Din Kültürü Sınavında Sorulan 'Melahat' Sorusu Görenleri Şaşırttı! TEKZİP

Adana ÇEAŞ Anadolu Lisesi'nde 12. sınıflara yapılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin sınavında sorulan soru görenleri şaşkına çevirdi. Sınava giren bir öğrencinin kişisel sosyal medya hesabından paylaştığı yazılı kağıdındaki o soru, sosyal medyada gündem oldu

Din Kültürü Sınavında Sorulan 'Melahat' Sorusu Görenleri Şaşırttı! TEKZİP

www.ortadogugazetesi.com internet sitesinin 10.01.2020 günlü internet sayfasında https://www.ortadogugazetesi.com/yasam/din-kulturu-sinavinda-sorulan-melahat-sorusu-gorenleri-h9775.html uzantılı, "Din Kültürü Sınavında Sorulan 'Melahat' Sorusu Görenleri Şaşırttı!" başlığıyla bir habere yer verilmiş ve  haber içeriğinde müvekkilimin kendisine soru soran öğrencisini sınav sorusuyla aşağıladığı, inanç özgürlüğüne müdahale ettiği belirtilmiştir.
                 

Bildiririz ki; Türk Milli Eğitiminin Amaçları ve Temel ilkeleri (1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu) ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi müfredatıyla hedeflenen kazanımlar içerisinde “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan…” ve “millî, insanî ve evrensel değerleri benimsemiş öğrenciler yetiştirmeyi hedefleyen…” eğitim ve öğretim faaliyetleri neticesinde “ahlaki olana ve kültürel mirasa saygılı, dini bilgiler yanında milli birlik ve beraberliği kazandırıcı; vatan, millet, bayrak, şehit, gazi gibi millî değerleri kazandırmaya yönelik” kavramların öğrencilerin zihninde yer etmesine çalışmak yer almaktadır. Bu hedef kazanımlar doğrultusunda okulumuzda 12. Sınıflara 6. soruda sorulmuş, artık “Melahat” başlığıyla tanınan, ders içerikli soru ile yukarıda bahsi geçen Türk Milli Eğitiminin hedefleri ve, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kazanımları; çarpıcı, zihinlerde yer edici ve dikkat çekici bir şekilde hedeflenmiştir. Soru ile amaçlanan salt ölçme ve değerlendirme yapmak olmayıp sınav anının da doğrudan eğitim faaliyetinin bir parçası olarak görülmesi sebebiyle bu soru sorulmuştur. Özellikle son dönemlerde daha da artan, üniversite çağlarına geldiğinde “kendi ailesinden, örfünden, tarihinden, kültüründen, inancından, milli ve manevi değer mirası gibi sosyal olgularından” utanan, çekinen ve aslında varoluş sancısı çeken gençlerimizin bu halinden toplumumuz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz yakınmaktadır. Öğretmenimizin de gerek basında, gerek TV film ve dizilerinde, gerek sosyal medyada, gerekse de reel hayatta bu “sosyal vakıayı” yerinde tespit ederek üniversite okumaya gidecek bir öğrenci kitlesine, adeta son bir ders olarak görerek, hayata dair mesaj içerikli bir soru sormuştur.
                   

Çeaş Anadolu Lisesinde okuyan, “Melahat” adında bir öğrenci yoktur, olay öğretmenlerimizin sıklıkla karşılaştığı “sosyal vakıa tespitinin” bilgi ve eğitim amaçlı soruya çevrilmiş halidir. Kısaca sorudaki Melahat adlı kızımız ve soruda anlatılan olay şeması “sosyal vakıayı tespit etmek” üzerine kurgulanmıştır. Ayrıca öğretmenimiz 12. sınıfların sorularını hazırlamakla birlikte sadece bir şubenin derslerine girmektedir. Çeaş Anadolu Lisesi öğrencileri ve mezunları bilir ki öğretmenimiz “Melahat” veya “Şakir” isimli hayali karakterleri, hem espri olsun diye, hem de kimseyi incitmemek adına, herhangi bir durum için örnek vereceği zaman kullanmıştır. Öğretmenimiz, öğrencilerinin çok büyük bir çoğunluğunun bildiği üzere, hem dersini çok iyi veren, hem de düşünce ve inanç konusunda öğrencilerin tercihlerine saygı duyan, onlarla iyi diyaloglar kurup öğrencilerinin talebine göre akademik ve ahlaki birikim sunan, sosyal hayatta öğrencilerine oldukça yakın ve içten biri olarak görülmektedir. Elbette sorulan sorudan rahatsız olan bir takım uç kimseler olmuştur. Bunlar çoğu zaman olduğu gibi, yine “durumdan vazife çıkarma” adına anlatılmak istenen sosyal vakıayı ideolojik kutuplaşmaya indirgeyerek, cinsiyetçilik, mezhepçilik ve hatta inançsızlığa karşı hakarete kadar varan bir sığ zemine çekmişlerdir. “Bunlar…” zamiriyle başlayan cümleleriyle olayı, kendi bağlamı içerisinden çıkararak inançlı insanları ya da kurumları karalama çabasına girişmektedirler. Dersini, mesleğini, öğrencilerini seven Müvekkilim Hüseyin Salur hocamızı tanıyanlar bilir ki “her daim öğretmenimiz doğru bildiği şeyleri korkusuzca yapmıştır”. Geri adım atacak bir şey yapmadığı gibi bundan sonra yılgınlıkta göstermeyecektir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.    

Av. Ekrem TOPÇUDAN

Müvekkilim Hüseyin SALUR adına

Güncelleme Tarihi: 04 Şubat 2020, 21:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER