Reichelt'in hikayesi, Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında sorulan bir soruyla yeniden gündeme geldi. Pilotların acil durumlarda hayatlarını kurtaracak bir paraşüt tasarlamak isteyen Reichelt, icadına o kadar güveniyordu ki tüm uyarılara rağmen deneyi bizzat kendi üzerinde gerçekleştirmeye karar verdi. Peki Franz Reichelt kimdir ve neden öldü? İşte "uçan terzi"nin yürek burkan hikayesi...
Franz Reichelt kimdir?
Franz Reichelt, 16 Ekim 1878'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na bağlı Štětí'de (bugünkü Çekya) dünyaya geldi. Daha sonra Fransa'ya göç ederek Paris'te başarılı bir terzi olarak kendini kanıtladı. Mesleği terzilik olmasına rağmen asıl tutkusu icat yapmaktı.
20. yüzyılın başlarında havacılığın hızla gelişmesini hayranlıkla izleyen Reichelt, uçak kazalarıyla ilgili haberleri okudukça pilotlara yardım etmeye karar verdi. Uçaklar bozulduğunda kullanılmak üzere giyilebilir bir paraşüt geliştirmek istiyordu.

Paraşüt takım elbise icadı
Temmuz 1910'dan itibaren Reichelt, ipek ve kauçuktan yapılmış özel bir elbise dikmeye başladı. "Paraşüt Takım Elbise" adını verdiği bu icadın, düşen bir kişinin kollarını açarak inişini yavaşlatacak kanatlar oluşturmasını hedefliyordu.
İlk testlerini apartmanının beşinci katından mankenlerle gerçekleştirdi ve başarılı sonuçlar aldı. Ancak daha büyük ölçekli deneylerde işler planlandığı gibi gitmedi. Tasarımını Fransa'nın önde gelen havacılık örgütü La Ligue Aérienne'e sundu, ancak örgüt paraşüt yapısının zayıf olduğu gerekçesiyle projeyi reddetti.
Başarısız denemeler
1911 yılında 8-10 metre yükseklikten atladığı denemelerde Reichelt başarısızlığa uğradı. Bir denemede saman yığını sayesinde sakatlanmaktan kurtulurken, Nogent'teki 8 metrelik bir atlayışta bacağını kırdı.
Reichelt, başarısızlıklarının nedenini testlerini gerçekleştirdiği düşme mesafesinin kısa olmasına bağlıyordu. Bu nedenle Eyfel Kulesi'nden test uçuşu yapmaya heveslendi. Defalarca izin başvurusunda bulundu ve 1912 Şubatı'nda nihayet beklediği izni aldı.
Trajik atlayış ve ölümü
4 Şubat 1912 Pazar günü sabah saat 7'de Franz Reichelt, iki arkadaşıyla birlikte Eyfel Kulesi'ne geldi. Ancak arkadaşlarının dehşet içindeki bakışlarına rağmen yanında manken getirmemişti. Paraşüt kıyafetini bizzat kendisi giymişti.
Reichelt'in birçok arkadaşı ve güvenlik görevlisi onu atlamaması için ikna etmeye çalıştı. Ancak o kararlıydı. "Buluşumun değerini kanıtlamak istiyorum. Deneyi kendim ve hile yapmadan denemek istiyorum" dedi.
Saat 08.22'de kulenin ilk platformuna ulaşan Reichelt, platformun kenarındaki küçük bir masaya çıktı. Bir gazeteyi yırtarak rüzgarın yönünü kontrol etti. Yaklaşık 40 saniye tereddüt ettikten sonra arkadaşlarına dönerek son sözlerini söyledi: "Yakında görüşmek üzere."
2 saniyede gelen ölüm
Reichelt kendini Eyfel Kulesi'nin kenarından bıraktığında paraşütü hemen etrafına dolandı. Yerden yaklaşık 57-61 metre yükseklikten düşen terzi, donmuş çimenlerin üzerine çakıldı. Düşüşü yerde 15 santimetrelik bir çukur açtı.
33 yaşındaki Reichelt, ağzından, burnundan ve kulaklarından kan sızarken, sağ kolu ve bacağı ezilmiş, kafatası ve sırtı kırılmış haldeydi. Ölüm anında gerçekleşti. Bazı kaynaklara göre yere çarpmadan önce kalp krizinden öldüğü iddia edilmektedir.
Polemik ve sorumluluk tartışması
Paris halkı Reichelt'in ölüm haberiyle şoke oldu. Birçok gazete mucidin cesur ama ölümcül kararını eleştirirken, bazıları atlamasına izin veren Paris polisini suçladı.
Paris Emniyet Müdürlüğü, deneyde manken kullanılacağının söylendiğini, canlı bir insan için böyle bir şeye asla müsaade etmeyeceklerini açıkladı. Polis Valisi Louis Lépine, Reichelt'in kendisinin atlayacağını bilselerdi izin vermeyeceklerini belirtti.
Boşa giden bir ölüm
Franz Reichelt'in ölümünün en trajik yönü, boşuna olmuş olmasıydı. Terzi, icadıyla pilotların hayatını kurtarmak istiyordu. Ancak Rus mucit Gleb Kotelnikov, 1911 yılında zaten sırt çantası paraşütünü icat etmişti.
Bugün Reichelt, tasarladığı icadıyla değil, trajik ölümüyle hatırlanıyor. İkarus gibi uçabileceğine inanan "uçan terzi", havacılık tarihinin en acı derslerinden birini vererek aramızdan ayrıldı.
