TBMM Başkanı Şentop: 15 Temmuz darbelerle oluşan tarihi dönemin kapatıldığının tescil edildiği bir gecedir

TBMM Başkanı Şentop, "15 Temmuz, darbelerle oluşan tarihi dönemin kapatıldığının tescil edildiği bir gecedir." dedi.

TBMM Başkanı Şentop: 15 Temmuz darbelerle oluşan tarihi dönemin kapatıldığının tescil edildiği bir gecedir

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Meclis'te "15 Temmuz Fotoğraf Sergisi" açıldı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Meclis Şeref Holü'nde gerçekleşen serginin açılışında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz hain darbe girişiminde hedef alınan en önemli kurumlardan birinin TBMM olduğunu vurguladı

Darbecilerin hesaplarını sembolik mekan ve hedeflere göre yaptığına işaret eden Şentop, "Darbeciler, dünyanın hiçbir yerinde doğrudan halkla çatışmak istemezler. Çünkü darbe zaten meşruiyet zemini olmayan bir harekettir. Halkı da karşılarına alarak bu meşruiyeti olmayan hareketi daha da zayıflatmak istemezler. Ama darbeciler 15 Temmuz'da doğrudan halkı hedef alarak hareket etti. Milleti hedef gözeterek ateş ettiler." diye konuştu.

Şentop, darbe girişiminde TBMM, Cumhurbaşkanı ve külliyenin hedef alındığını anımsatarak bu olayların darbecilerin milleti temsil eden kurumlara karşı nasıl büyük bir kin içerisinde olduklarını gösterdiğini belirtti.

TBMM'ye üç bomba atıldığını hatırlatan Şentop, 15 Temmuz darbe girişiminin, milletin bizzat kendisini ve iradesini hedef alan büyük bir ihanet hareketi olduğunu söyledi.

Milleti ve milletin temsil makamlarını hedef alan hain saldırının unutulmaması gerektiğini dile getiren Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bence 15 Temmuz'un bastırılması çok daha önemli, çok daha büyük destansı bir harekettir. Çünkü tarihimiz boyunca Sultan Abdülaziz döneminden beri darbelere maruz kalmış, siyasi iktidarların darbelerle değiştirildiği bir ülkeyiz. Tarihimizde bir başbakan, iki bakanın idam edildiği bir darbe hatırası var. Dolayısıyla böyle bir tarihi süreçten gelen ülkemizin, milletimizin 15 Temmuz'da gerçekleşen bu hain teşebbüsü bastırması çok önemli bir hadisedir. 15 Temmuz, darbelerle oluşan tarihi dönemin kapatıldığının tescil edildiği bir gecedir. Bu yönüyle 15 Temmuz'a çok net bir şekilde halk hareketi diyebiliriz. Böyle bir hareket dünya tarihinde de yoktur. Çünkü halk hareketleri dünya tarihinde hep siyasi iktidarlara karşı gelişmiştir; hükümeti değiştirmek, kralı indirmek gibi... 15 Temmuz'da ilk defa anayasal düzeni korumak, kendi seçmiş oldukları temsilcilerin yönettiği bir yönetim şeklini muhafaza etmek için halk hareketi gerçekleşmiştir."

Şentop, 15 Temmuz'un devlet ve milletin bütünleştiği zaman neleri yapabileceğini açıkça gösteren bir hareket olduğunu belirtti.

Olayın uluslararası boyutlarına da dikkati çeken Şentop, "Türkiye'ye biçilen uluslararası bir aktör pozisyonu vardı. O pozisyona Türkiye'yi uydurmak için gerçekleştirilmiş bir hareketti bu. Türkiye buna uymayacağını, kendi alanını ve yerini bizzat kendisinin belirleyeceğini o gece göstermiştir." dedi.

Mustafa Şentop, 15 Temmuz'da yaşanan olayların hatırasını tekrar yaşatmak için sergiyi düzenlediklerini ifade ederek bir daha böyle hatırların yaşanmamasını temenni etti. Şentop, fotoğraf sergisini gezdikten sonra bombalanan yere çiçek bıraktı.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında, TBMM'deki 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nda da anma töreni düzenlendi.

Törene, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Adil Karaismailoğlu, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti TBMM Grup Başkanı İsmet Yılmaz, İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, MHP Grup Başkanvekili Muhammet Levent Bülbül, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç ve Mehmet Ali Şahin, milletvekilleri, kuvvet komutanları ve bazı şehit yakınları katıldı.

Törende, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, darbe girişimi sırasında Meclis bahçesinde bombalanan alana karanfil bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın söylenmesinin ardından Kur'an-ı Kerim okundu. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olanlar için dua etti.

Şentop, törende yaptığı konuşmada, hain darbe teşebbüsünün mağlup edilmesi için canlarını feda eden şehitlere rahmet, yaralanan gazilere sıhhat ve hayırlı ömür diledi.

15 Temmuz'un asırlarca unutulmaması gerektiğini dile getiren Şentop, asıl üzerinde durulması gereken hususun 15 Temmuz'da gerçekleşen hain girişimin sebepleri olduğunu söyledi.

Tarihin belli dönemlerinde dönüşümün hızlandığını belirten Şentop, tarihin hızlandığı bu dönemleri daima küresel tasarımların, büyük siyasi değişikliklerin takip ettiğini belirtti.

Son yüzyılda birinci ve ikinci dünya savaşları, ardından da Sovyet blokunun yıkılması sonrasında bu türden küresel tasarımların gerçekleştiğine dikkati çeken Şentop, dünyadaki gelişmelere, özellikle Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede yaşananlara bakıldığında, insanlığın geleceğini doğrudan etkileyecek, belirleyecek yeni bir küresel tasarımın eşiğinde olunduğunu ifade etti.

Dünya sisteminin yeniden tanzim edildiği, küresel ve bölgesel düzeyde belirleyici tasarımların gerçekleştiği böyle bir dönemde, bazı güçler için Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve kültürel düzeyde etkili ve iddialı bir aktör olarak öne çıkmasının tehdit olarak görüldüğünü söyleyen Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünyayı, 80 yıl önce gerçekleşmiş bir tarihi olayın kurduğu dengelere göre yönetmeye çalışanlar, dünyanın 5'ten, Türkiye'nin de sınırlarından ve sanıldığından büyük olduğunu kabule yanaşmamaktadırlar. Köhnemiş ve geçerliliğini yitirmiş bu yaklaşıma göre Türkiye, teknoloji değil, şeftali üretmesi gereken; bölgesindeki sorunlara karşı bağımsız politika geliştirme iradesi göstermeyen, ekonomisi ucuz iş gücüne dayalı ve askeri önemi tampon bölge olmaktan ibaret bir ülke olmalıdır.

Oysa Türkiye'nin durumu, talebi ve kaderi artık farklıdır. 19. yüzyılın bütün büyük güçlerinin yeniden tarih sahnesine çıkarak küresel roller peşinde olmayı kendilerine hak saydığı, bölgesel altüst oluşların derinden hissedildiği bir dönemde, Türkiye'den kabuğuna çekilip kendisine çizilen sınırlara mahkum yaşamasını, güvenlik önceliklerini ihmal etmesini beklemek, Türkiye'nin kesinlikle rıza göstermeyeceği ve yaşadığımız dünyanın gerçekleriyle de bağdaşmayan bir dayatmadır. Dostlarımız müsterih, düşmanlarımız emin olsunlar ki Türkiye, güvenliğini, mevcudiyetini ve istikbalini tehlikeye sokacak hiçbir dayatmayı kabul etmeyecek; tarihin en zorlu çağlarında ve en zorlu coğrafyalarda yaptığı gibi yeniden insanlığın beklediği adalet ve umut merkezi olma vasfını koruyacaktır."

Türkiye'de 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası pek çok atılımın gerçekleştiğine işaret eden Şentop, şöyle devam etti.

"On yıllardır bölgemizin ve ülkemizin en önemli başlıklarından birisi olan terör meselesinde özellikle son 6 yılda hem sınırlarımız içinde hem de sınır ötesinde yürütülen kararlı mücadele sonuçlarını vermiştir. Terörü bir diplomasi aracı ve yöntemi olarak kullanmak isteyenlerin aynı zamanda FETÖ'nün de açık veya gizli hamisi olduğu, PKK/PYD terör örgütleri ile FETÖ'yü koordineli ve birbirlerine müzahir aparatlar olarak kullandığı bugün artık çok daha net görülmektedir."

TBMM Başkanı Şentop, Türkiye'nin son yıllarda yerli enerji kaynaklarını arama ve keşfetme konusunda gösterdiği çaba ve ulaştığı sonuçlara değinerek, "Bu sonuçlar, 15 Temmuz da dahil askeri darbelerin ne gerekçeyle planlandığının ve başarısız kılınmasının Türkiye için ne kadar hayırlı sonuçlar verdiğinin en önemli ispatları arasındadır." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin 1956'da başlayan enerjide bağımsızlaşma çalışmalarının yaklaşık 60 yıl kesintiye uğradığını anlatan Şentop, şunları kaydetti:

"Bu yönde atılan adımlar sürekli surette siyasi belirsizlikler ve antidemokratik müdahaleler sebebiyle durdurulmuştur. Ülkemizin güvenliği ve milletimizin refahı bakımından hayati önem taşıyan yerli enerji kaynakları keşfetme ve dışa bağımlılığı sona erdirme çabasının, hain yapıların ve gayrimilli unsurların tasfiyesinden sonra netice vermeye başladığı açıkça görülmektedir. Türkiye için hayati önem taşıyan yerli ve milli savunma sanayi kurma stratejisi, parlak neticelerini ve çıktılarını bütün dünyanın kabul ettiği bir başarı hikayesidir. Sadece cesareti ve şartların doğurduğu fırsatları değerlendirme kabiliyeti bakımından değil, üstün askeri teknolojileri üretmesiyle de öne çıkan milletimiz için bu başarılar, yeni bir dönemin müjdeleri olmaları bakımından da önemli ve ilham vericidir. Kökü dışarıda devşirilmiş yapılar ve öğrenilmiş çaresizlikle iğdiş edilmiş zihniyetler tasfiye edildikçe, aziz milletimizin kudreti ve tarihe yön verme istidadı bir kez daha ve en belirleyici haliyle ortaya çıkacaktır."

Şentop, Türkiye'nin askeri teknolojide elde ettiği kabiliyetler ve kapasitenin, terörle mücadelede olduğu gibi Milli Misak'ın tamamlayıcı ve ayrılmaz bir parçası olarak gördükleri "mavi vatan" iradesinin de en büyük dayanakları arasında olduğunu ifade etti.

Darbe girişiminin gerekçeleri arasında Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarında ısrarcı olmasının da yer aldığını dile getiren Şentop, "15 Temmuz darbecileri, aziz milletimizin direnişi ve Cumhurbaşkanı'mızın kararlı liderliği ile bozguna uğrayınca şerefli ordumuzun askeri helikopterlerini gasbedip bir komşu ülkeye kaçmışlardır." dedi.

"Mavi vatan" konusunda ne kadar kararlı olduklarını bir kez daha ilan etmekte fayda gördüğünü belirten Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Küçük dünyalarını ve zayıflıklarını sözde büyük idealler ile örtmeye çalışanlar, yeryüzünde Kızılelma'dan daha kutlu menzil, nizam-ı alemden daha mukaddes gaye ve bunları tahakkuk ettirmek üzere aziz milletimizden daha muhkem topluluk olmadığını bilmelidirler. Tarih, Çakan Bey'in ve Barbaros Hayreddin'in yaptıklarının şahididir. Malazgirt Ovası'nda Sultan Alparslan'a alp, Adalar Denizi'nde Gazi Çakan'a yoldaş, Preveze'de ve Akdeniz'de Barbaros Hayreddin'e levent olmayı şeref sayan aziz milletimiz için 'İlk hedefiniz Akdeniz'dir.' emri, lüzumu halinde ifası elzem bir vazife olacaktır."

"Ana gaye Türkiye'nin iddialarının peşinden gitme iradesini yok etmek"

Şentop, 15 Temmuz'un ana gayesinin Türkiye'nin uluslararası hukuktan, tarihi ve coğrafi haklarından kaynaklanan iddialarının peşinden gitme iradesini yok etmek, bu iddiaları tahakkuk ettirmek yönündeki gayretlerini sona erdirmek olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin çekilmek istendiği etkisiz, iddiasız, milli hedeflere aykırı, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarından feragat eden politik çizgiyi savunarak, bu darbeye karşı olunamayacağını dile getiren Şentop, şöyle devam etti:

"Daha açık ifadesiyle Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de, Karadeniz'de etkinleşmesini sağlayan politikalara karşı durarak; savunma sanayinde, terörle mücadelede ve yerli enerji çalışmalarında gösterilen gayreti takdir ettiğini ve takip edeceğini ilan etmeden, işgal edilen topraklarını destansı vatan muharebesi ile azat kılan Azerbaycan'ın haklı davasına verilen desteğin heyecanını içtenlikle yaşamadan 15 Temmuz darbe girişimi gerçekten kınanamaz.

15 Temmuz darbe girişimine yönelik karşı duruş, bu hain hamlenin sadece vahşi yöntemini ve icrasını tenkit etmekle sınırlı kalamaz. Bu darbe girişimine karşı sergilenecek hakiki tavır, onun nihai gayesini toptan reddetmektir. Çünkü 15 Temmuz darbe girişimi, sadece gayrimilli bir çetenin iktidar arayışı olmayıp Türkiye'nin bölgesinde etkisizleştirilmesine yönelik bir tertiptir. İşte bu yüzden, 15 Temmuz direnişini ortaya koyan aziz milletimize, vatanın ve milletin selameti için canını feda etmiş bütün şehitlerimize, gazilerimize karşı ihmal edilemeyecek vazifemiz, büyük Türkiye davasına kasteden, devletimizin kudretini ve milletimizin refahını hedef alan her teşebbüse, yöntemi ve retoriği ne olursa olsun, hangi kisvede ortaya çıkarsa çıksın amasız karşı durmaktır."

"Liderini bulan milletin ve devletin zaferi"

Adnan Menderes'e yapılan darbeyi anımsatan Şentop, o gün Menderes'i desiseyle ve darbeyle indirmek isteyenlere karşı kalkan halkın yumruğunun yerini bulmadığını, o yumruğun millet düşmanlarının tepesine inmek için 15 Temmuz gecesini beklediğini söyledi.

TBMM Başkanı Şentop, "O gece millet liderini, sesini; haklı öfkesi ve yumruğu da hedefini bulmuştur. 15 Temmuz gecesi bu aziz millet; ruhlarını satmış iş birlikçilere sadece Tayyip Erdoğan için değil, iktidardan düşürülüp Feriye Sarayı'nda katledilen Sultan Abdülaziz, istibdat bahanesiyle düşürülen Sultan II. Abdülhamit, darağacında şehit edilen Menderes, Polatkan ve Zorlu, 12 Mart ve 12 Eylül'ün cinayetleri, 28 Şubat'ın utanç verici zulümleri, kimin özde kimin sözde olduğuna karar verebileceğini düşünen küstahların düşüklükleri için de indirmiştir yumruğunu." diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişimine karşı milletin tavrını ve direnişini en yerinde tavsif edecek terkibin "halk ihtilali" olduğunu belirten Şentop, bu halk ihtilalinin liderinin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade etti.

TBMM Başkanı Şentop, "Tarihin hakkını teslim edeceği bu liderliğin büyüklüğünü ifade, neticelerinin hayırlı olduğunu kabul etmek hakşinaslığın ve vatanperverliğin gereğidir. 15 Temmuz gecesi sergilenen direniş, liderini bulan milletin ve devletin zaferidir." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin tarihe nizam, coğrafyalara intizam vermekle maruf; hakkı hakim kılma cehdinin takipçisi, seciyesinde şecaat ve basireti harmanlamış aziz milletin inşa ettiği bir devlet geleneğinin son halkası olduğunu vurgulayan Şentop, şunları kaydetti:

"Bu gelenekte, vazife söz konusu olduğunda feday-ı can etmek bir kazanç meselesi değil, bir kıvanç ve şeref vesilesidir. Malazgirt Ovası'nda, Miryokefalon'da, Kosova'da, İstanbul surları önünde, Mohaç'ta, Preveze'de, Büyük Taarruz'da, Beşparmak Dağları'nda, terörle mücadele yürütülen her karış vatan parçasında sergilenen kahramanlık işte bu ruh halinin eseridir. Mikyası ve şartları farklı olsa da 15 Temmuz gecesi şafak sökene kadar aziz milletimizin ortaya koyduğu direniş bu kahramanlık geleneğinin tabii bir devamıdır. Bu geleneğin son halkası ise Karabağ'ı işgalden azat etmek için verilen vatan muharebesinde şehadete yükselen vatan evlatlarıdır. Cenabıhak cümlesini cennetiyle, bizleri de şefaatleri ve hatıralarına sadakatle müşerref kılsın."

Mustafa Şentop, 15 Temmuz'un aziz milletin gurur ve şuur tablosu olarak tarihteki yerini aldığının altını çizerek, o gece hain darbe girişimine karşı mücadele veren herkesi minnetle andı ve tebrik etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER