Ali Koç'tan Trabzonlu Bakan'a Eleştiri: 'Bazı Çevrelerin Hedefi Haline Geldik'

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, sarı lacivertli kulübün yüksek divan kurulu toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Ali Koç'tan Trabzonlu Bakan'a Eleştiri: 'Bazı Çevrelerin Hedefi Haline Geldik'

Fenerbahçe Kulübü'nün yüksek divan kurulu toplantısı yapıldı. Başkan Ali Koç, Trabzonspor'la ilgili söylediklerinin arkasında olduğunu belirtirken, isim vermeden  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın sözlerini de eleştirdi.

Koç, özetle şöyle konuştu:

"Şampiyonluk yürüyüşümüzü büyük kararlılıkla yürütüyoruz. Takımımız Ersun hocamızın önderliğinde var gücüyle çalışıyor. Sezonun 2. yarısı itibariyle oyunumuzla ligin en iyi futbolunu oynayan, şampiyonluğun en büyük ekibi konumundayız. Özellikle takımdaki arkadaşlık ve uyum, ekip ruhu, mücadele azmi, üzerine koyarak ilerlemesi bizi mutlu ediyor. Taraftarımızla şampiyonluğa ulaşacağımıza gönülden inanıyoruz. 14 hafta kaldı. Zor maçlar var, zaman zaman istemediğimiz sonuçlar alacağız. Taraftarlardan ricam tek vücut ve inançla, 29. şampiyonluk yolunda takımımızı desteklemeleridir.

Bazı çevrelerin hedefi haline geldik

Biz göreve geldiğimizden beri gerginlik ve kaostan uzak kalmaya çalıştık. Büyük resme bakan, yapıcı yaklaşımla görevimizi yapmaya çalışıyorduk. Hatta bazı adımları atarken camiamızdan gelecek tepkileri bile göze aldığımız oldu. Mesela son günlerde harcama limitleri, yeniden yapılandırma gibi önemli konularda, toplantılarda hep resmin bütünüyle ilgilendik. Genel sorunlara baktık, tüm paydaşlar için çözümler üretmeye odaklandık. Bugün gelinen noktada, sesi çok çıkanın haklı kabul edildiği, önce ben diyenlerin istediklerini aldığı ortam, bizi farklı davranmaya itmektedir. Biz Fenerbahçe camiası olarak gereğini yapmak konusunda bir an bile düşünmeyiz. Gözümüzü bile kırpmadan her türlü mücadeleye gireriz. Dün de yaptık, bugün de yaparız. Son zamanlarda sorduğumuz sorulara aldığımız reaksiyonlar haklılığımızı gösterdi.

Özellikle bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Cumhurbaşkanımızın buraya teşrifleri sonrasında yaşanan süreçte dikkat çeken olaylar yaşanmaya başladı. Bazı çevrelerin hedefi haline geldik. Hükümet ve Cumhurbaşkanımız ile bizi karşı karşıya getirmeye çalıştırlar. Ne bizim bugüne kadar söylediklerimizde ne de söyleyeceklerimizde Cumhurbaşkanımıza, iktidar partisine ya da başka partileri karşı bir söylemimiz olmayacaktır. Fenerbahçe içinde her türlü siyasi görüşü barındıran ancak kararlarını alırken hiçbir siyasi görüşün etkisinde kalmayan bir yapıya sahiptir.

Ağaoğlu'yla her platformda konuşurum

Hem kulübümüzün hem de şahsımın medya ve sosyal medyada kara propagandanın hedefi haline geldiğini görüyoruz. Çoğumuz bu yeni dünyanın bir parçası değiliz. Sosyal medyada bot hesaplar ve sahte hesaplarla algı operasyonu yaratmak kolayca mümkündür. Ben dahil sosyal medyada olmayanlar bunu anlamakta güçlük çekse de bu dünyada yer alanlar ne demek istediğimi gayet iyi bilirler. Son 3 ayda 24 defa olumsuz gündemler başlığıyla trend topic yapıldık. Hayatın olağan akışına aykırıdır. 3-4 günde bir değişik olumsuz başlıklar altında itibar saldırılarına maruz bırakıldık. 

Trabzonspor'dan bahsetmek istiyorum. 12 Ocak'ta bir basın toplantısı düzenlemek zorunda kaldık. İlgili taraflara endişelerimizi, rahatsızlıklarımızı, önerilerimizi dile getirdik. Hiç beklemediğimiz şekilde taraflı tarafsız aldığımız mesajlar bu düşüncelerde yalnız olmadığımızı gösterdi. Basın toplantısı sırasında değindiğim mütemadiyen adil rekabetten bahseden Trabzonspor başkanına vermek zorunda olduğum cevapta Trabzonspor'un sırtını devlete dayamasından bahsetmiştim. Tümünün arkasındayım. Cumhurbaşkanımız liderliğinde devletimiz sporun gelişmesi için aktiftir. Tesisler, yatırımlar yapılmıştır. Birkaç saat sonra mesela Burhan Felek Tesisleri açılacaktır. Oysa ki bizim sırtını devlete dayama meselesi farklıdır. Belki de emsali görülmemiş bir durumdur.

Elimizde olan bilgilerin, bilin ki epey bilgi var. Burada detaya girmenin yeri ve zamanı değil. Ancak sayın Ağaoğlu'yla istediği her platformda bu konuyu konuşmaya hazır olduğumu bilmesini isterim. Trabzonspor, büyük kulüplerden çok daha az bütçeyle yarışmaktadır, daha çok genç oyuncu oynatmaktadır. Bunu da bizzat Ağaoğlu'na söylemişimdir. Bununla birlikte en çok desteklenen takım olduklarını, bir medya grubunun kendi medyaları olduğunu söyledim. Niye TV'de bunları konuşayım istiyorum? Çünkü burada söylediklerim cımbızla alınacak. Bizim medyamız yok. Haklı olduğumuz zaman haklı kalmamızı isteyen çoğunluk da yok. Tek çaremiz canlı platformlarda herkesin izleyebileceği yerlerde düşüncelerimizi aktarmak. TRT Spor'da yaptığım başkanlarla bir aya gelme çağrımı yineliyorum.

Belki yarın da tehdit edileceğiz

Adil rekabete engel olan bu destek, tüm kulüpleri ilgilendirmektedir. Bütün kulüpler dediğime gelecektir. Bütün kulüpleri etkilemektedir.

Antalya'daki çıkışlarımız nedeniyle siyaseti futbola taşımakla tenkit edildik. Belki de yarın tehdit edileceğiz. Oysa ki bazı siyasetçiler, devletimizin gücünü kullanarak ilgili kulübe ne kadar destek sağladıklarını muhtelif ortamlarda kendileri, milletvekilleri yaptıklarından övünerek ifşa etmekten kaçınmıyorlar. Bunlarla beraber açık açık bir kulüpten taraf oluyorlar. Şampiyon olmasını istediklerini söylüyorlar. Milletveki söyleyebilir de sonrası normal değil. Siyaseti futbola biz mi karıştırıyoruz? Spor medyası bizi hedefe koyup iftira ediyormuşuz gibi bize saldırıyorlar. Son maçın ardından açıklamalarda bulunan bir bakanımız, aslında endişelerimizi parçalayan başka bir adım oldu. İki Türk takımının maçının ardından birini kutlayan, şampiyonluğunu dileyen açıklamalar bizde şaşkınlığa neden olmuştur. Hepimizi çocukken takım tutuyoruz ama belli mevkilere geldikten sonra bu kadar açık olma lüksümüz olmuyor. Toplumu rahatsız etmemek, vicdanları rahatsız etmemek adına. Hakemler etkilenebilir, federasyon etkilenebilir, kurullar etkilenebilir.

Her fırsatta karşımızda olan bir medya grubu... Bizi devletimizle karşı karşıya getirmek isteyenler de bu mecradır. İlk hedefi bir takımı şampiyon yapmak, 2. hedefi ise beni ve kulübümü itibarsızlaştırmaktır. Yediğimiz 2. gol, aut verilmesi gerekirken korner oldu. Bizim golümüz böyle olsaydı ne olurdu? 2.pozisyon Vedat'ın attığı gol... Kruse kaleciye dokunmuyor. Bu da tam tersi olsaydı ne olurdu? Kıyamet kopardı. Ne 'Fenerasyon'u kalırdı, ne Zorlu görüşmesi, ne TFF başkanının Fenerbahçeliliği, ne MHK başkanının Koç Grubu'yla çalıştığı kalırdı.

Bize çok tepkiler geliyor. Tesislere sokmayın diyorlar. En az suçu olanlar bizi takip eden muhabirlerdir. Onları cezalandırarak kurumu cezalandıramazsınız. Kafanıza takmamanızı istiyorum. Ana hedefi Fenerbahçe Başkanı'nı itibarsızlaştırmak olan medya grubunun akıl ve mantıkla bağdaşmayan iddialarıyla yapılan saldırıları ciddiye bile almayın.
 

Güncelleme Tarihi: 08 Şubat 2020, 16:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER