2026 Filistinliler için yeni bir siyasi ufuk vadediyor mu?

İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarının ikinci yılını geride bıraktığı ve Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin devam ettiği 2025 yılı, Filistin halkı için zorlu bir dönem olarak kayıtlara geçti. Küresel çapta düzenlenen protestolara rağmen İsrail, askeri nüfuzunu genişletmeye devam etti. Ateşkes anlaşmalarının ardından İsrail toplumu ve siyaseti, devlet kimliği ve kurumların işleyişi üzerine yeni bir sosyal sözleşme arayışıyla içe döndü.

Bu süreçte İsrail vatandaşı olan Filistinlilerin durumu, yapısal bir dönüşüm geçirdi. Savaşın başlangıcında uygulanan baskı politikaları, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasından işten çıkarmalara kadar geniş bir yelpazeye yayıldı. 2025 yılına gelindiğinde bu durum, yalnızca bir "zulüm" değil, Filistinlilerin statüsünde kalıcı bir değişikliğe işaret eden yapısal bir hamle olarak yorumlanıyor. İsrail'in askeri hakimiyet algısının sarsılması, ülke içindeki muhalif seslerin bastırılmasını beraberinde getirdi.

Seçme Hakkına Yönelik Tehditler ve Bütçe Kesintileri

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid'in, askerlik hizmeti yapmayanların oy kullanma hakkının elinden alınmasını önermesi, siyasi atmosferdeki değişimin en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Filistinli vatandaşların zorunlu askerlikten muaf olduğu göz önüne alındığında, bu öneri temel vatandaşlık haklarının askeri katılıma endekslenmesi anlamına geliyor. Aynı dönemde Negev bölgesinde son iki yılda yaklaşık 2.500'ü konut olmak üzere toplam 11.000 yapının yıkıldığı ve binlerce kişinin yerinden edildiği raporlandı.

Ekonomik alanda da Filistinli topluluklar ciddi kesintilerle karşı karşıya kaldı. Mossawa Merkezi'nin verilerine göre, 2025 devlet bütçesinde Arap topluluklarına yönelik programlardan 2 milyar şekel (yaklaşık 626 milyon dolar) kesinti yapıldı. Ayrıca, 2025 yılı İsrail vatandaşı Filistinliler için en ölümcül yıl oldu; şiddet ve suç olaylarında 252 Arap vatandaşı hayatını kaybetti. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir yönetimindeki polis teşkilatının, suçla mücadele bütçesinin sadece yarısını kullanması eleştirilere neden oldu.

2026 Seçimleri ve Siyasi Birlik Arayışı

Yaklaşan yasama seçimleri öncesinde Filistin siyaseti, "birlik" ve "entegrasyon" tartışmalarıyla çalkalanıyor. Birleşik Arap Listesi lideri Mansour Abbas, sistem içi entegrasyonu savunarak bir sonraki hükümette yer alma hedefini sürdürüyor. Buna karşın, ulusal-demokratik akımı temsil eden diğer partiler, yaşananların geçici bir kriz olmadığını ve İsrail'deki yapısal ırkçılığın derinleştiğini vurguluyor.

Anketler, İsrailli Yahudilerin çoğunun Filistinlilerin ülkeden çıkarılmasını (nüfus transferi) desteklediğini gösterirken, Arap partileri için birlik, bir siyasi tercih olmaktan öte "varoluşsal bir strateji" olarak öne çıkıyor. Liderlik düzeyindeki parçalanmışlığa rağmen, tabandan gelen yeni nesil organizatörlerin ulusal bir söylem geliştirmesi, 2026 yılı için yeni bir siyasi ufuk umudunu canlı tutuyor.

İLGİLİ HABERLER