Fenerbahçe'ye ağır bombardıman: Alex intihar eder!

Fenerbahçe'nin Malatyaspor maçında oynadığı futbol ve aldığı 3-0'lık yenilgiye spor yazarlarının yorumu sert oldu. Otoriteler sarı lacivertli takımın teknik yönetimini ve futbolcularını yerden yere vurdu

Fenerbahçe'ye ağır bombardıman: Alex intihar eder!

Fenerbahçe, Kadıköy'de üst üste 3. yenilgisini Malatyaspor'dan 3-0'lık farklı bir skorla alırken, spor yazarlarının yorumları sert oldu.

Gazetelerin yazarları sarı lacivertli takımı, taktiğini ve oyununu yerden yere vurdu.

İşte spor yazarlarının yorumlarından seçmeler:

ŞANSAL BÜYÜKA (MİLLİYET): Fenerbahçe’nin futbol aklı Erol Bulut’a, Emre Belözoğlu’na sorarım; Fenerbahçe’ye bu stoperleri, bu santrforları nasıl layık görürsünüz? Cisse diyorsunuz, rakip ceza alanının dışına çıktı mı, buharlaşıp kayboluyor. Ve halen oynuyor... Hafta arası Pelkas, “Amacım Alex olmak” diyor. Sen kim, Alex olmak kim... Alex duysa, kahrından intihar eder! Erol Bulut, “Fenerbahçe’nin sistemi yok” diyenleri “Futbolu ne kadar biliyorsunuz?” diye aşağılıyor. Erol Hoca, sen futbolu biliyorsun da ne oluyor? İşte elindeki Fenerbahçe... Abartısız 21 takımlı ligin en kötü futbol oynayan takımı... Eser, senin eserin... Bu maç, bu oyun, bu sonuç başta Erol Bulut’un, Fenerbahçe stoperlerinin ve Cisse’nin iflasıdır. Fenerbahçe takımının abartısız toptan iflasıdır. Fenerbahçe’ye futbol elbisesini her terzi dikemez, her terzi yakıştıramaz. Fenerbahçe’nin üstündeki futbol elbisesi feci sırıtıyor, berbat duruyor, aşırı rahatsız ediyor. Çare yok, terziyi değiştireceksiniz.

EROL DEMİRKOL (FANATİK): Malatya mükemmeldi. Fenerbahçe gergin, ağır, tedirgin paslaşan çok stresli bir ekip. Fenerbahçe, Malatya’nın kontrolünde uzak şut ve kalabalığa orta dışında üretemedi. Hamza Hoca’nın savunmasını enine ya da boyuna genişletecek bir girişimde de bulunmadılar, bulunmadılar değil. Savunmada duran top yan top sorunları da devam edince eksiye düştüler. Merkezi kullanamadılar. Takım raydan çıkmış görünüyor. Raya girmek için ilk şart bu gerginlikten kurtulmak.

ERMAN TOROĞLU (FOTOMAÇ): Erol kardeşim senin planların varmış, olabilir de bir türlü biz göremiyoruz bunları. Gördüğümüz plan değil pilav. Hatta lapa. Senin iki bekin var, biri Gökhan biri Caner. Akılları fikirleri gol atalım, gol attıralım. Siz nerede oynuyorsunuz? Defansta. Önce işiniz ne? Oynadığınız yerin ismi üzerinde. Defans. Yani gelen hücumları def etmek. Devamlı orta atmaya gidiyorsunuz. Rakip sizin aralarınıza yerden, havadan topu atıyor. Siz yallelimleri oynuyorsunuz.
Evelallah, çeneleriniz de iyi çalışıyor. Erol kardeşim. Bir şanssızlığın var. Sende papaz fazla. Hepsi general. Hem de hepsi orgeneral. Asker kaç tane var söyler misin? Bak şu ana kadar teknik, taktikten hiçbir şey bahsetmedik. Neden çünkü öyle bir şey yok ki bahsedelim. Öyle bir şey gösteremedin bize. Fenerbahçe'nin bu duruma düşmemesi gerekir. Ama yönetim hakem, hakem derseniz, teknik direktörünüzü ve futbolcularınızı kurtarırsınız. Şimdi ne olacak?

UĞUR MELEKE (HÜRRİYET): Erol Bulut’un hafta içi açıklamalarını izledim. “Beni eleştirenler ne kadar biliyorlar”, “Aralık’ta 23 puanda olacağımızı sezon başı söyleseler herkes kabul ederdi” gibi son derece klişe laflarla cevaplamış soruları. İngilizce’de ‘odada bir fil var’ diye muazzam bir deyim var. Salona giriyorsunuz, televizyonun markasından bahsediyorsunuz, duvardaki boyanın seçiminden, masanın güzelliğinden. Ama bir şeyden bahsetmiyorsunuz ısrarla: Koltukta bir fil oturuyor. Evet, odada bir fil var. Ve siz ısrarla başka şeyler anlatıyorsunuz birbirinize. Sayın Bulut... Odada bir fil var. O da şu: Fenerbahçe’nin bir oyunu yok. Ve siz her şeyin doğru gittiğini düşünüyorsunuz. Detaylarda boğulmayı bırakıp, bence bundan bahsetmelisiniz artık.

ÖMER ÜRÜNDÜL (SABAH): Takımda bir düzen, sistem yok. Oyuncuların birçoğunda fiziki kondisyon çok yetersiz. Gustavo bile dün gece yürüyerek oynadı. Cisse'nin, Pelkas'ın yürüyecek halleri yok. Nerede Sivas'taki Mert Hakan? Takımın en çok koşan oyuncusu Ozan bile dün gece yürüyerek oynadı. Büyük transfer denilen Tisserand, tam bir fiyasko. Aut çizgisinde sırtı dönük rakibinin tendonuna basarak penaltıya neden oldu. Sonra da her rakip atakta adeta refakatçiydi. Erol Bulut'un bu işten anlamadığı dün gece belgelendi. Takımın durumu ortada. Fenerbahçe geçen haftaki Denizlispor maçını da 2-0'dan kaleci Altay olmasa kaybederdi. Devre arası bütün suçu Sadık'a yükleyip Tisserand yerine onu çıkarması kendisi adına çok talihsiz durumdu. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER