Kütahya’nın Gediz ilçesi, 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümünde dikkat çeken bir konferansa ev sahipliği yaptı. Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa vatandaşların yoğun ilgi göstermesi, bölgedeki deprem endişesinin hâlâ güçlü olduğunu ortaya koydu. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, yaptığı kapsamlı değerlendirmede özellikle Simav fayı için önemli uyarılar sıraladı.
Simav fayı için çarpıcı değerlendirme
Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını masaya yatıran Üşümezsoy, “İstanbul’da 23 Nisan 2025’te meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremleri önceden bilen Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirtti” bilgisini paylaştı. Üşümezsoy, bu fayın 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
Asıl risk hangi hatta yoğunlaşıyor?
Bölgedeki sismik hareketliliği “piyano tuşlarına” benzeten Üşümezsoy, riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında toplandığını vurguladı. Kütahya merkezin ise coğrafi konumu nedeniyle nispeten daha düşük risk taşıdığını söyledi. Bu yaklaşım, yerel risk analizlerinde soğukkanlı ve gerçekçi bakışın önemini bir kez daha gösterdi.
2011 Simav depremi süreci bitirmedi
2011’de yaşanan Simav depremine de değinen Üşümezsoy, “5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav’ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor” dedi.
Emet, Yeşildere, Gediz ve Sındırgı için ne söyledi?
Üşümezsoy, Emet ve Yeşildere’de görülen sık sarsıntıların “deprem fırtınası” olarak tanımlanabileceğini belirterek sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini ifade etti. Bu bölgede büyük bir depremden çok, çok sayıda küçük kırılmanın yaşandığını söyledi. Gediz’in 1970 depremiyle enerjisinin büyük bölümünü boşalttığını, Sındırgı’daki parçalı fay yapısının ise daha büyük depremleri sınırlayan bir unsur olduğunu kaydetti.
