Aktif futbol yaşantısını sonlandıran Tolgay Arslan, kariyeri boyunca sergilediği teknik kapasite ve oyun zekasıyla orta saha rotasyonlarının aranan isimleri arasında bulunuyordu. Almanya'nın disiplinli altyapı eğitiminde piştikten sonra rotasını Türkiye'ye çeviren başarılı sporcu, üstün pas yeteneği ve ikili mücadelelerdeki yüksek direnciyle Süper Lig'in dev kulüplerinin savunma ve hücum hatlarında kritik roller üstlendi.
Almanya altyapısından Süper Lig devlerine
Almanya'da Hamburg altyapısında yetişen ve buradaki performansıyla dikkat çeken Tolgay, genç yaşta yakaladığı çıkışın ardından Türkiye'ye transfer olarak Beşiktaş ailesine katıldı. Siyah-beyazlı forma altında sergilediği şampiyonluk performanslarıyla taraftarların sevgilisi haline gelen deneyimli orta saha, Beşiktaş'taki başarılı yıllarının ardından bir diğer İstanbul devi olan Fenerbahçe'ye geçiş yaptı.
Süper Lig'de her iki büyük kulübün de formasını giyme şerefine erişen az sayıdaki yetenekten biri olan oyuncu, derbi maçlarındaki sakinliği ve soğukkanlılığı ile hatırlanıyor. Türkiye kariyerindeki bu yoğun ve tutkulu dönemin son bulmasıyla birlikte, kariyerine yeni bir yön vererek Avrupa'nın beş büyük liginden birine yelken açtı.

Uluslararası liglerde geçen başarılı yıllar
Türkiye'den sonra İtalya Serie A ekiplerinden Udinese'ye transfer olan başarılı oyuncu, İtalyan futbolunun sert savunma anlayışında dahi tekniğiyle fark yaratmayı başardı. Udinese'de geçirdiği istikrarlı sezonların ardından futbolunu yeni kıtalara taşımaya karar vererek önce Avustralya temsilcisi Melbourne City formasıyla sahaya çıktı.
Kariyerinin son durağında Japonya'nın Sanfrecce Hiroshima takımına katılan Tolgay, burada sergilediği profesyonel duruşla Uzak Doğu'da da takdir kazandı. Fiziksel durumu ve uzun yıllara yayılan yorucu profesyonel takvimi göz önünde bulundurarak 35 yaşında aktif kariyerini noktalama kararı alan yıldız futbolcu, ardında unutulmaz başarılar bıraktı.
