Cumhurbaşkanı Erdoğan bu lafları bakın kime söyledi: Haysiyet fukarası, sefil, zavallı, gafil, namert!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na çok sert sözlerle yüklendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu lafları bakın kime söyledi: Haysiyet fukarası, sefil, zavallı, gafil, namert!

TBMM (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Vesayetin burnunu sürten, sokakları karıştırmak isteyen vandalları bozguna uğratan, teröristleri açtıkları çukurlara gömen, darbecileri püskürten, ekonomik tetikçilere eyvallah etmeyen, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan Türkiye'yi hala sinsi yöntemlerle dize getirmeye çalışanlara mesajımız gayet net; başaramayacaksınız." dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Son dönemde hem ülke içinde hem sınır bölgesinde yoğunlaşan saldırılar hiç şüphesiz terör örgütünün ve onu üzerimize salanların Türkiye'nin geleceğine yönelik hesapları ile yakından ilişkilidir." diye konuştu.

Terör örgütü ile onunla aynı çizgideki yapıların iplerini elinde tutanların karın ağrısının belli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bunlar, ülkemizin güven ve istikrar içinde hedeflerine yürümesinden rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin kendi siyasi ve ekonomik kararlarını özgürce vermesinden kendi çıkarlarını cesaretle savunmasından rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin küresel krizleri fırsata dönüştürmesinden rahatsızlar. Bunlar, Türkiye'nin bölgesel liderliğini güçlendirmesinden rahatsızlar. Bunlar bizatihi milletimizin Anadolu'daki bin yıllık varlığından rahatsızlar. Üstelik tüm bu rahatsızlıklarını gizlemeye gerek dahi görmüyor açıkça da söylüyorlar." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin maruz kaldığı hangi haksızlığı, adaletsizliği, nobranlığı kazısak altından hep aynı anlayış, aynı hazımsızlık, aynı husumet çıkıyor. Biz bunu Avrupa Birliği tam üyeliğimizin engellenmesinde yaşadık. Biz bunu Amerika ile aramızda vuku bulan F-35 krizinde yaşadık. Biz bunu sınırlarımıza füzeler yağarken ülkemizdeki hava savunma sistemlerinin sökülüp götürülmesinde yaşadık. Biz bunu Kıbrıs konusunda, enerji anlaşmalarına kadar Akdeniz'deki her tartışmada yaşadık. Biz bunu milyonlarca masumun canını ve onurunu kurtarmak için yaptığımız fedakarlıkların görmezden gelinmesinde yaşadık. Hemen her uluslararası platformda bu bakış açısının emarelerine şahit oluyoruz.

Herkes gibi bizim de kendimize göre bir oyun planımız var. Geçmişten aldığımız dersler ışığında Türkiye'nin ve milletimizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ediyoruz. Bunu yaparken tahammül sınırlarımızı zorlayan hadiseler karşısında da tepkimizi göstermekten geri kalmıyoruz. En çok da bel altı vuruşlara tevessül edilmesinden üzüntü duyuyoruz."

Son dönemdeki hadiseleri de bu çerçevede gördüklerini belirten Erdoğan, "İstanbul'da bomba patlatarak Türkiye'nin canını acıtacaklarını sanıyorlar. Sınır şehirlerimize, havanlarla saldırarak milletimizin cesaretini kıracaklarını sanıyorlar. Diplomatik ve ekonomik şantajlarla ülkemizi Türkiye Yüzyılı yolundan döndürebileceklerini sanıyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki biz artık bu safhaları geçeli çok oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vesayetin burnunu sürten, sokakları karıştırmak isteyen vandalları bozguna uğratan, teröristleri açtıkları çukurlara gömen, darbecileri püskürten, ekonomik tetikçilere eyvallah etmeyen, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan Türkiye'yi hala sinsi yöntemlerle dize getirmeye çalışanlara mesajımız gayet net; başaramayacaksınız." diye konuştu.

Küresel finans krizinden Kovid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından enerji ve tedarik krizine kadar yaşanan her hadisenin bir gerçeği işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, "Bu da bizi dize getirmek isteyenlerin kendi güvenlik ve refah düzenlerine yönelik en küçük bir tehdit karşısında aslında kendi dizleri üstüne nasıl kolayca çökebildikleri gerçeğidir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılı ihracat rakamının aşıldığını belirterek, "2022 yılı için konulan hedef 250 milyar dolar ve bunu da Allah'ın izniyle aşıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Köhnemiş küresel yönetim ve ekonomi sistemini yaşatmak için kendilerine kurban arayanlara inşallah 2023'te de aradıkları fırsatı sandıkta benim milletim vermeyecek. Milletime sesleniyorum; hep birlikte çok çalışmamız, milletimizin her bir ferdinin gönlünü kazanmamız şarttır ki, Cumhur İttifakı olarak büyük bir zaferle 2023'ün haziranında çıkalım." şeklinde konuştu.

"Aksi takdirde öyle bir vebalin altına gireriz ki; Allah muhafaza her iki dünyada da hesabını veremeyiz." diyen Erdoğan, cumhuriyetin ilk 100 yılını tamamlarken, yeni yüzyılına güçlü bir başlangıç yapabilmenin yolunun 2023 imtihanından başarıyla çıkmaktan geçtiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunu da hep birlikte gerçekleştirerek gelecek nesillere her birimizi hayırla yad etmelerini sağlayacak güzel bir miras bırakacağımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülke ve millet olarak bekamıza yönelik tehditlerle mücadelemizi sürdürürken, içerideki siyasi gelişmeleri de yakından takip ediyoruz." dedi.

Tarih boyunca tüm büyük filozoflar, alimler ve yöneticilerin "siyaset nedir" sorusuna cevap aradıklarını anlatan Erdoğan, siyasetin kelime kökeni olarak yönetmek, eğitmek, yetiştirmek gibi anlamlara sahip olduğunu söyledi.

Bu kavramla eş anlamlı olan politikanın ise eski Yunan'da doğrudan devletin yönetimine ilişkin faaliyetlere işaret ettiğini aktaran Erdoğan, "Siyaset, devletin kimler tarafından, hangi programla ve hangi kadrolar tarafından idare edileceğini anlatır. Demokrasilerde, seçimlerde halk hangi ittifaka, hangi partiye, hangi lidere bu sorumluluğu verirse ülkeyi o yönetmektedir. Daha önce parlamenter demokrasiyle yönetilen ülkemizde güven ve istikrar ikliminin tesisinde ciddi sıkıntılar yaşanmıştır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 aylık, bir yıllık yönetimler, 15 aylık yönetimleri hatırlatarak, "Burada istikrar olur mu? Olmadı, olmaz. Onun için istikrarın olmasına inandığımızdan dolayı ne yaptık, yönetim sistemini milletimizin teveccühüyle değiştirdik." dedi.

Koalisyon dönemlerinin ve onun bir parçası haline gelen vesayet gölgesiyle darbeler zincirinin ülkeye ağır maliyetleri olduğunu anlatan Erdoğan, tarihin en büyük yönetim reformlarından birini gerçekleştirerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmek suretiyle bu sorunu çözdüklerini söyledi.

Yürütmenin temsilcisi cumhurbaşkanının halkın yarısından fazlasının desteğiyle iş başına gelebilmesinin, yeni sistemde yönetimin demokratik meşruiyetini en üst seviyeye çıkardığını dile getiren Erdoğan, hala bu gerçeklerin farkında olmayan birilerinin varlığını üzüntüyle gördüklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ömründe devlet yönetimine dair, özellikle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü dönemi hariç herhangi bir bilgisi, tecrübesi kabiliyeti olmayan CHP Genel Başkanının 'devleti yönetme sorumluluğu' nutukları atması ise ayrı bir komedi olarak karşımıza çıkıyor. Bu zatın öncelikle ülkenin en büyük ikinci partisinin başında olmasının getirdiği sorumluluk bir yana, herhangi bir vatandaş olarak göstermesi gereken asgari hassasiyetinin farkına varması gerekir. Kağıthane'yi 'Kağıttepe' diye ifade eden bir kişiden bu ülkeye Cumhurbaşkanı olur mu?" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi söyleyeceklerim, belki biraz ağır olacak ama emin olun hepsi de muhatabının sonuna kadar hak ettiği tespitlerdir. Madem sorumluluktan söz ediyoruz. Öyleyse kendi devletini, bütçesini, uyuşturucu parasıyla finanse etmekle suçlayan bir haysiyet fukarası sorumluluk lafını ağzına en son alacak kişidir. Kendi devletini, borsasının yükselişi üzerinden hançerlemeyi siyaset sanan bir sefil, sorumluluk ifadesinin yanına yaklaşamaz. Kendi devletini, ülkesini, mafyaya teslim etmekle itham eden bir zavallı, sorumluluk kavramının yanından, yöresinden bile geçemez. Yurt dışına gittiğinde ülkenin ve milletin hayrına tek bir görüşme yapmayıp ne kadar terör örgütü destekçisi, ne kadar Türkiye düşmanı varsa onların ekmeğine yağ sürüp gelen bir gafil sorumluluk lafıyla yan yana gelemez.

Teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü deme cesareti olmayan, terör örgütü güdümündeki partiyi, ülke yönetimine ortak etmeye çalışan bir namert sorumluluktan söz edemez. Ağzını her açtığında yolsuzluktan, hırsızlıktan, arsızlıktan, ahlaksızlıktan söz edip de kendi belediyelerindeki, parti teşkilatlarındaki kepazeliklere gözünü kapatan bir kifayetsiz sorumluluğun 's'sinin bile yanına yaklaşamaz. Devraldıkları belediyelerde bırakınız taş üstüne taş koymayı yapılanları yaşatmayı başlatılanları sürdürmeyi beceremediklerinden sorumluluk diyerek ortalıkta dolaşması kadar yüzsüzce bir tavır olamaz."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER