Beyin damar duvarında zayıflama sonucu oluşan ve damar balonlaşması olarak bilinen beyin anevrizması, çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Genellikle başka bir nedenle yapılan görüntülemelerde tesadüfen tespit edilen anevrizmalar, yırtıldığında beyin kanamasına yol açabiliyor.
Medipol Sağlık Grubu Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Danışan, beyin anevrizmalarının toplumda sanılandan daha yaygın görüldüğünü belirtti.
Toplumda yaygınlığı dikkat çekiyor
Doç. Dr. Danışan, “Toplumda her 20–30 kişiden birinde beyin anevrizması mevcut. Anevrizma yırtıldığında beyin kanaması gelişiyor ve bu durum yüksek risk taşıyor” ifadelerini kullandı.
Anevrizmanın boyutu ve yerleşiminin kanama riskini etkilediğini belirten Danışan, yıllık kanama riskinin binde 5 ile binde 10 arasında değişebileceğini, anevrizma çapı büyüdükçe bu riskin arttığını söyledi. Dev anevrizmalarda riskin yüzde 6’ya kadar çıkabildiğini aktardı.
Yırtılma durumunda ölüm riski artıyor
Beyin anevrizmasına bağlı kanama geliştiğinde tablonun ağır seyrettiğini belirten Danışan, “Kanama durumunda yüzde 30 ile yüzde 50 arasında ölüm oranı görülebiliyor” dedi.
Belirti veren anevrizmalarda en sık baş ağrısı, çift görme, göz kapağında düşüklük, yüz ve göz çevresinde uyuşma ya da ağrı gibi şikayetlerin görülebileceğini ifade etti.
Tanı ileri görüntüleme yöntemleriyle konuluyor
Tanı sürecinde MR anjiyografi, BT anjiyografi ve gerektiğinde Dijital Subtraksiyon Anjiyografi yöntemlerinin kullanıldığını belirten Danışan, bu tekniklerle yüksek doğruluk oranı sağlandığını söyledi.
Günümüzde en sık tercih edilen tedavi yönteminin endovasküler işlemler olduğunu belirten Danışan, kasıktan girilerek yapılan anjiyografik müdahalelerle özel iplikçikler ve stentler kullanılarak anevrizmanın tedavi edilebildiğini ifade etti. Bu yöntemle açık beyin ameliyatına çoğu zaman gerek kalmadığını ve hastanede kalış süresinin kısa olduğunu aktardı.
Risk gruplarına tarama uyarısı
Sigara kullananlar, yüksek tansiyon hastaları ve ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Danışan, tanı konulan hastalarda uygun koşullar oluştuğunda kanama gelişmeden tedavi edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Anevrizmanın boyutu, şekli ve yerleşimine göre bazı hastalarda düzenli takip planlanabileceğini, bazı durumlarda ise erken tedavinin önerildiğini sözlerine ekledi.
