Miçotakis ailesinin Türkiye'ye sığınma hikayesi, zirvenin ardından yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. Uzun süre gizli kalan 1968 tarihli tahliye operasyonu, bugünkü sert söylemlerle taban tabana zıt bir tablo çiziyor.
1968'de ne yaşandı?
Yunanistan 1968'de Albaylar Cuntası diktatörlüğü altındaydı. Cunta, dönemin güçlü muhalif siyasetçisi Konstantinos Miçotakis'i ev hapsine almıştı ve aile için hayati tehlike had safhadaydı. O sırada henüz altı aylık bir bebek olan Kiryakos Miçotakis ve ailesi için tek çıkış yolu Türkiye görünüyordu.
Devreye dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil girdi. Türk diplomasisinin planladığı gizli operasyonla aile, Rodos adasından özel bir tekneyle alındı. Konstantinos Miçotakis'in idamını engelleyen operasyonun ilk durağı İzmir oldu. Sıkı güvenlik önlemleriyle İstanbul'a getirilen aile, Türk makamlarınca koruma altında misafir edildi ve ardından sürgün hayatını geçireceği Paris'e uğurlandı.

Belki de hayatımı Türklere borçluyum
Eski Bakan Bülent Akarcalı, 1987'de Viyana'daki bir parti liderleri toplantısı öncesinde Turgut Özal ile Miçotakis arasında üçlü görüşme düzenlediklerini anlattı. Akarcalı'ya göre Miçotakis o görüşmede hayatını belki de Türklere borçlu olduğunu söyledi. Akarcalı ayrıca Kıbrıs Barış Harekatı'nın darbeci albayların çöküşünü hızlandırdığını ve Yunan demokrasisinin doğrudan Türkiye sayesinde kurulduğunu savundu.
Babadan oğula değişen tutum
Baba Miçotakis başbakanlığı döneminde bu iyiliği unutmadı; hatıralarında İstanbul'da çok iyi ağırlandıklarını yazdı ve azınlıklara yönelik dışlayıcı yasaları kaldırdı. Kiryakos Miçotakis de 2022'deki İstanbul ziyaretinde Türkiye'ye ve Çağlayangil'e teşekkür borçlu olduklarını dile getirmişti.
Ancak bugün tablo farklı. Seçim dönemlerinde Batı Trakya Türklerinin etnik kimliğini inkar eden ve Ege'de silahlanma yarışı yürüten Miçotakis, Temmuz 2027'ye kadar yapılması gereken seçimler öncesinde zor durumda; partisinin oyları yüzde 25-30 bandına gerilemiş görünüyor.

Atina'da siyasi denge değişiyor
Miçotakis'in oylarını bölebilecek üç yeni siyasi hareket sahneye çıkıyor. Eski Başbakan Aleksis Çipras yeni partisini ilan etmeye hazırlanıyor. Tempi tren kazasında kızını kaybeden ve yürüttüğü adalet mücadelesiyle geniş destek toplayan doktor Maria Karystianou da siyasete adım atıyor. Partiden ihraç edilen eski Başbakan Antonis Samaras ise sağ tabanı bölecek yeni bir oluşum kuruyor. Koalisyon senaryolarında öne çıkan isim ise Türkiye karşıtı söylemleriyle bilinen Savunma Bakanı Nikos Dendias. Yani 1968'de Türkiye'nin kurtardığı ailenin siyasi mirası, bugün hem içeride hem dışarıda ciddi bir sınavdan geçiyor.
