Aspirin üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, ilacın yalnızca ağrı kesici ve kan sulandırıcı etkileriyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Son araştırmalarda, aspirinin bazı kanser türlerinin oluşumunu ve vücutta yayılmasını azaltabileceğine dair bulguların arttığı bildirildi.
Tarihi ilaç yeni etkileriyle inceleniyor
Kökeni binlerce yıl öncesine dayanan ve modern tıpta 19. yüzyıldan itibaren kullanılan aspirin, uzun süredir kalp krizi ve inme riskini azaltmak amacıyla tercih ediliyor. Son dönemde yapılan çalışmalar ise ilacın farklı alanlardaki etkilerini gündeme taşıdı.
Genetik risk taşıyan gruplarda dikkat çekici sonuçlar
Araştırmalar, özellikle genetik yatkınlığı bulunan bireylerde daha belirgin sonuçlar ortaya koydu. İngiltere’de Newcastle Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uzun süreli çalışmada, bağırsak kanseri riskini artıran Lynch Sendromu taşıyıcıları incelendi.
Kanser riskinde yüzde 50 düşüş gözlendi
Çalışma sonuçlarına göre, iki yıl boyunca düşük doz aspirin kullanan yüksek risk grubundaki bireylerde kolon kanserine yakalanma oranında yaklaşık yüzde 50 azalma tespit edildi. Araştırmanın uzun vadeli verileri, ilacın koruyucu etkisine ilişkin dikkat çekici bulgular sundu.
Sağlık politikalarına yansıdı
Elde edilen verilerin ardından bazı ülkelerde sağlık yönergeleri güncellendi. İngiltere’de Lynch Sendromu taşıyıcılarına belirli yaşlardan itibaren düşük doz aspirin kullanımı önerilmeye başlandı.
Araştırmalar sürüyor
Bilim insanları, aspirinin kanser üzerindeki etkilerini daha net ortaya koyabilmek için çalışmaların devam ettiğini belirtiyor. İlacın farklı kanser türleri üzerindeki etkilerinin ve uzun vadeli sonuçlarının araştırılmaya devam ettiği ifade edildi.
