Sinan Oğan'ın istifa eden danışmanı Hilal Gül, Sinan Oğan'la ilgili "Vardır bir planı" başlıklı yazı yazdı.

İzmir merkezli 9 ilde şafak vakti operasyon: Aralarında askerler ve polis de var İzmir merkezli 9 ilde şafak vakti operasyon: Aralarında askerler ve polis de var

Yazısını kişisel internet sitesinden paylaşan Gül, şu ifadeleri kullandı:

"İnsanlara ettiği hakaretleri, psikolojik şiddeti mobbingle açıklamak hafif kaçacaktır. ATA İttifakı adayı olarak %5,2 oy alan Sinan Oğan Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçmiş bulunmaktadır. 

Seçim sürecinin başlaması ve ATA İttifakı’nın da Cumhurbaşkanı Adayı olarak Sinan Oğan’a desteğinin açıklanması ile ekipten bazı arkadaşlar ayrıldı. Sn. Oğan, kalanlara seçim kampanyasında çalışılacağını, artık daha farklı bir yola girildiğini deklare etti. Sürecin sonunda çok daha farklı imkânlarımızın olabileceğini de dile getirdi.

Çalışma şartları zordu, bize sürekli mobbing uyguluyordu demeyeceğim. Çünkü yaptığı şey mobbing değildi. İnsanlara karşı tutumunu, ettiği hakaretleri, psikolojik şiddeti mobbingle açıklamak hafif kaçacaktır. İnsanların özgüvenini yerle bir eden tutumu herkesin psikolojisini alt üst etti. Ben burada işe başladıktan yaklaşık 2-3 ay sonra çarpıntı ve ritim bozukluğu yaşamaya başladım. O günden bu yana her gün ilaç kullanmak zorunda kaldım. Ancak öyle yoğun çalıştık ki bir dakika bile bunları düşünmeye vaktimiz kalmıyordu.

Seçim sürecinde memleketime giderek imza toplama sürecine katıldım. İnsanları tek tek imzaya götürdüm. Tüm bu çabaların karşılığında ise bırakın doğru düzgün bir tavırla içten bir teşekkürü, çıktığı bir yayında “Benim en büyük eksim ekibimin amatör olması” diyerek bizi küçük düşürmesi oldu. Bundan sonra ekibin morali bozulsa ve insanlara umut vermeye çalışsam da bu tavrın devam etmesi, bizi hakaret etmeden çalıştıramayacağını düşünmesi, tüm stresini ve sinirini çalışanlarından çıkarması artık aklıma ikinci bir Erdoğan mı doğuyor düşüncesini getirdi. Bunun üzerine istifa ettim.

Kendisi bizlere de 'Bakanlıklarımız, müdürlüklerimiz olur farklı imkânlarımız olur' demiştir. Ancak kendi sözleri ile ona muhalefet eden bir kişi bile olsa buna tahammül edemeyen Sn. Oğan, Alperen İnce ve Milliyetçi Odak’ı her defasında yalanlarıyla hedef göstermiş ve en son Fatih Altaylı’da yine bu konudan mağduriyet yaratarak 'Bizi linçliyorlar' diyerek geçiştirmeye çalışmıştır."