoruz. Siyasetçi arkadaşlarımız kendi genel merkezlerinde bizim burada şahsın tahammül ettiğimiz davranışlarına kesinlikle tahammül edemezler.

- Biz hangi sorudan çekinmişiz, cevap veremeyeceğimiz soru yok. Belli sınırlar içinde duruyorsak zannetmesinler ki zaaftır, zannetmesinler ki gösteridiğimiz nezaket zayıflıktan kaynaklanıyor. Yazık olan bağımsız, tarafsız gazetecilerin emeğine oluyor.

- Siyasetçi arkadaşlarımıza şunu söylemek isterim, burada Türkiye'nin geçmişinden beri basın özgürlüğü ile yapılan tartışmalar, Türkiye'nin demokrasisiyle ilişkisi. Kimlerin demokrat duruş sergilediği kimlerin sergilemediği net bir şekilde duruyor. Net demokrat duruş gösteren gazeteciler bu ülkenin demokrasisine büyük katkı sağlamışlardır. Zor zamanarda bedel öderken, bu süreçlerin içinde olmayanlar herkese gazetecilik, demokrasi dersi vermeye kalkıyor. Baştan aşağı yalan üzerine kurulu bir şey. Bizim kimseyle kurumsal, kişisel problemimiz yok.

- Sayın Resul Tosun'un, sayın Engin Özkoç'un ifadelerine katılmıyoruz. AK Parti'nin laiklik konusunda tutumu bellidir. Laiklik prensibinin anayasada korunması gerektiğini düşünüyoruz. Bu teklife AK Parti'nin olumlu bakması mümkün değildir. Türkiye'nin rejimi büyük tecrübelerden geçerek olgunlaşmıştır.

- Engin Bey'in söylediği ifadesi Türk siyaseti tarafından yalanlanır. Laiklik prensibini dayatma, ideolojik baskı aracı olarak kullananlar sözkonusuydu. Rahmetli Nur Vergin hocamız bunun laiklik değil laikçilik olduğunu ifade etmişlerdi. Türkiye'nin bu konudaki tecrübesi acı hatıralarla doludur. Cumhuriyetin ideali kız çocuklarının okutulmasıdır. Kılık kıyafeatinden ötürü laikçilik adına kız çocuklarımız kapılardan geri çevrilmiştir. AK Parti laiklik prensibini güçlü bir şekilde savunmuştur. Anglo sakson dünyadaki gibi ideolojiden arındırılmış bir mesele olarak alınması gerektiğini ifade etmiştir.

- 28 Şubat'ta bütün o işleri yapanlar laikliği istismar ederek laikçilik olarak bunları yapıyorlardır. AK Parti laiklik kavramının çağdaş dünyada olduğu gibi korunması gerektiğini, bir barış projesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünmektedir. Rejimimiz pekçok kavramla ilgili tecrübeleri yaşamış olgunluğa oluşmuştur.

- Cumhuriyet, laiklik ve demokrasi arasındaki denge iyi işlediği zaman Türkiye'nin ilerlemesi, demokrasinin korunması olmuştur. Sık sık CHP'nin tarihinde olduğu gibi laikliği bağlamından çıkararak laikçiliğe dönüştürülmesinin yanlış olduğunu ifade ediyoruz. Demokrasiye balans ayarı yapmaya çalışan demokrasi dışı güçler sıkıntılar yaratmıştır. Kişiler bunu söylüyor ama partiyi bağlamaz.

- 27 Mayıs'tan beri süregelen bir sıkıntıdır bu. Fetullahçı terör örgütünün hedef aldığı prensiplerden bir tanesi aynı zamanda laikliktir. Sapık bir din adamı gelip, Türkiye'nin başına geçmek istiyordu. Sapık bir ideolojiyi Türkiye'nin resmi ideolojisi yapmak istiyordu. Türkiye'nin 15 Temmuz gecesi laik, demokratik bir ülke olması korunmuştur.

Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2021, 22:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER