Ebola, bu kez "Bundibugyo" adı verilen nadir bir türle gündeme geldi. Salgın ülkenin doğusundaki Ituri eyaletinde başladı ve ilan edilmesinin üzerinden henüz iki hafta geçmesine rağmen vaka sayıları hızla arttı. Bu türe karşı onaylı bir aşı ya da etkili bir tedavinin bulunmaması ise kaygıyı büyütüyor.
Ebola nedir, nasıl bulaşıyor?
Ebola, ilk kez 1976 yılında Sudan ve Demokratik Kongo'da görülen, adını Kongo'daki bir nehirden alan bir virüs. Genellikle Orta Afrika'daki tropikal yağmur ormanlarının ücra köylerinde ortaya çıkıyor. Virüsün doğal taşıyıcılarının yarasalar olduğu düşünülüyor. İnsanlara ise enfekte hayvanların kan, salya ve diğer vücut sıvılarına temas yoluyla geçiyor. Önemli bir nokta şu: Ebola havadan ya da sudan bulaşmıyor. Bulaşma, hasta bir kişinin veya hayvanın vücut sıvılarına, bu sıvıların bulaştığı yüzeylere doğrudan temasla gerçekleşiyor. Ayrıca hastalıktan iyileşen erkeklerin, bir süre daha cinsel yolla virüsü taşıyabileceği belirtiliyor. Hastalığın kuluçka süresi 2 ila 21 gün arasında değişiyor; bu yüzden hastayla yakın temas edenlerin üç hafta boyunca yakından izlenmesi gerekiyor.

Ebola belirtileri neler?
Hastalık genellikle ani biçimde başlıyor. İlk belirtiler arasında yüksek ateş, halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı ve boğaz ağrısı gibi şikayetler yer alıyor. İlerleyen aşamalarda kusma, ishal ve ciltte döküntüler ortaya çıkabiliyor. Daha ağır vakalarda ise böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma, iç ve dış kanamalar görülebiliyor. Belirtiler sıtma, tifo ve menenjit gibi diğer ateşli hastalıklarla karışabildiği için kesin tanı ancak laboratuvar testleriyle konuluyor. Bu örneklerin de biyolojik tehlike taşıması nedeniyle koruma önlemleriyle incelenmesi gerekiyor.
Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; herhangi bir sağlık şüphesinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.
