İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi SAĞLIK Hareketsiz yaşam kıl dönmesi vakalarını artırıyor

Hareketsiz yaşam kıl dönmesi vakalarını artırıyor

Medipol Sağlık Grubu'ndan Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, özellikle genç erkeklerde sık görülen kıl dönmesi vakalarının son yıllarda arttığını belirtti. Hareketsiz yaşam ve obezitenin önemli risk faktörleri arasında yer aldığını ifade eden Yılmaz, tedavide kişiye özel yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kuyruk sokumunda ağrı, akıntı ve zaman zaman apse oluşumuyla kendini gösteren kıl dönmesi, özellikle genç yaş grubunda sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, son yıllarda hareketsiz yaşam tarzı ve obezitenin yaygınlaşmasıyla birlikte vaka sayılarında artış yaşandığına dikkat çekiyor. Medipol Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, kıl dönmesinin erken dönemde fark edilmesi ve uygun yöntemlerle tedavi edilmesinin önem taşıdığını belirtti.

Ağrı ve akıntı en sık görülen belirtiler arasında

Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, kıl dönmesinin çoğunlukla kuyruk sokumu bölgesinde ortaya çıktığını söyledi. Hastaların genellikle ağrı ve akıntı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirten Yılmaz, bazı vakalarda bölgede apse gelişebildiğini ifade etti. Uzman isim, kuyruk sokumunda şişlik, kızarıklık ve özellikle otururken artan ağrı gibi belirtilerin de görülebileceğini belirterek şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Tedavi hastaya göre planlanıyor

Kıl dönmesinde farklı tedavi yöntemlerinin bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, her hasta için aynı yöntemin uygulanmadığını söyledi. Tedavi sürecinin hastanın yaşı, kilosu, cinsiyeti ve hastalığın yaygınlığı gibi faktörlere göre şekillendirildiğini belirtti. Fenol uygulaması, lazer tedavisi ve gümüş nitrat gibi ameliyatsız yöntemlerin yanı sıra açık ve kapalı cerrahi tekniklerin de tercih edilebildiğini kaydeden Yılmaz, önemli olanın doğru hastaya doğru yöntemin uygulanması olduğunu ifade etti.

Lazer tedavisi her hasta için uygun olmayabiliyor

Son yıllarda lazer tedavisinin popüler hale geldiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, bu yöntemin her hasta için uygun olmadığını söyledi. Uygun vakalarda başarılı sonuçlar alınabildiğini belirten Yılmaz, cerrahi tedavinin de halen etkili ve önemli seçenekler arasında yer aldığını kaydetti.

En önemli risk hastalığın tekrarlaması

Kıl dönmesinde en büyük sorunlardan birinin hastalığın yeniden ortaya çıkması olduğunu ifade eden Yılmaz, tedavi sonrasında bakım kurallarına uyulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle genç hastaların doktor önerilerini eksiksiz uygulaması gerektiğini belirten Yılmaz, düzenli takip ve doğru bakım sayesinde tekrarlama oranlarının önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade etti.

İyileşme süreci uygulanan yönteme göre değişiyor

Tedavi sonrası iyileşme süresinin uygulanan yönteme göre farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, lazer uygulanan hastaların birkaç gün içerisinde günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. Cerrahi tedavi uygulanan hastalarda ise ortalama 10 günlük istirahat süresine ihtiyaç duyulabildiğini ifade eden Yılmaz, hastaların iyileşme sürecinde doktor tavsiyelerine uymasının önem taşıdığını belirtti.