İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, ramazan ayında beslenme düzenine ilişkin önerilerde bulundu. Elmacıoğlu, uzun süren açlığın ardından iftarda doğru besin seçiminin önemine dikkat çekti.
Ramazan ve biyolojik ritim vurgusu
Prof. Dr. Elmacıoğlu, ramazanın yalnızca manevi bir süreç olmadığını, aynı zamanda insan bedeninin biyolojik ritmiyle uyumlu bir beslenme modeli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Oruç sürecinin gün ışığıyla başlayıp gün batımıyla sona eren doğal döngüye göre düzenlendiğini belirtti.
İftara hafif başlangıç önerisi
Elmacıoğlu, orucun hurma ya da az miktarda tahin ve pekmez, 1-2 adet siyah veya yeşil zeytin ile az tuzlu lor peyniri ya da çökelek gibi hafif besinlerle açılmasının uygun olacağını söyledi. Ardından bir kase çorba tüketilmesini öneren Elmacıoğlu, tarhana, mercimek, yayla, domates, yuvalama veya düğün çorbası gibi seçeneklerin mideyi rahatlatabileceğini kaydetti.
Yemek öncesi kısa ara tavsiyesi
Çorba sonrası 10-15 dakikalık kısa bir ara verilmesinin sindirimi destekleyebileceğini belirten Elmacıoğlu, bu aranın metabolik dengeyi korumaya yardımcı olabileceğini ifade etti. Bu uygulamanın, esas yemeğe geçmeden önce sindirim sistemini hazırlayabileceğini söyledi.
Ana öğünde porsiyon ve yağ tercihi
Prof. Dr. Elmacıoğlu, ana yemekte etli yaprak sarma, kıymalı pırasa veya tavuk sote gibi yemeklerin yanında küçük bir porsiyon pilav ya da tam buğday ekmeği tüketilebileceğini dile getirdi. Mevsime uygun salata ve bir kase yoğurtla öğünün tamamlanabileceğini belirtti. Yemeklerde kaliteli yağların tercih edilmesini öneren Elmacıoğlu, özellikle zeytinyağı ve fındık yağını öne çıkardı.
Baharat ve işlenmiş ürün uyarısı
Ramazan boyunca baharat kullanımında aşırıya kaçılmaması gerektiğini ifade eden Elmacıoğlu, kimyonun gaz giderici etkisi nedeniyle ölçülü şekilde kullanılabileceğini söyledi. Sucuk ve pastırma gibi tuz oranı yüksek ürünlerin ramazan sofrasının temel unsuru olmaması gerektiğini de vurguladı.
İftarda aşırı sıvı tüketimine dikkat
Oruç açarken bir anda fazla sıvı tüketmenin şişkinlik ve sindirim güçlüğü oluşturabileceğini belirten Elmacıoğlu, suyun yavaş ve dengeli içilmesini önerdi. Günlük toplam su tüketiminin iftar ile sahur arasında en az 7-8 bardak olacak şekilde planlanması gerektiğini söyledi.
Tatlı tüketimi için zamanlama önerisi
Elmacıoğlu, tatlının iftardan hemen sonra değil, 1,5-2 saat sonra tüketilmesini tavsiye etti. Ağır şerbetli tatlılar yerine yarım porsiyon güllaç, ayva tatlısı veya elma tatlısı gibi daha hafif seçeneklerin tercih edilebileceğini ifade etti.
Sahur için kritik öğün değerlendirmesi
Sahurun ramazan ayının en kritik öğünü olduğunu belirten Elmacıoğlu, sahura kalkmanın metabolik açıdan daha doğru olduğunu söyledi. Sahurda koyu çay tüketilmemesi gerektiğini belirten Elmacıoğlu, aşırı tuzlu ve ağır yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini kaydetti.
Sporcular için diyetisyen desteği vurgusu
Günde iki antrenman yapan sporcuların yüksek kalori ve sıvı ihtiyacı olabileceğini söyleyen Elmacıoğlu, oruç tutan sporcuların yalnızca iftar ve sahurla bu ihtiyacı karşılamasının zor olabileceğini ifade etti. Bu nedenle sporcuların diyetisyen desteği almasının önemli olduğunu belirtti.
