Mehmet Acet : İktidar değil de muhalefet seçim hilesi yaparsa!

Haber7 Yazarı Mehmet Acet, bugünkü köşesinde muhalefet partilerinin seçim güvenliği konusundaki ısrarının ve arkasında yatan nedenleri gündeme taşıdı.Acet, "Peki ya iktidar değil de muhalefet seçim hilesi yaparsa" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Mehmet Acet : İktidar değil de muhalefet seçim hilesi yaparsa!

Muhalefetin seçim güvenliği konusundaki ısrarının arkasında yatan nedenleri ve geçmiş seçimlerde yaşanan olaylara da dikkat çekerek muhalefetin ısrarını gündeme taşıdı.

Mehmet Acet'in bugünkü "Peki ya iktidar değil de muhalefet seçim hilesi yaparsa" başlıklı yazısı:

Muhalefet blokundaki 6 siyasi partinin genel başkanları 29 Mayıs’ta Gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde dördüncü toplantısını yaptı.

HATIRLAYALIM 

6’lı masa, ilk toplantısını 28 Şubat’ta yaptığı için, ’28 şubat ittifakı’ yakıştırmasına muhatap olmuştu.

Belli ki, o türden bir algıyı değiştirme niyetiyle bu defa pozitif bir tarih olarak İstanbul’un fethinin yıldönümü olan 29 Mayıs seçilmiş.

Önceki akşam 7,5 saat süren uzun toplantı sonrası ‘masa’ adına uzun bir açıklama yapıldı.

O açıklamalardan biri de seçim güvenliği meselesiyle ilgiliydi.

Açıklamanın o bölümünden şu alıntıyı yapalım:

“Vatandaşlarımız müsterih olsunlar, bir tek oylarının dahi zayi olmaması için gece gündüz çalışacak, seçimlerin adil, serbest, şeffaf ve güvenlik içinde gerçekleşmesi için her türlü tedbiri alacağız. Komisyonumuzun bu konuda yaptığı çalışmaların geldiği aşama, 6 Haziran 2022 Pazartesi günü kamuoyumuzla paylaşılacaktır."

Seçim güvenliği meselesi muhalefet çevrelerinden, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi tarafından sık sık gündeme getirilen bir konu.

Geçtiğimiz günlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun SADAT’a yaptığı baskın ile suni bir seçim güvenliği tartışması başlatması bunun son örneği oldu.

İşin aslına bakarsanız, CHP’nin bu konuyu ısıtıp ısıtıp gündem yapması, “Bu iş sandıkla da olmayacak galiba” korkusunun depreşmesiyle alakalı bir mesele.

Şimdi aynı argümana ‘6’lı masadaki’ diğer partilerin genel başkanlarının da sarılması, diğer partilerin de CHP’nin bu suni gündeminin peşine takıldıkları anlamına geliyor.

MUHALEFET SEÇİM YENİLGİLERİNİ HİLE BAHANESİYLE ÖRTMEYE ÇALIŞIYOR

Türkiye, dünya genelinde serbest seçimleri en iyi yapabilen ülkeler arasında yer alıyor.

Yakın zamanda yapılan seçim ve halk oylamalarında muhalefetin ‘hile karıştırıldı’ diye gündeme getirdiği iddiaların hepsinin arkasının boş olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

Ama muhalefet bu kullanışlı argümanı özellikle de kendi kitlesine karşı kullanmaya devam etti, ediyor.

2018 Haziran ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce’ye 21 puan fark atmasına rağmen, hile iddiaları o zaman da gündeme getirildi.

İnce, “Adam kazandı” demeseydi, arada o kadar fark olmasına rağmen bu iddialar yine uzun süre gündemde tutulacaktı.

31 MART’TA HİLEYİ KİM YAPMIŞTI?

Muhalefetin sandığa hile karıştırıldığı yönündeki iddiaları her zaman ön planda tutulmasına rağmen, yakın zamanda ‘hile’ suçlamasının arkasını doldurabilecek tek somut örnek, aslında iktidarın değil de, muhalefetin sandığa hile karıştırmış olabileceğini ortaya koydu.

NEYDİ ÖRNEK?

Hatırlayalım, 31 Mart yerel seçimleri İstanbul’da kıl payı bir sonuç ortaya çıkarmıştı.

Sonuçlara göre CHP adayı Ekrem İmamoğlu, AK Parti adayı Binali Yıldırım’ın binde 3 oranında önde gözüküyordu.

Bu oran, yaklaşık 22 bin civarı bir oya tekabül ediyordu.

Devamında pek çok sandıkta itirazlar gündeme geldi.

İlginçtir, yapılan itirazların kabul edildiği sandıklarda oylar yeniden sayıldığında, bu fark düzenli bir şekilde kapanmaya başladı.

İlk sayımda geçersiz kabul edilen, itiraz nedeniyle tekrar sayıldığında geçerli hale gelen oyların yüzde 85’i AK Parti’ye giderken, sadece yüzde 15’i CHP’ye sayıldı.

Oyların bir kısmı yeniden sayıldıkça, aradaki fark 22 binden 13 bine kadar geriledi.

Oyların tamamı yeniden sayılmış olsaydı, büyük ihtimalle seçimlerin sonucu da tekrarlanmaya gerek kalmadan değişmiş olacaktı.

Peki, bu olay bu haliyle ne anlama geliyordu?

Muhalefetin, İstanbul’daki seçimlerde oy verme ve oy sayım sürecinde hakim ve baskın durumda olduğu anlamına geliyordu.

Daha dikkatli bir şekilde tekrar sayıldığında geçersiz iken geçerli hale gelen oyların yüzde 85’inin AK Parti’ye gitmesi, ilk sayımda muhalefetin bir takım hileli yöntemlerle AK Partiye gitmesi beklenen oyları geçersiz saydırmayı başardığını ortaya koyuyordu.

SANDIKLARIN ÇOĞUNDA MUHALEFET ÇOĞUNLUKTA VE BU DURUM HİLE YAPMAK İÇİN AVANTAJ SAĞLIYOR

Seçim hileleri bahsini biraz daha açmak için, şöyle bir ince noktadan söz edelim:

Kanunlar, seçim bölgesinde sandık başlarında sandık başkanı ve kamu görevlisi dışında, son seçimde en yüksek oyu alan 5 partinin temsilcilerinin görev yapmasını öngörüyor.

Toplam 7 kişi.

Fiili durum ise bölgeden bölgeye, sandıktan sandığa değişiyor.

Ama çoğu yerde, AK Parti ve MHP’ye karşı CHP, İYİ Parti ve HPD’nin temsilcileri çoğunluğa sahip oluyorlar.

Sandık başkanı ya da görevli memurun eğilimi de muhalefetten yanaysa, ihtilaflı konularda yapılan oylamalar, çoğunluklu muhalefetin lehine sonuçlanıyor.

31 Mart’taki İstanbul seçimleri işte bu durumu yansıtan çok iyi ama aynı zamanda ibretlik bir örnek olarak karşımızda duruyor.

Şunun altını çizelim.

Özellikle göğüs göğüse rekabetin olduğu seçimlerde bu detaylar çok çok önemli hale geliyor.

31 Mart seçimlerinde İstanbul seçimlerinde olduğu gibi.

Seçim güvenliği meselesini nedense hep muhalefet cephesi gündemde tutuyor, seçmen üzerinde bir güvensizlik hissi oluşturma gayreti sergiliyor.

İktidar cephesi ise savunma pozisyonunda.

Oysa, 31 Mart İstanbul örneği, ‘hile yapma’ anlamında muhalefetin daha mahir ve daha istekli olduğunu gösteren bir örnek olarak karşımızda duruyor.

Aynı hazırlığı, daha fazlasıyla 2023 seçimleri için yaptıkları belli olmuyor mu?

Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2022, 12:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER