Türkiye, 17 yaşındaki Atlas’ın acı kaybıyla bir kez daha derinden sarsıldı. Genç yaşta hayattan koparılan Atlas’ın ölümü, toplumun vicdanında derin bir yara açarken, konuyla ilgili bir açıklama da tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’dan geldi. Ortaylı, “Bu dava artık yalnızca Atlas’ın ailesinin değil, bu ülkede adalet diye ayağa kalkan herkesin meselesidir” diyerek, olayın yalnızca bireysel bir suç değil, aynı zamanda bir adalet sınavı olduğunu vurguladı.
“Bir Daha Olmayacak” Diyebilme İradesiyle Sınanıyoruz
Ortaylı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Atlas’ın ölümünü, Türkiye’de giderek artan hoyratlık, cezasızlık iklimi ve hukuksuzluk bağlamında değerlendirdi. Açıklamasında “Bu, Türkiye’de hukukun caydırıcılığının, kamunun vicdanının ve ‘bir daha olmayacak’ diyebilme iradesinin sınavıdır” ifadelerine yer verdi.
“Bir Evin Işığı Sönüyor, Bir Annenin Ömrü Yarım Kalıyor”
Prof. Dr. Ortaylı, sadece Atlas değil, geçmişte benzer şekilde hayatını kaybeden gençleri de anarak şu ifadeleri kullandı:
“Ahmet Minguzzi, Ata Emre, Hakan, Berkay, şimdi de Atlas... Bir gencimizi daha bu memleketin üzeri örtülen hoyratlığına kurban verdik. Bir evin ışığı söndü, bir annenin ömrü yarım kaldı.”
Ortaylı, bu tür cinayetlerin yalnızca adli vaka olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekerek, olayın arkasında sistemsel bir sorun ve toplumsal zihniyet bozulması olduğunu dile getirdi.
“Adil Bir Karar, Toplumun Vicdanına Merhem Olur”
“Hiçbir mahkeme kararı, evladını kaybeden bir annenin acısını dindiremez,” diyen İlber Ortaylı, buna rağmen açık, tereddütsüz ve adil bir kararın toplumun yaralı vicdanında onarıcı bir etki yaratabileceğini ifade etti.
“Hukuku Umursamayan, Vicdanla Bağı Olmayan Bir Zihniyetle Karşı Karşıyayız”
Açıklamasında, hukuka ve vicdana karşı duyarsızlığın sistematik hale geldiğine işaret eden Ortaylı, “Ne hukuku umursayan ne de vicdanla bağı olan bu halin kendini neye yasladığı meçhul” sözleriyle yaşananların sadece bireysel şiddet değil, devletin adalet refleksiyle de ilgili olduğuna dikkat çekti.
