Zehir yiyor zehir içiyoruz

İSTANBUL'daki ıspanak zehirlenmesi vakalarıyla birlikte Türkiye'de gıda güvenliği sisteminin nasıl işlediği gündeme geldi ve Türkiye ayağa kalktı. Her şeyde olduğu gibi o da hemen unutuldu. Aslında yıllardır gıda diye zehir yiyoruz. Uzmanlara göre mevzuatlar yeterli, ancak asıl sorun yetersiz denetim. Zehirlenme vakalarıyla ilgili açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de ıspanak içinde yabancı otların ve ottan kaynaklı yoğun miktarda atropin ve scopalamin -bunların ne olduğunu bilen beri gelsin- tespit edildiğini kamuoyuna duyurdu. Oysa Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zafer Şenyurt'a göre yaşanan bu zehirlenme olayı münferit bir vaka değil, dolayısıyla da denetim süreciyle ilgili bir sorun söz konusu.

Bize bunları yediriyorlar
 
HER olayda olduğu gibi anlı-şanlı uzmanlar da TV'lerin karşısına geçip ıspanağın yıkanmasından tutun yenmesine kadar neler yapılması gerektiğini anlattı. Hayatında toprağa el sürmemiş, tarlaya ayak basmamış, mutfağa girmemiş kişiler ahkam kesmeyi sürdürüyor. Anlatıyor da asıl tehlike toprağı nasıl zehirlediğimizden söz etmiyor. GDO'lu ürünlerin neden serbest bırakıldığını görmezden geliyor, neler yediğimize değinmiyor. İsterseniz biz bir kaçını sayalım eğer mideniz kaldırırsa... 
Neler yapılmıyor ki; fıstık yerine bezelye, taze tavuk yerine kireç, kıyma yerine bulgur, biber yerine boya yiyiyoruz. Zeytinyağına pamuk yağı karıştırılıyor. Küf tutmuş ve bayatlamış peynirler, eritilerek eritme peynir haline getiriliyor. Bayat tavuklar çamaşır suyu ile beyazlatılarak piyasaya sunuluyor.Tereyağına patates ve margarin karıştırılıyor. Leblebi tozuna tuz, fıstık tozuna ise bezelye ve boya katılıyor. Salam ve sosise tavuk derisi, bağırsağı ve taşlık karıştırılıyor. Yoğurdu daha katı hale getirmek için büyük baş hayvanların yağından elde edilen toz halindeki jelatin kullanılıyor. Halka bu yoğurt 'köy yoğurdu' diye satılıyor. Dönerin içine tavuk sakatatı ve öğütülmüş tavuk bacağı katılıyor. Sütün öz yağı alınarak, katıyağ ile karıştırılıyor. Böylece, yağlı süt imajı veriliyor. Son kullanma tarihi geçmiş sucuklar, yeni yapılan sucukların içine karıştırılarak yeniden imal ediliyor. Sucuğun içine çöpe atılması gereken akciğer parçaları konuluyor. Kırmızı bibere kiremit tozu karıştırılıyor. Karabibere renk alması için kanserojen boya katılıyor. Ufalanmış peynir birleştirilip yeniden kalıp peynir yapılıyor. Ekmeğe karbonat katılarak beyazlaştırılıyor. Beyaz peynire kireç katılarak parlak beyaz olması sağlanıyor. Kekiğin yağı ve suyu arıtma yöntemiyle alınıp posası 'gerçek kekik' olarak satılıyor.

Meclis'e bile hileli bal girdi

TARIM ve Hayvancılık Bakanlığı, yaptığı denetimler sonucu geçen Ekim ayının ortasında yeni hileli ürünler listesi açıklamıştı. Buna göre Türkiye'de kanatlı hayvan etinden domuz etine kadar birçok üründe ve bilinen markalarda bile yabancı madde tespit edildi. Listede paylaşılan alkolsüz içeceklerde ilaç etken maddesi bulundu, ballarda ise taklit ve tağşiş yapıldığı belirlendi. Baharatlarda gıda boyası saptandı, bitki, çay ve kahve ürünlerinde de ilaç etken maddesi ve gıda boyası tespit edildi. Aynı zamanda bazı çikolata markalarında da yine ilaç etken maddesinde rastlandığı Bakanlık tarafından ifşa edildi. Ya sonra? Aynı firmaların aynı malları yine raflardaki yerini korudu. Hileli bal Meclis kantininde bile satılır hale geldi. Ekim ayı başında Rusya, Türkiye'den satın aldığı 370 ton mandalinayı canlı haşere çıktığı gerekçesiyle geri göndermişti. Son dönemlerde yurtdışından gıda ürünlerinin sık sık geri gönderildiğine tanık oluyoruz. Tabii bunlar Türkiye pazarına sürülüp bizim halkımıza zehir yediriliyor. Görüldüğü gibi zehir yiyip, zehir içiyoruz. Sorumlular da suçu birbirine atarak koltuklarını korumaya devam ediyor.

YORUM EKLE
Popüler Haberler