Vecihi Hürkuş kimdir sorusu, havacılık tarihine meraklı her gencin er ya da geç karşılaştığı bir soru. İlk yerli uçağı tasarlayıp uçuran isim olarak Türk havacılık literatüründe özel bir yere sahip. "Hürkuş" soyadını dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ten bizzat aldı; "özgürce uçan kuş" anlamı taşıyan bu ad, yaşam felsefesini de özetliyordu.
Vecihi Hürkuş kimdir, çocukluk ve eğitim hayatı nasıl geçti?
6 Ocak 1896'da İstanbul'da dünyaya geldi. Çocukluğu Selanik'te geçti. Babasının vefatından sonra ailesinin İstanbul'a dönüşü onu farklı bir yola itti. Tophane Sanat Mektebi'ne yazıldı; burada makinelerle kurduğu ilk bağ, ileriki yıllarda hayatının ana eksenini oluşturacaktı.
I. Dünya Savaşı yıllarında orduya katıldı. Önce Kafkas Cephesi'nde topçu olarak görev yaptı, ardından havacılığa ilgi duyarak Yeşilköy Tayyare Mektebi'ne geçiş yaptı. 1916'da pilot brövesini aldı. Kurtuluş Savaşı sırasında uçuş tecrübesini cephede kullandı; özellikle 1922'de düşman hatlarına yaptığı keşif uçuşları, askeri başarıları arasında yer aldı.

Vecihi Hürkuş'un havacılık tarihindeki yeri ne?
Asıl tanınırlığını mühendislik tarafıyla kazandı. 1925'te tasarlayıp ürettiği "Vecihi K-VI" adlı uçak, Türkiye'de bir Türk tarafından üretilen ilk uçak unvanını aldı. Ancak dönemin bürokrasisi sertifika vermediği için uçağın resmi olarak uçması yıllar aldı. Pes etmeyen Hürkuş, 1930'da Çekoslovakya'ya giderek mühendislik diplomasını aldı ve yurda dönüşünde çalışmalarına hız verdi.
1932'de Türkiye'nin ilk sivil havacılık şirketi olan "Vecihi Sivil Tayyare Mektebi"ni kurdu. Ülkenin ilk kadın pilotlarından bazılarını da burada yetiştirdi. Sabiha Gökçen'in havacılığa ilgi duymasında dolaylı katkısı olduğu bilinir. 1954'te THY'nin kuruluş kadrosunda yer aldı ve sektörün altyapısının oluşmasında etkin rol üstlendi.
Vecihi Hürkuş'un mirası bugün nasıl yaşıyor?
16 Temmuz 1969'da hayatını kaybetti. Geride 16 farklı uçak tasarımı bıraktı. İsmi, modern Türk savunma sanayisinin temel taşlarından biri olan "HÜRKUŞ" eğitim ve taarruz uçağında yaşatılıyor. Türk Hava Kuvvetleri envanterinde yer alan bu uçak, Vecihi Bey'in özgürlük arzusunun günümüze taşınmış hali olarak kabul ediliyor. Kabri, İstanbul Edirnekapı Şehitliği'nde bulunuyor.
