Pasifik Ateş Çemberi, gezegendeki depremlerin yaklaşık yüzde 90'ının yaşandığı dev bir kuşak. Üstelik büyük sarsıntıların yüzde 80'i de bu hat üzerinde kaydediliyor. Şili'den başlayıp Yeni Zelanda'ya kadar uzanan bu bölge, sismik açıdan yerkürenin en hareketli noktası kabul ediliyor.
Pasifik Ateş Çemberi nedir?
Pasifik deprem kuşağı olarak da bilinen bu yapı, Pasifik Okyanusu kıyılarının büyük bölümünü çevreleyen ve at nalını andıran bir kemer. Bölgede hem volkanik patlamalar hem de depremler olağanüstü sık yaşanıyor. Peki bu hareketliliğin sebebi ne?
Cevap, levha tektoniğinde saklı. Okyanusun altındaki ve çevresindeki dev litosfer levhaları, örneğin Pasifik Levhası, sürekli hareket halinde. Bu levhalar birbirleriyle çarpışıyor, birbirinin altına dalıyor ve yok oluyor. Söz konusu dalma-batma süreçleri, hat boyunca neredeyse kesintisiz uzanan yitim zonları yarattı. Okyanus hendekleri, volkanik yaylar ve volkan kuşakları da işte bu çarpışmaların ürünü.

Ateş Çemberi hangi ülkeleri kapsıyor?
Kuşağın toplam uzunluğu 40 bin kilometreyi buluyor. Güzergah Şili'den başlayıp Güney Amerika kıyıları boyunca kuzeye tırmanıyor. Ardından Orta Amerika, Meksika ve ABD'nin batı kıyılarına ulaşıyor. Alaska'nın güneyinden Aleut Adaları'na geçen hat, oradan Japonya ve Filipinler'e iniyor. Yeni Gine ve Güney Pasifik Adaları üzerinden de Yeni Zelanda'da son buluyor.
Deprem nasıl oluşuyor, büyüklük ile şiddet farkı ne?
Deprem, yer kabuğundaki kırılmalarla ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılması sonucu hissedilen sarsıntı. Fay hatları boyunca dev kaya bloklarının kaymasıyla meydana geliyor ve tektonik, volkanik, çöküntü olmak üzere üç türe ayrılıyor.
Sık karıştırılan iki kavrama da değinelim. Büyüklük, depremin açığa çıkardığı enerjiyi ölçen objektif bir değer ve değişmiyor. Şiddet ise sarsıntının yol açtığı hasarı anlatıyor; zemin yapısına ve mesafeye göre bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Yani aynı deprem, iki farklı şehirde bambaşka şiddetlerde hissedilebiliyor.
