Kullanım süresi birkaç dakikalık plastikler doğada yüzyıllarca kalabiliyor

Pet şişeden pipetlere, poşetlerden ıslak mendillere kadar tek kullanımlık plastiklerin içerikleri ve zararları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Turgut Tüzün Onay, "Bu malzemeler biyobozunur olmadığı için çok uzun yıllar doğamızda kalabiliyor." dedi.

Kullanım süresi birkaç dakikalık plastikler doğada yüzyıllarca kalabiliyor

Uzmanlara göre denizlerdeki kirliliğin yüzde 80'i karasal kaynaklı, bu kirliliğin içinde tek kullanımlık plastiklerin payı ise yüzde 70-90 aralığında. Dakikalar içinde kullanılıp rastgele çevreye atılan bu plastikler su kaynaklarında ve denizlerde mikroplastiğe dönüşebiliyor.

Tek kullanımlık plastiklerin içerikleri ve oluşturduğu çevre tehdidiyle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Turgut Tüzün Onay, plastik kirliliğinin dünyanın en büyük sorunlarından biri olduğunu belirterek "Plastik üretimi 1950'li yıllardan beri artarak yılda 450 milyon tonlara ulaştı. Uygun fiyatı dolayısıyla hayatımızdaki kullanım alanı çok fazla. Denizlerdeki çöp kirliliğinin neredeyse 3'te 2'sini tek kullanımlık plastikler oluşturuyor. Maalesef bu malzemeler biyobozunur olmadığı için çok uzun yıllar doğamızda kalabiliyor." dedi.

Plastiklerin doğada, özellikle de su ortamında bozunmadan uzun süre kalabildiğini anlatan Onay, tek kullanımlık plastik malzemelerin yüzeyinde aşırı ısınma, sürtünme gibi etkilerle çatlaklar meydana geldiğini ve bunun da zaman içinde mikroplastik oluşumuna neden olduğunu vurguladı.

Pet şişeler

Gündelik hayatta en sık karşılaşılan tek kullanımlık plastikler hakkında bilgi veren Onay, bunların başında gelen pet şişelerin polietilenden üretildiğini söyleyerek şöyle devam etti:

"Özellikle yaz aylarında sahil şeridine baktığımızda pet şişeler yoğun bir şekilde kullanılıyor, gelişigüzel olarak plajlara, sahillere bırakılıyor ve hafif malzeme olduğu için rüzgarın etkisiyle denize ulaşıyor. Denize ulaştığında daha ciddi bir problem ortaya çıkıyor çünkü doğada kalma süreleri 400-500 yıl olarak tahmin ediliyor. Çevresel etkilerle, güneş, yağmur, rüzgar etkisiyle çatallaşıyor ve yüzeylerinde kırıklar, çatlaklar oluşuyor. Bu çatlaklardan ise yıllar içerisinde mikroplastiklerin oluşması mümkün oluyor. Mikroplastikler maalesef deniz canlılarına çok ciddi zararlar verebiliyor ve bunlardan da insan vücuduna geçiyor."

Plastik bardaklar, pipetler

İçecekler için kullanılan plastik bardak ve pipetlere de dikkati çeken Onay, bardakların polietilenden, pipetlerin ise propilenden yapıldığını, her ikisinin de mikroplastik oluşturma olasılığının yüksek olduğunu kaydetti.

Market poşetleri, buzdolabı poşetleri, streç filmler

Market poşetleri, buzdolabı poşetleri ve streç filmlerin de düşük yoğunluklu polietilen malzemelerden üretildiğini aktaran Onay, "Tabii ki bunların geri kazanılması çok zor çünkü evsel çöp içerisinde bunların biriktirilmesi, ayrı toplanması çok mümkün olmadığından bunların doğaya karışması ve uzun yıllar sonucunda mikroplastiğe dönüşmesi ve sağlığımızı bu şekilde tehdit etmesi çok olası." şeklinde konuştu.

Kulak çubukları

Kulak çubuklarının bilinçsizce kullanıldığına işaret eden Onay, şunları kaydetti:

"Sert plastikten yani polipropilenden yapılmış, doğada kalma ömrü neredeyse yüzyıllar mertebesinde olan bir malzeme. Bunlar evden kanalizasyona girdiği takdirde denize rahatlıkla ulaşıyorlar. Bunların da mikroplastik oluşturma riski ve doğada kalma riski çok fazla. Ya bunları yasaklayacağız ya da ahşaptan yapılanları var, onları kullanacağız."

Karıştırma çubukları

Onay, sıcak içecekler için kullanılan plastik karıştırma çubukları konusunda ise "Bu plastik malzemeleri bir kere kullanıyoruz ve çöpe karışıyor, sonra doğamızda yok olmadan yüzlerce yıl kalıyor ve doğamız ve insan sağlığına etki edecek mikroplastik oluşumuna sebebiyet veriyor. Bunları da ahşap malzemeden kullanabiliriz, yapabiliriz. Alternatif ürünümüz yoksa o zaman bunların kesinlikle yasaklanması gerekiyor. Yasaklanmasıyla, plastik atık kirliliğinde çok ciddi azalmalar söz konusu olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Islak mendil

Son yıllarda giderek hayatımızda daha fazla yer etmeye başlayan ıslak mendillerin kompozit olarak adlandırılan malzemelerden oluştuğunu, içlerinde naylon ve polyester bulunduğunu işaret eden Onay şöyle konuştu:

"Doğal selüloz olanları da var olmakla birlikte genelde polyester, polipropilen, PET fiber veya PET karışımı olabiliyor. Kompozit, içi tamamen plastik lifli. Yemekten sonra elimizi siliyoruz, ondan sonra buruşturup çöpe atıyoruz. Kullanım süresi en fazla 1,5-2 dakika ama doğada kalma süresi yıllar mertebesinde. Mutlaka eskiden kullanılan o el bezleri vardı, lokantaların ya da yemek yediğimiz yerlerin de tekrar yıkanılıp kullanılabilen bu tip ürünlere geçmesi gerekiyor. Çünkü ıslak mendillerin geri kazanılması, geri döndürülmesi, ekonomiye bir şekilde ilave edilme maalesef mümkün değil."

Plastik çatal, kaşık

Plastik çatal, kaşık gibi malzemelerin de çoğunlukla polietilenden ya da polipropilenden yapıldığını belirten Onay, "Lütfen bunları siparişlerde istemeyelim, seçmeyelim, kullanımını engelleyelim. Çünkü bunlar polietilenden yapılmış, doğada kalma süreleri çok uzun ve işimize en fazla 5-10 dakika yarayacak malzemeler. Şirketlerin de bunlara özen göstermesi gerekiyor. Avrupa Birliğinde bu tip malzemeleri çok fazla kullanan, tüketen ve dağıtan firmalara ekstra vergi yükümlülükleri getiriliyor." ifadelerini kullandı.

Plastik eldivenler, maskeler

Kovid-19 salgınıyla birlikte kullanımı artan; lateks, vinil, nitril karışımlarından üretilen eldivenler ile plastik fiber ihtiva eden maskeler hakkında ise Onay, "Diğer ürünlerde olduğu burada da mikroplastik oluşma riski gibi söz konusu. Tabii bunlar tek kullanımlık ürünlerin dışında olan özel ürünlerimiz. Ama plastik içeren malzemeler olduğu için bunların da özenle kullanılması, ayrı toplanması ve yok edilmesi gerekiyor." dedi.

Plastiklerin raf ömrünün olduğunu ifade eden Onay, damacana su üzerine yazılan son kullanma tarihinin, suyun değil plastiğin ömrü için belirtilen tarih olduğunu bildirerek plastiğin dayanıklı bir malzeme olmasına rağmen, uzun süre kullanılması, bekletilmesi ve sıcağa maruz kalmasıyla ortaya kimyasallar çıktığını vurguladı.

Tek kullanımlık plastiklere alternatif ürünler geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Onay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu ürünleri biz 5-10 dakikalık ihtiyacımız için kullanıp attığımızda gelecek nesillere çok olumsuz bir miras bırakmış oluyoruz. Kutuplardaki buz dağlarında bile mikroplastik keşfedildi, olmadığı yer yok çünkü taşınım söz konusu. Tatlı su kaynaklarına da keza karışıyor. Çünkü sadece denizlere değil, yüzeysel kaynaklara, göllere, barajlara karışıyor. Rüzgar etkisiyle, çöp kamyonundan düşen, doğru dürüst toplanmayan, piknikçilerin, halkımızın sokağa bırakmış olduğu malzemelerin her tarafa taşınma riski var."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER