İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi YAŞAM Doğan Alagöz kimdir, sahte tahliye belgesiyle cezaevinden nasıl kaçtı?

Doğan Alagöz kimdir, sahte tahliye belgesiyle cezaevinden nasıl kaçtı?

Türkiye yargı tarihinin en sansasyonel firar olaylarından biri olarak hafızalara kazınan Doğan Alagöz kaçışı, tek bir sahte faksla kilit altındaki bir uyuşturucu baronunun Silivri Cezaevi'nden çıkıp Gürcistan'a kadar ulaşmasıyla sonuçlandı. Film senaryosunu aratmayan olay, sadece Türkiye'de değil dünya basınında da yankı uyandırdı ve hatta aylar sonra İngiltere'de çok benzer bir kaçış olayının yaşanmasına ilham verdi.

İşte Doğan Alagöz kimdir ve sahte tahliye belgesiyle cezaevinden nasıl kaçtı sorularının tüm yanıtları. "Uyuşturucu Doktoru" ve "Sentetik Baron" lakaplarıyla anılan Alagöz, 16 Ocak 2015'te tek bir faksla Silivri 4 No'lu Cezaevi'nden tahliye edildi. Sahte belgenin fark edilmesi ise tam bir ay sürdü.

Doğan Alagöz kimdir?

Doğan Alagöz, 2010 yılından itibaren Türkiye'nin en çok konuşulan uyuşturucu davalarının baş ismi olarak gündeme geldi. "Uyuşturucu Doktoru" ve "Sentetik Baron" lakapları ona sentetik uyuşturucu üretimindeki bilgisi ve kimyasal formüllere hakimiyeti nedeniyle takıldı. 2010 yılında İkitelli İSTOÇ'ta bir depoda kurulan uyuşturucu imalathanesine düzenlenen polis operasyonuyla adı ilk kez polis kayıtlarına girdi.

Söz konusu operasyonda 47 bin adet ecstasy hapı ve 100 kilogram uyuşturucu nitelikli kimyasal madde ele geçirildi. Alagöz ile birlikte, dönemin Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu'nun kardeşi Haluk Soylu'nun da aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı. Alagöz savcılık ifadesinde uyuşturucu hapları eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın kuzeni olan antikacı Erdem Ersoy için imal ettiğini öne sürdü. Ersoy da gözaltına alındı ancak ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

12 yıl 6 ay hapis cezası

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi 19 Şubat 2013'te verdiği kararda Alagöz'e "uyuşturucu madde imal etmek" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Alagöz son savunmasında "Pişmanım" demişti. Yargıtay ise 16 Ekim 2014 tarihinde cezayı onadı ve Alagöz'ün Silivri 4 No'lu Cezaevi'nde cezasını çekmesi kesinleşti. Ancak bu süreç uzun sürmedi.

Sahte tahliye ilamıyla cezaevinden firar nasıl yaşandı?

16 Ocak 2015 günü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kalemi tarafından bir faks alındı. Belgede Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nden gönderildiği belirtilen bir tahliye ilamı yer alıyordu. Görevli memur, faksın üzerindeki telefon numarasını Yargıtay'ın numarası zannederek aradı ve hattın diğer ucundaki kişi tahliyenin doğru olduğunu teyit etti. Oysa aranan numara firar organizasyonunun bir parçasıydı.

Mahkeme kalemi teyit aldıktan sonra ilamı Silivri 4 No'lu Cezaevi'ne iletti. Cezaevi yönetimi mahkeme kalemiyle ikinci kez teyit görüşmesi yaptı. Aynı gün içinde Alagöz tahliye fişiyle cezaevinden çıkarıldı ve ortadan kayboldu. Tek bir sahte faks ve iki teyit görüşmesi, 12 yıl 6 ay hapis cezası alan bir uyuşturucu baronunun demir kapıları aşmasına yetmişti.

Kaçış bir ay sonra nasıl fark edildi?

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nda görevli İnfaz Savcısı Ahmet Aykuş, olaydan yaklaşık bir ay sonra tahliye ilamlarını rutin olarak incelerken Alagöz'ün tahliye kararındaki bir ayrıntının dikkatini çekti. Hakimin sicil numarası yerine seminer numarasının yazılmış olduğunu gören savcı, belgenin sahteliğini fark etti. Soruşturma derinleştikçe tablonun ne kadar organize bir plana dayandığı ortaya çıktı.

Firarda rüşvet ve infaz memuru parmağı

Soruşturma sonucunda firarın arkasında infaz koruma memuru İlhan Ayhan olduğu tespit edildi. Ayhan, 9 Ocak 2015'te UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) sistemine girerek Alagöz'ün tutuklama evrak bilgilerine erişmişti. Daha önce tahliye edilmiş iki hükümlünün tahliye evrakından örnek alan memur, orijinal belgelerdeki havale yazısı ile UYAP şifre yazısını kopyalayıp sahte tahliye müzekkeresi oluşturmuştu.

Firar planını Alagöz'ün eski mahkum arkadaşı İbrahim Zeyrekce ile Kazım Avşar ve bir avukatın organize ettiği iddia edildi. Soruşturmada firara yardım edenlere toplam 28 milyon TL rüşvet dağıtıldığı tespit edildi. Bu para için Alagöz'ün Beylikdüzü'ndeki villası satılmış ve rüşvet avukat aracılığıyla transfer edilmişti. Cezaevi müdürü, müdür yardımcısı, gece sorumlusu ve Alagöz'ü koğuşundan çıkaran infaz memuru açığa alındı. 9 şüpheli hakkında 1 ile 23 yıl arasında değişen hapis cezası talebiyle iddianame hazırlandı.

Alagöz'ün yurt dışı kaçışı

Firar sonrası izleri sürülen Alagöz'ün kaçış rotası da yavaş yavaş aydınlandı. 24-28 Ocak arasında Zeytinburnu'ndaki bir evde İsmail Yenisu adına düzenlenmiş sahte kimlikle konakladığı belirlendi. Edirne'de sahte kimlik yapımına yardım eden iki kişinin ifadesiyle kullandığı yeni kimlik tespit edildi. Son olarak Gürcistan'a giriş yaptığı belirlenen Alagöz'ün yakalanması için bu ülkeyle resmi temaslar sürdürüldü. Olay, kısa süre sonra İngiltere'de dolandırıcılık suçundan hapiste yatan Neil Moore'un benzer yöntemle Wandsworth Hapishanesi'nden kaçmasıyla uluslararası basında yeniden gündeme geldi.