Marmara Denizi'nden sonra Bandırma Körfezi'nde de görüldü!

Marmara Denizi sahillerine yakın bölgelerde birçok noktada görülen deniz salyası (müsilaj), Bandırma Körfezi'nde de etkili oluyor. Uzmanlar "Valilikler, belediyeler ve diğer paydaşlar deniz salyası gündemiyle acilen toplanmalı" uyarısında bulundu.

Marmara Denizi'nden sonra Bandırma Körfezi'nde de görüldü!

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın, denizdeki biyolojik yaşamın ilk basamağını oluşturan fitoplankton denilen mikroskobik bitkilerin aşırı çoğalmasıyla oluşan jelimsi bir oluşum olduğunu söyledi.

Sarı, müsilajın 18'inci yüzyıldan bu yana Adriyatik ve Akdeniz'de görüldüğünü, Marmara Denizi'nde de en çok 2007-2008 kışında yayıldığını anlattı.

Müsilajın oluşumu için kış aylarında deniz suyundaki azot ve fosfor miktarının artması, denizin durgun, deniz suyu sıcaklığının ortalamadan yüksek olması gerektiğini dile getiren Sarı, şöyle devam etti:

"Denizde azot ve fosfor gibi elementlerin miktarındaki artış büyük oranda kanalizasyon gibi evsel atıklarla ilişkilidir. Arıtılmadan denize salınan evsel atıklar, deniz suyunun azot ve fosfor yükünü artırır. Kış aylarında deniz suyu sıcaklığı uzun yıllar ortalamasının üstünde seyrettiğinde, müsilaja neden olan bitkisel planktonlar hızla çoğalarak deniz suyunun azot ve fosfor yükünü azaltmaya çalışır. Bu aşırı çoğalma sonucu ortaya çıkan müsilaj, genelde 5 metre derinliklerden itibaren başlayarak 25-30 metre derinliğe kadar görülür."

"VALİLİKLER, BELEDİYELER VE DİĞER PAYDAŞLAR MÜSİLAJ GÜNDEMİYLE ACİLEN TOPLANMALI"

Jelimsi yapısıyla bazen onlarca metre boyda uzanan bu yapıların, deniz dibine çöktüğünde buralarda yaşayan bitki, sünger ve diğer canlıların üzerini kaplayarak öldürdüğünü dile getiren Sarı, "Müsilaj ortadan kalkarken bir kısmı parçalanarak deniz yüzeyine çıkar ve kıyılarda kilometrelerce uzanabilir. Bir kısmı ise deniz dibine çöker." dedi.

Prof. Dr. Sarı, müsilajın deniz suyu sıcaklıklarının ortalamanın üzerinde seyretmesi ve evsel atıkların yoğun bir şekilde denize deşarj edilmesiyle ortaya çıktığını belirtti.

Denizlerdeki azot ve fosfor yükünün azaltılması gerektiğini vurgulayan Sarı, şunları kaydetti:

"Müsilaja neden olan iklim değişimi ve durağan deniz şartları bizim kontrolümüzde değil ama en büyük etken olan azot ve fosfor yükünü azaltmak elimizde. Bu yıl Marmara Denizi'nde balıkçılar müsilaj yüzünden zarar etti. Şimdi turizm sezonu açılıyor. Binlerce insan sahillere, denize akın edecek. Biz bu görüntülerle karşılayacağız gelenleri. Yani müsilaj, bir darbe de turizme vurmak üzere. Marmara Denizi çevresindeki valilikler, belediyeler ve diğer paydaşlar, müsilaj gündemiyle acilen toplanmalı, Marmara Denizi'ne tek bir litre bile arıtılmadan atık salınmamasını sağlayacak tedbirler acilen alınmalıdır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER