Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kökleri, Kırım Tatarı asil ve entelektüel bir ailenin hüzünlü göç yollarına dayanıyordu. Uçak mühendisi bir baba olan Kemal Ortaylı ile Ankara Üniversitesi'ne yıllarını vermiş saygın akademisyen Şefika Karaşay Ortaylı’nın ilk göz ağrısıydı o. Bu derin ve güçlü aile bağlarının gölgesinde, İlber Hoca'nın ömrü boyunca omuz omuza yürüdüğü üç kardeşi daha vardı: Enver, Emeldar ve Nuriye. Şimdi, bu koca çınarın devrilmesiyle, o tarihi ailenin eksilen yanı yürekleri daha da derinden burkuyor.
Enver Ortaylı kimdir, ne iş yapıyor?
Ailenin gözlerden en uzak, belki de en sessiz limanıydı Enver Ortaylı. Ağabeyi İlber Hoca’nın tüm dünyada yankılanan o gür sesinin ve akademik ihtişamının aksine; o, kameraların ardında, sükuneti seçen bir yaşam sürdü. Türkiye'yi yasa boğan o acı vefat ilanında, gözler ister istemez onun ismine takıldı: "Enver ve Sevil Ortaylı". Hayat arkadaşı Sevil Ortaylı ile kurdukları yuvada Kemal Ortaylı, Oytun Ortaylı ve Işıl Ortaylı adını verdikleri üç çocuk büyüttüler. Bugün o çocukların gözlerindeki yaş, amcaları İlber Ortaylı'ya duydukları tarifsiz hüznün en somut şahidi.

Ortaylı ailesinin dramatik göç hikayesi ve yapısı
Aslında Ortaylı ailesinin tarihi, vatansız kalmanın ve küllerinden yeniden doğmanın o yakıcı öyküsüyle yazılmıştır. Kırım'ın dondurucu rüzgarlarından Avusturya'nın savaş yorgunu topraklarına, oradan da Türkiye'ye uzanan bu çileli yolculuk, ailenin ruhuna işleyen bir direnişin simgesiydi. 1947'de, Bregenz'deki bir göçmen kampının umutsuz çadırlarında gözlerini hayata açan o ilk çocuk, yıllar sonra bir milletin 'İlber Hocası' olacaktı. Evlerinde Türkçe, Almanca ve Rusçanın hüznüyle yoğrulan çok dilli sofralar kuruldu. Hukuk ve inşaat mühendisliğine adanmış bir ömür süren Emeldar Ortaylı ile, ailenin sırdaşı olarak kalan Nuriye Ortaylı... Kardeşlerin her biri bu zorlu göçün ardından kendi sessiz destanını yazdı.

Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın acı vedası: Cenaze ve anma töreni
Kelimelerin boğazda düğümlendiği o an, ailenin titreyen ellerle kaleme aldığı kısacık bir veda ilanıyla duyuruldu. 16 Mart 2026 Pazartesi sabahı, saatler 11.00'i gösterdiğinde, ömrünü verdiği Galatasaray Üniversitesi'nin tarihi koridorları bu kez onun anısına dökülecek gözyaşlarıyla yankılanacak. Ailesi, onu ağır akademik unvanlardan çok öte, kalplerine dokunan o sıcacık ifadelerle uğurladı: "Tuna Ortaylı'nın biricik babası, Deniz Ali Kazıcı ve Defne Kazıcı'nın İlber dedesi, tarihçi, yazar ve Türk halkının sevgili İlber Hocası." O, sadece dünya çapında bir entelektüel değil; yetim kalan bir milletin, yeri asla doldurulamayacak hafızasıydı.
