İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi SAĞLIK Uzmandan meme kanseri uyarısı: "Ailemde yok" düşüncesi yanıltabilir

Uzmandan meme kanseri uyarısı: "Ailemde yok" düşüncesi yanıltabilir

Doç. Dr. Şafak Öztürk, meme kanserinde erken tanı ve düzenli taramanın önemine dikkat çekerek riskin yalnızca genetik faktörlerle sınırlı olmadığını belirtti.

İzmir Özel Can Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şafak Öztürk, meme kanserinde erken tanı ve düzenli taramanın önemine dikkat çekerek, riskin yalnızca aile öyküsüyle sınırlı olmadığını vurguladı.

Kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alan meme kanseri, yalnızca genetik yatkınlığı bulunan kişileri değil, farklı risk faktörlerine sahip birçok kadını etkileyebiliyor. Uzmanlar, toplumda yaygın olan "Ailemde meme kanseri yok, bende de olmaz" düşüncesinin önemli bir yanılgı olduğuna dikkat çekiyor.

İzmir Özel Can Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şafak Öztürk, meme sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli kontrolleri aksatmamanın büyük önem taşıdığını belirtti.

Risk sadece aile öyküsüyle sınırlı değil

Meme kanseri riskinin oluşumunda birçok faktörün etkili olduğunu ifade eden Doç. Dr. Öztürk, aile geçmişinin önemli bir unsur olmasına rağmen tek belirleyici faktör olmadığını söyledi.

Yaş, hormonal değişimler, yaşam tarzı alışkanlıkları ve kişisel sağlık geçmişinin de risk değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini belirten Öztürk, aile öyküsü bulunmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.

Hormonal süreçler meme kanseri riskini etkileyebiliyor

Uzmanlara göre kadınların östrojen hormonuna daha uzun süre maruz kalması, meme kanseri riskini etkileyebilen faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Erken yaşta adet görmek, geç menopoza girmek, ilk doğumu ileri yaşlarda yapmak veya hiç doğum yapmamış olmak gibi durumlar risk değerlendirmesinde dikkate alınan başlıklar arasında yer alıyor.

Yaş ilerledikçe risk artabiliyor

Meme kanseri her yaş grubunda görülebilse de yaşın ilerlemesiyle birlikte risk oranının arttığı belirtiliyor.

Bu nedenle özellikle 40 yaş sonrasında düzenli meme kontrolleri ve tarama programlarının daha fazla önem kazandığı ifade ediliyor. Uzmanlar, genç yaşlarda da meme kanseri vakalarının görülebileceğini hatırlatarak farkındalığın her yaş grubunda sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.

Yoğun meme dokusu ve yaşam tarzı önemli

Doç. Dr. Şafak Öztürk, yoğun meme dokusunun bazı görüntüleme yöntemlerinde değerlendirmeyi zorlaştırabildiğini ve aynı zamanda risk faktörlerinden biri olarak kabul edildiğini söyledi.

Öte yandan menopoz sonrası kilo artışı, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, düzenli alkol tüketimi ve sigara kullanımının da meme kanseri riskini artırabilen unsurlar arasında bulunduğu ifade edildi.

Uzmanlar, yaşam tarzına bağlı risk faktörlerinin azaltılmasının koruyucu sağlık açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Erken tanı tedavi sürecinde avantaj sağlıyor

Meme kanserinde en önemli avantajın erken teşhis olduğunu vurgulayan Öztürk, düzenli mamografi ve gerekli görüntüleme yöntemleri sayesinde henüz elle fark edilmeyen oluşumların erken dönemde tespit edilebildiğini söyledi.

Her kadın için aynı takip programının uygulanmadığını belirten Öztürk, yaş, aile öyküsü, meme yapısı ve kişisel risk faktörlerine göre değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.

"Korkulması gereken tarama değil, geç fark etmektir"

Meme sağlığında düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Şafak Öztürk şu değerlendirmede bulundu:

“Erken farkındalık, meme kanserinde sürecin çok daha farklı yönetilmesine katkı sağlayabiliyor. Kendiniz için ayıracağınız bu özel zaman, sağlığınız için değerli bir farkındalığa dönüşebilir. Çünkü korkulması gereken şey tarama değil, geç fark etmektir.”