İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı yumurta ticareti soruşturmasına ilişkin yeni iddialar ortaya çıktı. Hacer T. liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen yapılanmanın, Türkiye'deki kadınlardan temin edilen üreme hücrelerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki bir tüp bebek merkezi üzerinden yabancı ailelere ulaştırdığı iddia edildi. Danimarka merkezli bir donör bankasından sağlandığı belirtilen yumurtaların gerçek kaynağına ilişkin şüphelerin, İngiltere'de yaşayan bir ailenin yaptırdığı testlerin ardından gündeme geldiği aktarıldı.
Yasa Dışı Yumurta Ticareti Soruşturmasında Yeni Detaylar
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kadın üreme hücrelerinin yasa dışı ticaretine yönelik yürüttüğü soruşturmada, uluslararası bağlantılara ilişkin yeni bilgiler gündeme geldi.
Sabah gazetesinde yer alan iddialara göre, Hacer T. liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen yapılanma, Türkiye'deki kadınlardan temin edilen yumurtaların KKTC'deki bir merkez aracılığıyla kullanılmasıyla bağlantılı.
Söz konusu merkezde tedavi gören yabancı ailelere, üreme hücrelerinin Danimarka merkezli Cryos International adlı donör bankasından sağlandığının söylendiği iddia edildi.
Ancak ailelerden birinin yaptığı araştırmanın, kendilerine verilen donör bilgileriyle ilgili ciddi soru işaretleri doğurduğu öne sürüldü.
İngiliz Ailenin Şüphesiyle Ortaya Çıktığı İddia Edildi
İddiaların merkezinde, uzun yıllar çocuk sahibi olmak için tedavi arayışında bulunan 39 yaşındaki Rachel isimli İngiliz bir kadın bulunuyor.
Rachel'ın eşiyle birlikte KKTC'de faaliyet gösteren bir tüp bebek merkezine başvurduğu ve kendilerine sunulan donör seçeneklerini değerlendirdiği aktarıldı.
Ailenin, donörlerin tıbbi geçmişleri ve fiziksel özellikleri hakkında verilen bilgileri inceleyerek Danimarkalı olduğu belirtilen bir donörü tercih ettiği öne sürüldü.
Tedavinin ardından hamile kalan Rachel, Jonah isimli bir çocuk dünyaya getirdi.
DNA Testi Sonrası Donör Bilgileri Sorgulandı
Aktarılan bilgilere göre aile, çocukları büyüdükçe kendilerine sunulan donör bilgileriyle ilgili şüphe duymaya başladı.
Bu şüphe üzerine genetik test yaptırıldığı ve test sonuçlarının ailenin beklediği donör kökeniyle uyuşmadığı ileri sürüldü.
Ancak bir çocuğun saç rengi gibi fiziksel özellikleri, tek başına donörün kimliğini veya biyolojik kökenini kanıtlamaz. Aynı şekilde genel genetik köken testleri de belirli bir yumurtanın hangi kişiden ya da kuruluştan alındığını kesin olarak ortaya koymayabilir.
Bu nedenle iddiaların kesin biçimde değerlendirilmesi için donör kayıtları, laboratuvar belgeleri ve gerekli genetik eşleştirme sonuçlarının birlikte incelenmesi gerekiyor.
Danimarka'daki Donör Bankasına Başvurdukları Öne Sürüldü
İngiliz ailenin, kendilerine verilen yumurta kodlarının doğruluğunu araştırmak amacıyla Danimarka merkezli Cryos International ile iletişime geçtiği belirtildi.
Haberde aktarılan iddiaya göre şirket, kayıtlarını inceledikten sonra söz konusu KKTC merkezine daha önce yumurta teslimatı gerçekleştirmediği yönünde yanıt verdi.
Bu yanıtın ardından, tüp bebek merkezinin donörlerin kaynağı hakkında ailelere sunduğu bilgilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tartışma konusu oldu.
Şirketin yanıtına ilişkin bağımsız olarak doğrulanmış resmi belge veya ayrıntılı açıklama ise paylaşılan bilgiler arasında yer almıyor.
30 Çocuğun Donör Kökenine İlişkin İddia
Olayın gündeme gelmesinin ardından aynı merkezde tedavi gören başka yabancı ailelerin de çocuklarının genetik kökenini araştırmak istediği ileri sürüldü.
Haberde, yapılan testler sonucunda 30 çocuğun biyolojik kökenine ilişkin Türkiye bağlantılı bulgulara ulaşıldığı iddia edildi.
Ailelere Danimarkalı veya İskandinav kökenli donörlerin kullanıldığının söylendiği, buna karşılık üreme hücrelerinin Türkiye'den temin edilmiş olabileceği öne sürüldü.
Ancak 30 çocuğa ait test raporlarının ayrıntıları ve donörlerle doğrudan genetik eşleştirme yapılıp yapılmadığı açıklanmadığından, bu iddiaların kesinleşmiş bulgular olarak değerlendirilmesi mümkün değil.
Soruşturmanın Uluslararası Bağlantıları Araştırılıyor
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, üreme hücrelerinin yasa dışı yollarla temin edilmesi ve ticari amaçlarla kullanıldığı iddiaları bakımından önem taşıyor.
Türkiye, KKTC ve İngiltere bağlantılı olduğu ileri sürülen olayda, donör kayıtlarının doğruluğu ve ailelere verilen bilgilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı temel soru işaretleri arasında bulunuyor.
Hacer T. ve diğer şüphelilere yöneltilen suçlamalar hakkında yargı süreci devam ederken, soruşturmanın sonucuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bilgisi paylaşılmadı.
Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için resmi soruşturma bulguları ve ilgili sağlık kuruluşlarının kayıtları belirleyici olacak.
